Yüzünde göz izi yok sanarak siyaset denilen Leylaya gönül verdim. Sonradan anladım ki, benden önce 40 bin kişinin nikâhından geçmiş diyerek siyaseti bırakmış rahmetli Osman Bölükbaşı.
Siyasetin bugünkü halini
görse bu nüktedan cümleyi bu kadar kibar kurmazdı herhalde. Hakikaten öyle bir
noktaya geldi ki siyaset, etik çoktan ayaklar altına alındı, olaylar
ahlaksızlık boyutuna ulaşmak üzere.
İşe sokacağım vaadiyle
para alanlar, halkın oyuyla seçildiği yerde keser misali hep kendine yontanlar
ve de bütün bunlara göz yumanlar. Herkes selden kütük kapma derdinde. Gemi su
almaya başlasa farelerden önce gemiyi terk edecek çakma kaptan bozuntuları
doldurmuş koltukları.
Parti içi muhalefet
deseniz primlerini ödeseydi eğer, bugüne kadar çoktan emekli olurdu muhalefetlikten.
Onlar herkese muhalif çarşı her şeye karşı hesabı. Sayıları bazen artıyor,
bazen azalıyor ama bir iki isim hep kadrolu muhalif pozisyonunda.İşin garibi de
her dönem işlerini yaptırmanın bir yolunu bulmuşlar.
Yüzlerinde iş adamı
maskeleri, yakalarında parti rozetleri, sorarsanız şehrin en saygıdeğerleri. Saygıdeğerler
mi bilmiyorum ama hepsine birazcık değme, dokunma vakti geldi de çoktan
geçiyor.
KİM ADAY OLACAK?
CHPde garip bir şekilde
yerel seçimler öncesi aday adaylığı yarışı başladı. Her şeyi düzelttiler yoluna
koydular ya şimdi tek sıkıntı bu. Gaz veren verene, aday değilim diyen bile yan
cebime koy diyor. Bütün hayatı oturduğu masalardan ibaret sayanlar; sandıkları
meyhanelerde kurulacak sananlar en heveslileri.
Partinin oyu azalmış
kimsenin umurunda değil. Seçim kazanacağına kendi bile inanmayanlar hak görüyor
bunu kendine. Aday adayının bu kadar bol olduğu, bu kadar erken konuşulduğu bir
dönem herhalde daha önce hiç olmamıştır. Aday toto en sevilen oyun bu günlerde
CHPde. Ama bu kupon sürprize çok açık.
HAY DİLİNİZİ EŞEK ARISI
SOKSUN
Neşet Ertaşı kaybettik
ya, taziye mesajlarının en gözdesi yer aldı hemen sosyal paylaşım sitelerinde; Işıklar
içinde yatsın.
Farklı
olmaya çabaları, entelektüel görünme kaygıları, Ben çok acayip sanatsal ve
derin cümleler kuruyorum içerikli mesajlar verme çabaları; işte bazen böyle
ucube cümleleri de beraberinde getirebiliyor.
Bu
kültürün yerleşik ve hatta bence her biri gayet anlamlı taziye mesajları var
zaten, niye kasıyorsun?
Mekanı cennet olsun diye bir temenni var mesela
İnanana da güzel inanmayana da
Zira sevdiğin biri artık nefes alıp vermiyorsa
bu dünyada, en güzel yerde olmasını dilersin içten içe
ya da Toprağı bol
olsun var mesela
Şimdi içinizden bazıları Nur içinde yatsın da
aynı kardeşim Işıklar içinde uyusun dileği ile falan diyebilir. Değil
arkadaşım. Buradaki nur; Tanrının gönderdiğine inanılan parlaklıktır. İnanışa
göre, içinde yatana zaten huzur verir. Öyle gözüne gözüne spotlar tutmaz
zavallı ruhun
Ama sen kalkıp, sırf nur dememek için ışıklar demeye
kalkarsan, böyle garip bir durum yaratmış olursun işte.
Seviyoruz
cümlelere farklı anlamlar yüklemeyi. Seviyoruz konuşmalarıyla insanları
kategorize etmeyi. Işıklar içinde yatsın diyenler laik demokrat; nur içinde
yatsın diyenler dinci. Buna bari bulaşmayın da huzur içinde yatsın insanlar