Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in akşam içtiği kişi ile sabah koştuğu kişi birbirine girmiş!
Tahsin Erdem’in akşamları içtiği kişi, sabah koştuğu kişiye “Ulan, kendini solcu gibi gösterip arkamdan dedikodu yapan haramzade Savaş Ay! Şapka takıp kendini gazeteci sanan dolandırıcı... Sende zerre kadar adamlık varsa - ki bence yok - önce bana olan borçlarını ödersin. Ondan sonra, eşinin çalıştığı kurumu övmek uğruna bana iftira atarsın. Hani bir zamanlar sana yaptığın haberi sormuştum ya; ‘Devlet istediği için yaptım.’ demiştin. Sonrasında ise Çaycuma Bakacakkadı Sapağında bekleyip arpayı alıp şehre dönmüştün. Ben avantadan da lavantadan da anlamam, haramzade, bilesin. Bir daha adımı ağzına aldığın an olacakları sen düşün” diye yazmış!
İddia o ki, Tahsin Erdem’in akşam içtiği kişi, kızından sonra oğlunu belediyeye sokmaya çalışıyor!
Tahsin Erdem’in sabah koştuğu kişi ise, bu alımın doğru olmadığını, kamuoyunda tepki yaratacağını söylemiş!
Sen misin öyle diyen!
“Sen önce bana olan borçlarını öde” demiş!
Olayın bizi ilgilendiren yönü ise şu!
Tahsin Erdem’in akşam içtiği kişinin bize de borcu var!
Karısının yanında çalışıyor!
Maaşında onlarca haciz var!
Biz 31’inci sıradayız!
Bir türlü sıra gelmiyor!
Bu kişi, Zonguldak Belediyesi’ne olan 20 milyon lira borcunu da ödemiyor!
Ama kendi alacağına aslan kesiliyor!
Tahsin Erdem’in sabah koştuğu kişi ise ‘borç’ nedir bilmiyor!
Tahsin Erdem’in akşam içtiği kişi, sabah koştuğu kişiye “Hani bir zamanlar sana yaptığın haberi sormuştum ya; ‘Devlet istediği için yaptım’ demiştin. Sonrasında ise Çaycuma Bakacakkadı Sapağında bekleyip arpayı alıp şehre dönmüştün” demiş!
Amaaan, o para da sadece 5 bin lira bir şeymiş!
3 bin 500 lirası ile rent a car ödenmiş!
Konu edilecek bir para değilmiş!
Tahsin Erdem’in akşam içtiği kişi şu sıralar çeki/çükü karıştırmış!
Kafayı çekip “Şunu bana bozsana” diye fotoğraf atıyormuş!
1 milyon 200 bin liralık çeki 800-900 liraya kırdırmaya çalışıyormuş!
Hem tefecilere kızıyorsunuz!
Hem tefecilere çek kırdırmaya çalışıyorsunuz!
Mali Müşavir Tahsin Erdem’in akşam içtiği kişi ile sabah koştuğu kişinin ticari faaliyetleri çok ilginç değil mi?
İkisi de borcuna sadık değil!
İkisi de alacağına şahin!
İkisi de arkalarında bir sürü ‘batık’ bıraktılar!
İkisi de tefeciler ile çalışıyor!
Birlikte yaptıkları işler de var!
Hatta birlikte bir ‘iş’ yapmışlar!
Zaten o yüzden konuşmuyorlar!
Aslında Tahsin Erdem’in sabah koştuğu kişi, Tahsin Erdem’in akşam içtiği kişi ile neden konuşmadığını kamuoyuna açıklamalı!
Hatta Maden Mühendisleri Lokali önünde basın açıklaması yapmalı!
Zonguldak Belediyesi’nin önü de olur!
Ama katlı otoparkın önü daha garanti olur!
Otoparkta roman okuyanlar var!
Ama bana sorarsanız, bu işin sonunda olan Tahsin Erdem’e olur!

