Zonguldak Belediyesi özel halk otobüsleri ihalesi için çalışmalar başladı.
Bir yandan belediye
ihale şartnamesini hazırlıyor.
Diğer yanda firmalar şartlarını hazırlıyor.
Kimi teminat mektubu
peşinde koşarken, kimi ihaleyi alacak şartları yakalayabilmek için ayaklar oluşturuyor.
Aynen önceki ihalede
olduğu gibi
İhalenin basın ayağı
tamam.
Ofis verildi.
Şimdi sıra Belediye
Meclis üyelerini ayarlamakta
O iş için de düğmeye
basıldı.
Her zaman olduğu gibi
biz bu meseleye de geç uyandık!
Telefonumuz çaldı.
Değişik bir ses, Günaydın dedi.
Günaydın
Tencereden araba çıkmış.
Gazdan bir model üstü.
Otobüsten ne çıkacak
bakalım?
Siz köpeği ısırıyor musunuz?
Son günlerde sosyal
medyada yine sallamalar başlamış.
Arayıp haber veriyorlar.
Bu işin fıtratında var
bu sallamalar.
Şimdi yolda
yürüyorsunuz.
Köpek size havlıyor.
Siz köpeğe havlıyor
musunuz?
Köpek sizi ısırınca, siz
de gidip köpeği ısırıyor musunuz?
Bizim yaptığımız şu:
Arkadaşlarımız bu yönde
bir paylaşım gördüğünde alıyorlar, hukuk büromuza gönderiyorlar.
Şu anda bayağı bir
davamız oldu.
Ceza davalarını
kazanıyoruz.
Hükmün açıklanması
ertelense bile hemen tazminat davasına geçiyoruz.
Çünkü her söylenene
cevap versek, işimizi yapamayacağız.
En iyi yöntem bu
Sahi, ne oldu bizim hastane?
CHP Zonguldak Milletvekili
Prof. Dr. Mehmet Haberal, milletvekili seçilmeden halka hastane sözü verildi.
Haberal adına bu sözü,
oğlu Erkan Bülent Haberal ve kardeşi Prof. Dr. Ali Haberal verdi.
Hoca, Silivri Cezaevindeyken
milletvekili seçildi.
Dediler ki:
Hoca talimat verdi, yer bakıyoruz.
Unutturuldu. Sonra
hatırlattık.
Dediler ki:
Hoca çıksın, hastane yapılacak.
Hoca cezaevinden çıktı.
Unuttular. Yine hatırlattık.
Dediler ki:
Zonguldakta hastaneye ihtiyaç var mı, yok mu, bakacağız.
O arada ihtiyaç varmış
ki, Zonguldak Merkezde Özel Level Hastanesi faaliyete geçti.
Ne oldu hastane? dedik, kızdılar.
Hayvansever oldukları
için buraya bıraktıkları cinsler garip sesler çıkartmaya başladılar. Bunların
yakınlarını da alıp; Ankaraya, Antalyaya, Adanaya, İstanbula götürmüşler.
Onlar daha değişik sesler çıkartıyorlar.
Ama ortada hala hastane
yok.
Kardeşim deyin ki:
Evet, biz hastane sözü verdik, ama yapmıyoruz.
Yapmayabilirsiniz. Ama
çıkıp bir gerekçe açıklayın.
Hastane, Zonguldakta para kazanmaz deyin.
Ereğlideki diyaliz merkezi gibi düşeş bir hastane
arıyoruz
deyin.
Ama bir şey deyin.
Bu durum; sizin ne
adınıza, ne şanınıza yakışıyor.