Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Ereğli’nin il olması, Zonguldak’ın Ankara’daki siyasi temsili ve ilçeler arasındaki ekonomik iş bölümü üzerine değerlendirmelerde bulundu.
32 yıllık akademik kariyeri boyunca ülkenin ve Zonguldak’ın stratejik gelişimine ilişkin çeşitli toplantılarda üniversiteyi temsil ettiğini belirten Kutoğlu, kamuoyuyla paylaştığı görüşleri bu toplantılarda da dile getirdiğini ifade etti. Ereğli’nin il olması ve üniversitenin ilçedeki gelişiminin de bu konular arasında bulunduğunu kaydeden Kutoğlu, “Ancak maalesef mikro milliyetçilik koca bir ili yedi bitirdi” ifadelerini kullandı.
“MERKEZ VE EREĞLİ AYRILMAZ BİR BÜTÜN”
İl sınırları belirlenirken coğrafi, sosyal ve kültürel birlikteliğin gözetilmesi gerektiğini vurgulayan Kutoğlu, Zonguldak Merkez ile Ereğli’nin topoğrafya, iklim ve bitki örtüsünün yanı sıra kömüre dayalı sanayinin oluşturduğu işçi kültürü bakımından da ortak özellikler taşıdığını söyledi.
Kozlu ve Kilimli’nin ilçe yapılmasını da eleştiren Kutoğlu, Merkez ile Ereğli’nin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savunarak şu ifadeleri kullandı:
“Dolayısıyla her iki ilçe de coğrafi, sosyal ve kültürel açıdan ayrılmaz bütündürler. Bu nedenle illa ki Ereğli il olacaksa Merkez İlçeye bir isim bulup Ereğli’nin ilçesi yapmak daha uygun olacaktır.”
“ANKARA’DAKİ SİYASİ ETKİ AZALIR”
Ereğli’nin ayrılmasının siyasi temsil üzerindeki olası etkilerine de değinen Kutoğlu, Bartın ve Karabük’ün il olmasının ardından Zonguldak’ın milletvekili sayısının azaldığına dikkat çekti.
Bu ayrılıklar yaşanmasaydı Zonguldak’ın büyükşehir olma imkânı bulabileceğini öne süren Kutoğlu, milletvekili sayısının Ankara’daki siyasi etki bakımından önemli olduğunu savundu.
Ereğli’nin il olması durumunda milletvekillerinin iki il arasında paylaşılacağını belirten Kutoğlu, “Hadi Ereğli’nin 2, geri kalan Zonguldak’ın 3 ya da tam tersi olsun. Ankara’da kim takar sizi?” sözleriyle görüşünü dile getirdi.
“KİMSENİN KİMSEYİ KÜÇÜMSEME HAKKI YOK”
Bölge ekonomisinin gelişiminde kömür ve devlet eliyle yapılan sanayi yatırımlarının belirleyici olduğunu ifade eden Kutoğlu, Kardemir ve Erdemir’in kuruluşunu da bu çerçevede değerlendirdi.
Zaman içerisinde çelik ekonomisinin güçlendiğini, kömür işletmeciliğinin ise zayıfladığını belirten Kutoğlu, bu değişimin ilçeler arasında üstünlük tartışmasına dönüştürülmemesi gerektiğini söyledi.
Erdemir’in varlığına rağmen bölgenin üretim çeşitliliğini yeterince geliştiremediğini savunan Kutoğlu, “Yanı başımızda dünya devi Erdemir vardı, biz ne yaptık, otomobil fabrikası mı kurduk? Ne yaptık, sac ticareti yaptık, kendimizi geliştirmedik” ifadelerini kullandı.
İLÇELER İÇİN PLANLAMA VURGUSU
İl merkezlerinin idari yapılanmanın merkezi olduğunu, ilçelerin ise özelliklerine uygun yatırımlarla desteklenmesi gerektiğini belirten Kutoğlu, her yerde aynı yatırımların talep edilmesinin kamu kaynaklarının verimsiz kullanılmasına yol açacağını savundu.
Sanayi ağırlığının Ereğli ve Alaplı’ya verilmesini doğru bulduğunu ifade eden Kutoğlu, Çaycuma ve Devrek bölgesinin ise orman, tarım ve gıda gibi alanlara daha uygun olduğunu dile getirdi. Merkez ilçede organize sanayi bölgesi kurulması konusunda ısrar edilmesinin şehre zarar verebileceğini öne sürdü.
İlçeler arasında karşılıklı yatırım yarışı yerine ortak planlama çağrısı yapan Kutoğlu, “Bir olalım, iri olalım, diri olalım” mesajını verdi.
Kutoğlu, Ereğli’de üniversitenin gelişimine ilişkin sosyal medyada gerçeği yansıtmayan paylaşımlar bulunduğunu da ileri sürerek bu konudaki değerlendirmelerini önümüzdeki günlerde paylaşacağını bildirdi.



