Zonguldak’taki kokain operasyonunun yankıları sürüyor!
Galericiler, iş insanları, iş insanlarının çocukları ve hukukçuların içinde olduğu bir yapılanmadan söz etmiştik!
Meğer işin içinde kebapçılar da varmış!
Galerici baba ile galerici oğlunun da kokain operasyonunda adı geçiyor!
Hadi oğlunu anladık!
Babanın kokainle ne işi var?
Bu işte bir yanlışlık var!
Tefecilik yaptığı iddia edilen bir ismin de kokain operasyonunda adı geçiyor!
Hadi, o da faizden aldığının bir kısmını bu işe yatırıyordur!
Ancak eğlence mekânları, kafeler ve kebapçılar bu işin merkezi olmuş!
Daha sıkı önlemler alınmalı!
Daha büyük operasyonlar yapılmalı!
Operasyonun ardından Zonguldak’tan ayrılmak zorunda kalan gençlerin sayısı artıyor!
Kaçanlar, kalanları ihbar ediyor!
“Biz varsak bunlar niye yok?” diye!
Parayla değil ki!
Sırayla!
Aslında bunları bir sabah adliye kapısına yığacaksın!
Bak bakalım, bu kadar rahat kokain çekebiliyorlar mı?
Eski MİT Müsteşarı ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın dediği gibi: “Türk devletinin yüzyıllara, bin yıllara dayanan bir devlet geleneği var. Kendi içerisindeki eşkıya ile, başkaldıran insanlarla nasıl mücadele edeceğini bilir. Buna yönelik toplumsal hafızalara kazınmış bir kültürü, duruşu vardır. Bazen geç devreye girer ama girer.”
Net bir şekilde söylemek gerekirse: “Türk devleti bazen geç devreye girer, ama girer.”
Öteki dünyadan haberler
Kamyon lastiği kadar kafası, sibop iğnesi kadar zekâsı olmayanları yazıyoruz!
Şimdi sibop iğnesi kadar aklı, kamyon lastiği gibi kafası olanlarla uğraşıyoruz!
Bazen, erkeklerin cinsel ihtiyaçlarını belli bir ücret karşılığında karşılayan kadınların çocuklarıyla uğraşmak zorunda kalıyoruz!
Bazen, şehirdeki erkeklerin yarısına veren, yarısına da söz verenlerle uğraşmak zorunda kalıyoruz!
Biz bu kişilerle mi uğraşacağız, yoksa Zonguldak’ın en etkin yayın organına haber yetiştirmeye, onu zirvede tutmaya mı uğraşacağız?
Pusula’yı en çok eleştiren kişi, Pusula’nın en çok eleştirdiği belediye başkanıyla röportaj yapıp ondan para alıyor!
Kayıt dışındaki muhabbet Pusula!
Başkan, Pusula’nın karşısında durabilecek basın kuruluşlarını fonluyor!
Bu durum bizim hoşumuza gidiyor!
Geçmişte bizim yazdığımız belediye başkanlarından, milletvekillerinden nemalananlar, bugün yine aynı taktiği uyguluyorlar!
Bugün Pusula ve Ali Rıza Tığ sektörden çekilse bazı gazeteciler gerçekten zor durumda kalır!
Pusula, etkili bir yayın organı!
Şehirde istediği gibi at koşturamayanların ilk hedefi Pusula ve Ali Rıza Tığ oluyor!
Bizi diri tutan olay bu!
Ayakta kalmamız lazım!
Zirvede olmamız lazım!
Mücadeleyi bırakmamamız lazım!
Pusula’nın yıllardır zirvede olmasının nedeni bu!
Zonguldak’ta Pusula’dan rahatsız olanlar var!
Ama yaşamasını isteyenler de var!
Bize kızanlar var!
Ama bizi sevenler de var!
Öyle olmasa bu başarı hikâyesi yazılamazdı!
Zirve yolculuğumuz bu kadar uzun sürmezdi!
Rahatsız olanları anlıyoruz!
Onlar için elimizden bir şey gelmiyor!
Çok çalışmaları lazım!
Bakın, gerçekten çalışan iki üç gazeteci yetişiyor!
Biz de kendilerine elimden geldiğince destek olmaya çalışıyoruz!
“Bizden sonrası tufan” demiyoruz!
