30 Ağustos Zafer Bayramı yaklaşırken, Zonguldak’ta da hazırlıklar başladı.
Ancak bu yılın 30 Ağustos’u, sadece bir bayram kutlaması olmayacak gibi görünüyor.
Çünkü Zonguldak siyasetinde dengeler değişti.
CHP’de yaşanan bölünmenin ardından, partinin önemli bir bölümü Yeni Parti saflarına geçti.
Dün aynı çelenk törenlerinde yan yana duran, aynı Fener Alayı’nda birlikte yürüyen insanlar, bugün iki farklı siyasi yapının içerisinde!
30 Ağustos’ta nasıl bir tablo ortaya çıkacak?
Geçmiş yıllarda Zonguldak’ta 30 Ağustos’un akşamında düzenlenen Fener Alayı, siyasi parti ayrımı gözetmeksizin geniş bir katılımla gerçekleştirilmişti.
Örneğin, 2025 yılındaki yürüyüşte; Belediye Başkanı Tahsin Erdem, dönemin İl Başkanı Devrim Dural, CHP’li yöneticiler ve çok sayıda vatandaş yer almıştı.
Şimdi ise, aynı isimlerin bir kısmı farklı siyasi çatı altında.
Dolayısıyla 30 Ağustos, ister istemez başka soruları da beraberinde getiriyor...
Atatürk’ün ilkelerine en çok kim sahip çıkıyor?
Acaba bu yıl bir “Atatürkçülük yarışı” başlayacak mı?
Kim daha büyük Türk bayrağı taşıyacak?
Kim daha kalabalık kortej oluşturacak?
Kim Atatürk’ün adını daha fazla anacak?
Kim çelenk töreninde daha önde duracak?
Kim Fener Alayı’nda kortejin başında olmak isteyecek?
Bunların hepsi önümüzdeki günlerde görülecek.
Ama aslında Atatürkçülüğü sadece törenlerde, çelenklerde, marşlarda ve sloganlarda aramak doğru değil.
Atatürkçülük; akılcılığı, bilimi, laikliği, bağımsızlığı, çağdaşlaşmayı ve yurttaşlık bilincini esas alan bir anlayıştır.
Dolayısıyla “En Atatürkçü benim” demek kolaydır.
Asıl mesele, Atatürk’ün ortaya koyduğu değerler karşısında nasıl bir tutum sergilendiğidir!
Bir siyasi parti "Atatürk’ün adını ne kadar çok kullanıyor" diye değil; "demokrasiye, hukuka, bilime, eğitime, laikliğe, özgürlüklere ve tam bağımsızlık anlayışına ne kadar sahip çıkıyor" diye değerlendirilmelidir.
Bu nedenle 30 Ağustos’ta kimin daha önde yürüyeceğinden çok, kimlerin aynı değerler etrafında bir araya gelebileceği önemli.
Zonguldak Valiliği ve Zonguldak Belediyesi öncülüğünde yapılacak Fener Alayı da bu açıdan dikkat çekici olacak.
CHP, kortejin neresinde olacak?
Yeni Parti kortejde yer alacak mı?
İki parti yan yana yürüyebilecek mi?
Yoksa yıllardır aynı törenlerde birlikte görülen insanlar, bu kez farklı saflarda mı olacak?
30 Ağustos, bir siyasi gövde gösterisine mi dönüşecek?
Yoksa siyasi ayrılıkların üzerinde ortak bir cumhuriyet ve bağımsızlık duygusu mu öne çıkacak?
Çünkü 30 Ağustos, herhangi bir siyasi partinin değil, bir milletin zaferidir.
Atatürk de herhangi bir siyasi grubun tekelinde değildir.
Dolayısıyla bu yıl Zonguldak sokaklarında kimin daha fazla “Atatürkçü” görüneceğinden ziyade, kimlerin Atatürk’ün işaret ettiği akıl, bilim, laiklik, bağımsızlık ve çağdaşlaşma çizgisinde durduğu daha fazla konuşulacak.
Ve belki de 30 Ağustos gecesinin en dikkat çekici görüntüsü, Fener Alayı’nın önünde kimin durduğu değil; daha önce aynı safta yürüyenlerin bu kez birbirlerine ne kadar yakın ya da ne kadar uzak duracağı olacak.
CHP ve Yeni Parti ayrı ayrı alternatif tören düzenleyecek mı?
30 Ağustos yaklaşıyor.
Zonguldak’ta siyasi atmosfer değişti.
Peki, Fener Alayı değişecek mi?