Düzce, teşvik kapsamına alındıktan adeta sonra uçtu!
İstanbul ve Ankara’ya yakınlığı, ulaşım kolaylığı ve teşvik Düzce’yi marka il yaptı!
DMall Alışveriş ve Yaşam Merkezi açılmış!
Merkezin dışında görünüyor!
Çok önemli markalar var!
Hemen karşısında başka bir yaşam merkezi kuruluyor!
Müthiş işler oluyor!
5 yıl sonra şehir bu bölgeye kayar!
Yatırım olunca üretim, üretim olunca istihdam, istihdam olunca huzur oluyor!
Dedikodu yerine üretim yağınca yaşam şekli değişiyor!
Şehir dışına her çıkışımda Zonguldak’ın ne kadar geri bırakıldığını görüyorum!
Kentini değil, kendini düşünen siyasetçi ve bürokratlar nedeniyle düştüğümüz duruma üzülüyorum!
Ben istiyorum ki, siyasetçilerimiz kabeye gidip yayın yapacağına, başka ülkelere gitsinler, “Zonguldak’a şu yatırımı getiriyoruz” desinler!
Senin hacı olmanın Zonguldak’a ve Zonguldaklıya ne faydası var?
Hiç alakası olmadığı işleri kendisi yapmış gibi açıklayan siyasetçileri taşlamak bizim görevimiz!
Sakarya’ya gittik!
Basın İlan Kurumu toplantısına!
Toplantı Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası’nda!
Mükemmel bir bina!
Süper bir Toplantı Salonu!
Yüzlerce araçlık otopark!
Ayrı bir restoran!
Bildiğin Ticaret ve Sanayi Odası yerleşkesi!
Banka, noter!
Ne ararsan var!
Sorsan Zonguldak Cumhuriyet’in ilk vilayeti!
Bizi bu düşüncelere iten kim varsa hakkımızı helal etmiyoruz!

Kanunlar Kozlu’da başka, Zonguldak’ta başka değil ya!

“Kozlu Balıkçı Barınağı’nda mevzuata aykırı olarak yapılan yapı ve eklentiler tespit edildi. Kaymakam Vekili Halis Hacıismailoğlu, kaçak bölümlerin bir ay içinde kaldırılmasını istedi, aksi halde idari yaptırım uygulanacağını bildirdi.
İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personelinin 5 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirdiği incelemelerde, önceki işletmeci kuruluş olan Kozlu Belediyesi döneminde ağ bakım yeri ve depo olarak planlanan 70 yapının önlerinin plastik kapı ve pencerelerle kapatıldığı, iç kısımlarının beton bölmelerle ayrıldığı ve ağ tamir depolarının tali mendirek tarafına ek bina yapıldığı belirlendi.
Yapılan tespitlerin ardından Balıkçı Barınakları Yönetmeliği, Su Ürünleri Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri kapsamında işletmeci kooperatife resmi uyarı gönderildi. Yazıda, mevzuata aykırı yapı ve eklentilerin tebliğ tarihinden itibaren en geç bir ay içerisinde kaldırılması istendi.
Kozlu Kaymakam Vekili Halis Hacıismailoğlu imzasıyla gönderilen yazıda, verilen süre içerisinde kaçak yapıların kaldırılmaması halinde sorumlular hakkında idari işlem uygulanacağı ve yasal yaptırımların devreye alınacağı belirtildi.”
Bu süreci ilgiyle izleyeceğiz!
Bakalım, kaçak bina yapan mı yaman, kaçak bina yıkan mı yaman?
Eğer bu kaçak bina yıkılırsa, Kozlu Kaymakam Vekili Halis Hacıismailoğlu’undan Zonguldak Vali Yardımcı sıfatıyla TTK Memur Lokali’nin kaçak eklentilerini ve Akın Kavi’nin annesinin adına yapılan kaçak evi yıktırmasını bekleyeceğiz!
Kanunlar Kozlu’da başka, Zonguldak’ta başka değil ya!

Kıssadan Hisse: Çivi

Babası, oğluna bir torba çivi verir ve ona kontrolünü, sabrını her kaybettiğinde ceviz sandığının üzerine bir çivi çakmasını söyler. İlk gün çocuk tam 37 çivi çakar.
Haftalar ilerledikçe çocuk kendini kontrol etmeyi öğrenir ve daha az çivi çakmaya başlar. Nitekim zamanla, kendini kontrol etmesinin sandığa çivi çakmaktan daha kolay olduğunun farkına varır. Her çivi çakılmayan günün sonunda durumu babasına bildirir.
Bu defa baba, oğluna kendini kontrol ettiği her günün sonunda sandıktan bir çivi sökmesini ister.
Haftalar geçer. Çocuk, hem sabrın hem de kendini kontrol etmenin idrakiyle tüm çivileri sökmüş olur ve babasını çağırır.
Babası çocuğun elinden tutar, onu sandığın yanına götürür ve şöyle der:
— Bak oğlum, çok çalıştın ve artık kendini kontrol ederek sandığın üzerinde delikler açmamayı öğrendin…
Ancak sandığın üzerindeki deliklere bir bak! O delikler hiçbir zaman kapanmayacak ve sandık eskisi gibi olmayacak.
Her sabırsızlığın ve duygusal tepkin, karşındaki kişinin yufka yüreğinde böyle onulmaz yaralar oluşturur. Ne kadar özür dilersen dile, o yara daima orada duracaktır. Sözlü bir saldırı da en az fiziksel bir saldırı kadar yara verir.
Oysa arkadaşlarımız bizim için bir mutluluk kaynağıdır. Bizi güldürürler, başarı için cesaretlendirirler, bize dikkatle kulak verirler ve kalplerini bize açmaya her zaman hazırdırlar.