Pusula’nın haberi şöyleydi!
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ulusoy'un kent protokolüne gerçekleştirdiği iadeiziyaretler kapsamında yaptığı sosyal medya paylaşımı tartışma yarattı.
Zonguldak Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Kapağan'ın ismine paylaşımda yer verilmemesi eleştirilirken, üniversitenin daha önce Başsavcı Kapağan'ın Rektör Ulusoy'a gerçekleştirdiği ziyareti isim vererek duyurmuş olması dikkat çekti.
Aynı nezaketin iadeiziyarette neden gösterilmediği sorusu gündeme geldi.
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nin sosyal medya hesabında “Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ulusoy, göreve gelmesinin ardından kendisine nezaket ziyaretinde bulunan kent protokolü temsilcilerine yönelik iadeiziyaretleri kapsamında yargı mensuplarını makamında ziyaret etti” şeklinde bir paylaşım yapıldı!
Zonguldak Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Kapağan'ı ‘yargı mensubu’ diye sıradanlaştırmak Prof. Dr. Ahmet Ulusoy'a yakışıyor mu?
Bence yakışıyor!
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ulusoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından atandığı için kendisini çok yukarılarda görüyor!
Oysa Zonguldak’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan çok sayıda bürokrat var!
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu’nu da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan atadı!
Zonguldak Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Kapağan'ı da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan atadı!
Ak Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan’ı da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan atadı!
Zonguldak’ı ‘taşra’, Bülent Ecevit Üniversitesi’ni ‘taşra üniversitesi’ görmesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ulusoy'a büyük yanlışlar yaptırıyor!
Prof. Dr. Ahmet Ulusoy'un Zonguldak’ı tanıması ve Zonguldak insanını anlaması için bu kentte yaşaması gerekiyor!
Çok sık şehir dışına çıkıyor!
Uzun süreli görevler yapıyor!
Daha yeni gelmiş bir rektörün 10 gün şehir dışında ne işi olabilir?

Allah daha çok versin!
Zonguldak'ın Devrek ilçesindeki Kırıklar mevkisinde çok güzel villalar yapılıyor, satılıyor!
Müteahhitler bu bölgeye odaklanmış durumda!
Biz bu bölgede Devrek Belediyesi İmar Komisyonu Başkanı Adem Topal’ın villasına yaptığı kaçak havuzu konu etmiştik!
Maalesef koca denizde büyük balık tuttuğumuzu sanmıştık!
Balığın büyüğü geldi!
Palamut değil!
Köpek balığı bile değil!
Balina, balina!
Zonguldak’ta üst düzey görev yapan bürokrat, buradan bir villa sahibi oldu!
Villanın değeri yaklaşık 14-15 milyon lira!
Bürokratın daha önce yaptığı görevleri biliyoruz!
Çoluk çocuk okuturken böyle bir paranın birikmesi mümkün değil!
Döner sermayeden ne kadar para alırsan al!
Bu mümkün değil!
Arkadaşlar ne mübarek bir adam!
“Adam yememiş, parayı tutmuş” desen!
Diyemezsin, çünkü adam yiyor!
Ama bu bürokrat, işe girdiği günden bu yana aldığı parayı hiç harcamamış olsa ve en güvenli yatırım aracına yatırsa yine bu para olmaz!
Hatta kıldığı her vakit namaz için bir bedel alsa yine olmaz!
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu bu bürokratı makamına çağırıp ödüllendirmeli!
Sonra tüm bürokratları Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde toplayıp işin sırrını anlattırmalı!
Rahmetli Cumhurbaşkanı Turgut Özal, “Benim memurum işini bilir” demişti!
Memurları bilmiyorum ama müdürler, genel sekreterler işi biliyor!
Bize de Allah daha çok versin demek düşüyor!

Elif'im noktalandı
Çaycuma Organize Sanayi Bölgesi’nde bir firmanın, üretim darlığı nedeniyle bazı işçileri ücretsiz izne çıkardığını, kalanlara ise mesai yaptırdığını yazmıştık!
Hatta evlerde fason üretim yaptırdığını yazmış, bu durumun iş yapılan firmalarla yapılan protokole aykırı olduğunu vurgulamıştık!
Ama çok daha başka bilgiler geldi!
Biz bu haberleri yapınca, firmaya yeni gelen müdür, tesisin orta yerinde “İçimizde hain var! Bizim hakkımızdaki bilgileri Pusula’ya ulaştırıyor” demiş!
Müdür Bey!
Sen Pusula’ya ulaşan bilgilerle uğraşacağına, tedarikçisi olduğunuz firmalardan dönen ürünlerle uğraşsana!
Çalışanlar seni sevmedikleri için düzgün çalışmıyor mu?
Yoksa tedarikçisi olduğunuz firma seni sevmiyor mu?
Ama patronunuzun eniştesi, üretimde çalışan kadını önce amir, sonra şef yap, sonra başka bir şey yapıyorsa, orada sağlıklı üretim olmaz!
Gerçi büyük patron da yapıyor!
O kadar kusur, kadı kızında da olur!
Gerçi patron sürekli Zonguldak’a yatırımdan söz ediyor!
‘Yatırım’ deyince, ‘yatırın’ anlıyor!
Verdiği sözü tutuyor!
Küçük, büyük yatırıyor!
Sık sık Zonguldak’a getiriyor, bayıra karşı yatırıyor!
Yazıyı “Elif Dedim” türküsünün sözleriyle bitirelim!
“Elif dedim be dedim
Gız ben sana ne dedim
Guş kanedi galem olsa
Ah yazılmaz benim derdim
Elif'im noktalandı
Az derdim çokçalandı
Yetiş anam yetiş bubam
Ah çeyizim bohçalandı
(Ah mezerim tahtalandı)”