O günlerin organizasyonunu yapıyoruz!
“Öteki dünyadan haberler” isimli bir çalışmamız var!
Diğer taraftan bu tarafa nasıl haber ulaştırabileceğimizin hesabını yapıyoruz!
Bu teknik sorunu çözebilirsek gerisi kolay!
Hadi bay bay!
Maniye Memiş derler, şekere yemiş derler
Zonguldak’ta yıllarca Bayındırlık ve İskân Müdürü olarak görev yapan bir kişi, şimdi bir müteahhitlik firmasında şantiye şefliği yapıyor!
Eski Bayındırlık ve İskân Müdürünün çalıştığı firma, Zonguldak’ta bir kamu kurumuna iş yapıyor!
Zonguldak’ta birçok firmadan mal alımı gerçekleştiriyor!
Firmalar eski müdüre, “Kent dışından gelen firmalara mal vermiyoruz” diyor!
Zonguldak’ta Bayındırlık ve İskân Müdürlüğü yapmanın verdiği özgüvenle “Bana güvenmiyor musunuz?” diyor!
Eski müdüre güvenen esnaf bugün kan ağlıyor!
Kimse parasını alamıyor!
Bu müdürün mal aldığı şirket ile bugün çalıştığı şirket başka!
“Ne yapayım, şirket battı?” diyor!
Sen neden batmıyorsun, müdür bey?
Şimdi biz olaya Zonguldak açısından bakalım!
Zonguldak esnafını böylesine mağdur etmek kimsenin haddine değil!
Sen paranı şakır şakır alıyorsun!
Ama Zonguldak esnafını, tüccarını mağdur ediyorsun!
İnşaatta çalışan insanları mağdur ediyorsun!
Buna hakkın yok!
Bir düşmediniz Zonguldak’ın yakasından!
Yazıyı bir maniyle bitirelim:
“Maniye Memiş derler,
Şekere yemiş derler.
Her kime derdim yansam,
Seninki geçmiş derler.”
Muammer Avcı pamuk gibi
AK Parti Zonguldak Milletvekili Muammer Avcı, il başkanlığı yaptığı dönemde İl Başkan Yardımcılığı ve İl Sosyal Politikalar Başkanlığı görevlerinde bulunan Pamuk Cansız ile Ankara Keçiören Belediyesi nikâh salonunda sade bir törenle evlendi.
Ve Zonguldak’taki 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinliklerine katıldı.
Muammer Avcı, pamuk gibi olmuş!
Yüzü gülüyor!
İlla Vali Osman Hacıbektaşoğlu’nun yanında durmak için ısrar etmiyor!
Herkesle tokalaşıyor!
Tebrikleri kabul ediyor!
Düşünün, Pusula Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Öznur Güneş ile bile tokalaşmış!
Öznur Güneş şaşkın!
Öznur Güneş’e yine de dikkatli olması gerektiğini söyledim!
Muammer Avcı’nın günü gününe, saati saatine uymaz!
Ne olur ne olmaz!
Mesafeyi koruması gerektiğini söyledim!
Hele Şehir Stadyumu’nda yapılan etkinliklerde Muammer Avcı’nın çocuklara olan ilgisi şaşırtıcı şekilde güzeldi!
İnşallah hep böyle yumuşak olur!
İnşallah böyle pamuk gibi olur!
Ve tabii ki mutlu olur!
Muammer Avcı-Dr. Ömer Selim Alan!
AK Parti Zonguldak Milletvekili Muammer Avcı’nın, partide birlikte görev yaptığı Pamuk Cansız ile evlenmesi AK Parti kulislerinde geniş yankı uyandırdı!
Parti içinde, “Bu işin kazananı Zonguldak Belediyesi’nin eski Başkanı Dr. Ömer Selim Alan” diyorlar!
Ben de birkaç kişiyi aradım!
“Muammer Avcı’nın Pamuk Cansız ile evlenmesinin Dr. Ömer Selim Alan’a nasıl bir faydası olur?” diye sordum!
Muammer Avcı’nın evlendiği Pamuk Cansız, Dr. Ömer Selim Alan döneminde girmiş Zonguldak Belediyesi’ne!
Hem de referansı Milletvekili Muammer Avcı imiş!
Desenize, Dr. Ömer Selim Alan yine dört ayak üstüne düştü!