İyi Parti Zonguldak Teşkilatı'nda son zamanlarda yaşanan olayları takip etmekte zorlanıyoruz.
Parti, o kadar medyatik ki, her gün bir malzeme çıkıyor!
Merkez İlçe Başkanı Dilay Küçük ile 32 asil ve 32 yedek üyeden oluşan Merkez İlçe Yönetim Kurulu'nun tamamı, yani 64 kişi istifa etti!
64 kişi, zaten Dilay Küçük istifa ettiği için istifa etti.
Hem yönetimden hem de partiden...
Kritik bir karardı ve uygulandı.
Yavuz Erkmen'in İl Başkanlığı'ndan bu yana parti belini doğrultamadı!
Erdal Gülay da tuzu-biberi oldu!
Dilay Küçük, ikisiyle de anlaşamadı, kontak kuramadılar.
Partinin kurucu üyesi olan Dilay Küçük ve ekibi,
son günlerde partide yaşanan uygunsuz olaylar da eklenince, partiye kilit vurdular.
Cesaret gerektiren bir tavırdı.
Yolları açık olsun.
"Yolları açık olsun" da, yolları nereye doğru açılsın?
İstifa eder etmez hemen ilk teklif geldi.
Küçük ve 64 kişi, ilk CHP'ye davet edildiler.
Teklifi kabul etmeleri bana göre makul ve makbuldür.
Erdal Gülay, önümüzdeki yerel seçimlerde Zonguldak'ta ittifakla seçime gitmeyeceklerini açıklamıştı.
Kafasına yatan bir adayla görüştüğünü ve yakında kim olduğunu açıklayacağını söylemişti.
Acaba bu konuyu Merkez İlçe ile görüşmüş müydü?
Şimdi partiden ayrılan Dilay Küçük ve ekibi, yerel seçimlerde birini destekleyecekler elbette...
Kafalarında bir şey var...
Önce büro tutulacak.
Bir planları olduğu belli...
Yerel seçimlerle ilgili bir şey düşünüyorlar.
Ancak şimdilik bunu kamuoyuna açıklamıyorlar.
Zonguldak'ta belki CHP'nin adayını destekleyebilirler.
Zonguldak'ta oy potansiyeli iyi olmayan İyi Parti'yi daha da kötü duruma düşürebilirler.
Benim anladığım, Dilay Küçük ve ekibinin ne Yavuz Erkmen'le ne de Erdal Gülay'la hesaplarının bitmediği...

İnsan değişir de at değişmez mi?

İnsanların kadim dostu olarak bilinen atlarla ilgili yazı yazmak aklıma nereden geldi?
Dün, internet sayfamızda yayınlanan bir haberi okuyunca, gülme krizine girdim.
"O asil atlarımıza ne oldu öyle?" dedim.
Son zamanlarda insanlığın değiştiğini konuşuruz ya hep...
İnsanlar acımasız oldu, doyumsuz oldu, değer vermez oldu...
Bu örnekleri çoğaltabiliriz.
Eğer insanlar değiştiyse, atlar niye değişmesin?
Google'a "at" yazıp girdiğinizde, karşınıza şu tanım çıkıyor:
"Sütünden kımız, kılından kopuz, derisinden giysi, eyerinden ufuk, rüzgarından zafer, asaletinden huzur yapılır. Merhametlidir at, savaşta bile yerde yatanın üstüne basmaz. Ve savaşçılar, atlarıyla birlikte gömülürler toprağa..."
Bir de dün internet sitemizde yayınlanan haberi okuyalım...
"Düzce’de at arabasıyla yola çıkan bir kişi, arabasının tekeri çıkınca, tekerin peşine gitti. O sırada ürken at ise, tek tekeri olmayan arabayı sürükleyerek koşmaya başladı. Yolda sahibini de geçen atı durdurmak ise mümkün olmadı."
Arada bir bağ kurabildiniz mi?