Eski Orman Bölge Müdürü Ahmet Sırrı Beşel, sosyal medya hesabından bir paylaşım yaptı:
“Akrabamız Prof. Dr. Furkan Beşel’i Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Genel Sekreteri olması nedeniyle ziyaret ettim. Sayın Genel Sekreterimin gösterdiği yakın ilgi ve misafirperverliğe çok teşekkür eder, yeni görevinin hayırlı uğurlu olmasını diler, başarılarının devamını dilerim.”
Eski Orman Bölge Müdürümüz Ahmet Sırrı Beşel, sosyal medya hesabındaki profilinde memleketini Vakfıkebir/Trabzon olarak yazmış!
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ulusoy, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Genel Sekreteri Prof. Dr. Furkan Beşel’in Sakarya Üniversitesi’nden geldiğini söylemişti!
Evet, bu doğru!
Ancak eski Orman Bölge Müdürü Ahmet Sırrı Beşel, “Akrabamız Prof. Dr. Furkan Beşel’i Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Genel Sekreteri olması nedeniyle ziyaret ettim” derken yalan söylemiyor ya!
Beşel’lerin Trabzonlu olduğunu biliyoruz!
Ama Vakfıkebirli olduklarını bilmiyorduk!
Buradan nereye geliyoruz?
Tabii ki Zonguldak Belediyesi’nin Trabzon Vakfıkebirli Başkanı Tahsin Erdem’e!
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ulusoy’un, Zonguldak Belediyesi’ne ticari amaçla kullanılmaması şartıyla verilen Pembe Köşk konusunda protokolü iptal etmek yerine yeni protokol yapmaya çalışmasının nedeni ortaya çıktı!
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Genel Sekreteri Prof. Dr. Furkan Beşel üzerinden kurduğu ilişkiyle, protokolü ihlal etmesine rağmen yeni bir protokol yapmayı başardı!
Zonguldak Belediyesi, ücretsiz tahsis edilen Pembe Köşk için Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’ne kira ödeyecek!
Aslında sözleşmenin feshini gerektiren ihlaller olmuştu!
Hemşehri dayanışmasıyla kriz son buldu!
Bence Pembe Köşk üzerinden başka bir kriz çıktı!
Bu kriz büyür!
Biz Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ulusoy’u yazınca “şovenistlik yapıyor” diyen güruh!
Araklılı Cevdet Akgün de yazıyor!
Ona ne diyeceksiniz?
Demek ki haberin, yorumun Devreklisi, Araklılısı, Vakfıkebirlisi olmuyormuş!
Büyük operasyon
“Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından uyuşturucu madde ticaretinin önlenmesine yönelik gerçekleştirilen operasyonda 5 kişi tutuklandı.
Edinilen bilgiye göre, Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla 23 Ekim 2026 tarihinde harekete geçen polis ekipleri, yürütülen çalışmalar kapsamında C.B. (28), E.K. (33), F.A. (44), B.D. (24), B.A. (26) ve J.A. (21) isimli 6 şüpheliyi yakalayarak gözaltına aldı.
Şüphelilerden C.B.’nin ikametinde ve şahısların üzerlerinde gerçekleştirilen aramalarda, 15 parça halinde toplam 310 gram kokain, 7 adet ecstasy hap ve 1 hassas terazi ele geçirildi.
Aramalarda ayrıca suçtan elde edildiği değerlendirilen 17 bin 300 dolar, 10 bin 450 TL, 480 euro ve 1.000 Rus rublesine el konuldu.
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçlamasıyla adliyeye çıkarılan şüphelilerden 5’i tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.”
Haber buydu!
Ancak Zonguldak’ta tek seferde 310 gram kokain yakalamak önemli bir işti!
5 kişi tutuklandı!
Bence bu olay o kadar basit bir olay değil!
Mutlaka itirafçı olan vardır!
Ve bu işin arkası çorap söküğü gibi gelir!
Uyuşturucu işinin ucu hangi zenginlere ve zengin çocuklarına uzanacak, göreceğiz!
Operasyon nedeniyle Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu’nu, Zonguldak Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Kapağan’ı, Zonguldak İl Emniyet Müdürü İbrahim Kaba’yı kutluyoruz!
Tabii bu soruşturmayı yürüten savcı ve polis ekibini de!
Kıyamet yaklaşıyor
Zonguldak Belediyesi, 13 büfeden sonra 100. Yıl Şehirlerarası Otobüs Terminali’ndeki yazıhaneleri de ihale etmek zorunda!
Asıl kıyamet o zaman kopacak!
Ama Zonguldak Belediyesi’nde asıl kıyamet yaklaşıyor!
Eğer İçişleri Bakanlığı mülkiye müfettişleri, tespit ettikleri eksikler için Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunurlarsa yandı gülüm keten helva!
Belediyenin hiç ihtiyacı olmadığı hâlde alınan yaklaşık 500 personel!
Ödenen mesailer!
Gereksiz harcamalar!
Bu iş çok su kaldırır!
Müfettişlerin raporunun çıkmasını bekliyoruz!
Buradan bir şey çıkmazsa Sayıştay denetçileri mutlaka o kusurları bulacaktır!
Kıssadan hisse: Pislik
Felsefe hocası derse girdi, “Arkadaşlar, bana pisliğin tarifini yapar mısınız?” dedi...
Birer birer cevap verdik ama hoca hiçbirimizinkini doğru kabul etmedi.
“O zaman siz yapın tarifini hocam” dedik...
Hoca ayağa kalktı ve:
“Pislik, bulunmaması gereken yerde bulunan şey veya kişidir!” diye bir tarif yaptı...
“Nasıl yani?” dedik.
“Çok basit arkadaşlar...” dedi.
“Örneğin annenizin saçını öper, koklarsınız. Ama o saçın bir telini dahi yemek tabağınızda görseniz iğrenirsiniz ve o saç pislik olur.”
“Yine tabağınızdaki yemeğin yağına ekmek banarak yersiniz ama o yağın bir damlası bile elbisenizin üzerine damlasa o yağ artık bir pislik olur sizin için.”
“Ve bir kimse bulunmaması gereken bir makamda bulunuyorsa eğer, unutmayın ki o da bir pisliktir...”