Zonguldak'taki üç ilçenin CHP'li belediye başkanı, Yeni Parti'ye katılmadı.
Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık...
Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı...
Alaplı Belediye Başkanı Nuri Tekin...
Yeni Parti İl Başkanı Devrim Dural, bu üç belediye başkanının yakın zamanda Yeni Partiy'e dahil olacaklarını söylemişti.
Ancak üç belediye başkanında da bir kıpırdanma yok!
Bu üç belediye başkanı da; Zonguldak'ın en tecrübeli, üst üste belediye başkanlığı yapmış isimleri...
Zonguldak'ın en baba belediye başkanları olarak sayabiliriz.
İlçelerinin altından girip üstünden çıkmış,
belediyecilikte artık kitap yazacak belediye başkanları...
Alaplı Belediye Başkanı Nuri Tekin, dokuz belediye meclis üyesiyle birlikte hareket ediyor.
Nuri Tekin ve belediye meclis üyelerinin iki ay kadar CHP'de kalacakları yönünde kulis var.
Sonrasında Yeni Parti konusunu görüşüp, son kararı verecekleri öğrenildi.
Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, seçime yakın zamanda bu konuyu değerlendireceğini söylemişti.
Bülent Kantarcı'da da dokuz CHP'li meclis üyesi var.
Onlar da birlikte hareket ediyorlar.
Veeee Halil Posbıyık...
Neden CHP'den istifa etmedi?
Halil Posbıyık'ın ilçe başkanlarından yana yüzü bir türlü gülmedi!
Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul, seçilen iki ilçe başkanını da etkisi altına aldı.
Ali Kocamanoğlu ve Zerrin Yılmaz Erdoğan...
Halil Posbıyık ile görevi süresince didişen Ali Kocamanoğlu, Posbıyıkların karşısına çıkardığı Zerrin Yılmaz Erdoğan'a karşı seçimi kaybetmişti.
Ancak Zerrin Başkan da Halil Posbıyık'ın hasmı Eylem Ertuğ Ertuğrul'la hareket ediyor.
Devrim Dural'ın Halil Posbıyık ile durumunu zaten biliyorsunuz.
Bir ara bir takım ziyaretler, buluşmalar yapıldı ancak işe yaramadığını öğrendik.
Şimdi bu durumda Halil Posbıyık, 3 bilinmeyenli denklemi nasıl çözsün?
2X+3Y×4Z=?
1Eylem+1Devrim+1Zerrin=?
Halil Posbıyık da haklı, hangisine güvensin?
İl yönetimi başta olmak üzere yönetimleri boşalttılar!
İl ve ilçe yönetimleri seçilmişlerle değil de atanmışlarla oluşturuldu!
Buna iki milletvekili Deniz Yavuzyılmaz ve Eylem Ertuğ Ertuğrul da göz yumdu.
Diyeceğim o ki;...
Zonguldak'ın üç baba belediye başkanını Yeni Parti'ye geçirmek için çok çalışmanız gerekir!

Fil ipi...

Adamın biri hayvanat bahçesini gezmeye gitti. Fillerin olduğu bölüme geldiğinde ilginç bir manzara ile karşılaştı... Fillerin hiç biri ne kafesteydi ve ne de onları sabit bir yere bağlayan zincirleri vardı.
Zincirsiz oldukları halde, onları o dar alandan kaçmaktan alıkoyan tek bir şey vardı... İlginç ama dikkat... O güçlü filleri kaçmaktan alıkoyan tek bağ; filin bacaklarından birine bağlı hiç de çok güçlü olmayan bir “ip” parçasıydı.
Adam fillere bakarken, fillerin neden güçlerini sadece ipi kırmak ve kamptan kaçmak için kullanmadıkları konusunda tamamen kafası karışmıştı. Oysa filler bunu kolayca yapabilirlerdi ama onların bunu hiç denemediklerini gördü.
Meraklı misafirimiz bu sorunun cevabını öğrenmek için oradaki bir fil eğitmenine, fillerin neden orada öylece durduklarını ve neden hiç kaçmaya çalışmadıklarını sordu.

Fil eğitmeni şöyle cevap verdi:
“Onlar çok küçükken ve çok daha küçükken onları bağlamak için aynı boyda ve aynı güçte ip kullanırız. O ip, o yaşta onları tutmak için yeterlidir. Büyüdükçe, ayrılamayacaklarına inanmaya şartlanırlar. Bu şartlanmanın sonucu olarak aynı ipin kendilerini hala tutabileceğine inanıyorlar, bu yüzden asla kurtulmaya çalışmıyorlar.”
Fillerin bahçeden kaçmamalarının tek nedeni, zamanla bunun mümkün olmadığı inancını benimsemeleriydi.
Hikayeden çıkarılacak ders şudur:
Dünya, seni ne kadar tutmaya çalışsa da, her zaman başarmak istediğin şeyin mümkün olduğu inancıyla devam et. Başarılı olabileceğine inanmak, onu gerçekten başarmanın en önemli adımıdır.