Zonguldak’ın bürokratları

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Zonguldak İl Müdürü Hasan Öztürk, Yazı İşleri Müdürümüz Öznur Güneş’e iki de bir sataşıyormuş!
Vali Osman Hacıbektaşoğlu’nun 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı nedeniyle Zonguldak Polisevi’ndeki programda yine sataşmış!
Hem de Gazeteciler ve Basın Bayramında!
“Siz beni yazıyorsunuz, ben de sizi yazacağım! Emekliliğime 1.5 yıl kaldı” diyormuş!
Hasan Öztürk, yazı yazmak için 1.5 yıl bekleme!
Akın Kavi’ye söyle!
O senin yerine yazar!
Ya da sen mahlas kullanarak yazabilirsin!
Bir bürokratın, gazeteci ile böyle bir diyalog kurduğu nerede görülmüş?
İşte bu diyalog şekli, bürokratın kalitesini gösterir!
Zonguldak’taki bürokratlarda gerçekten sorunlu olanlar var!
Bir üst düzey bürokrat var mesela!
Kaymakamlık yaptığı dönemde, göreve giden askerin eşi ile aleme çıkmış!
Kadın kırmızı şarap içiyor!
Bizim vizyonsuz kutu bira içiyor!
Bu üst düzey bürokratın bir de genci geldi şimdi!
Bu yöneticinin eski görev yaptığı yerde eşi, kocasının bir öğretmenle yasak aşk yaşadığı ve eşinden şiddet gördüğü iddiasıyla Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bile bulunmuş!
Şimdi bu iki üst düzey bürokratın kadın zaafları olduğu belli!
İnşallah bu bürokratlar, Zonguldak’ta aynı kadınlara takılmazlar!
Yemin ediyorum olay çıkar!
O yüzden ben kendilerini uyarayım!
Mesela büyükbaş bürokratımız içinden tren geçen ilçede bir güzellik merkezine gidiyor!
Güzellik merkezinin kadın sahibine ağda yaptırıyor!
Küçükbaş bürokratın bu ilçeye gitmemesi lazım!
O içinden çay geçen ilçeye ya da içinde çay geçen ilçeye gidebilir!
İçinden demir geçen ilçeye gidip kalabalıkta kaybolabilir!
Mutlu olmanın türlü yolları var!

Mutlu olmanın formülü!

Devrekli eski spiker Mutlu Ulusoy, Şile Belediyesi’ne yönelik operasyon kapsamında verdiği tanık ifadesinde Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ile festival sonrasında yakınlaştıklarını, aralarında duygusal bir ilişki yaşandığını, 2024 yılının Ekim-Kasım aylarında Şile Belediyesi'nde sosyal medya biriminde yaklaşık iki ay görev yaptığını ve daha sonra istifa ettiğini anlattı.
Mutlu Ulusoy'un geçmiş yıllarda verdiği bir röportajda Devrek'te doğmak istemediğini belirterek şu ifadeleri kullanmıştı:
"Ben Devrek'te doğmak istemezdim. Babam gibi çok insan var biliyor musunuz? Çok genç yaşta intihar da eden... Devrek gelişemiyor, büyüyemiyor. Onun üstünde sanki bir hava var, bir bulut var; karanlık gibi. O insanlar orada yitip gidiyormuş gibi hissettiriyor bana. Çukurda zaten yukarıdan iniyorsunuz Devrek'e. Babamın ya da ailesinin hikâyesi başka bir yerde şekillenseydi bence bugün hiçbir şey bu noktada olmazdı."
Mutlu Ulusoy, Belediye Başkanı ile sevgili olmak için İstanbul’a gitmesine gerek yoktu!
Zonguldak’taki Belediye Başkanlarının da sevgilileri var!
Mutlu Ulusoy güzel kadın!
Zonguldak’taki Belediye Başkanlarının en az 15’i kendisiyle sevgili olabilirdi!
Bizim bu konuda yüksek lisans yapmış Belediye Başkanlarımız var!
Uzun dönem Belediye Başkanlığı yapanların yanı sıra çapkın genç Belediye Başkanlarımız da var!
İlla Devrek Belediye Başkanı olacak değil ya!
Zonguldak’a gelinceye kadar en az dört Belediye Başkanına denk gelirsin!
Dağ başında olan var, ırmak gıyında olan var, içinden tren geçeni var, deniz kenarında olan var!
Belediyede çalışmana gerek yoktu!
Yani mutlu olmak için İstanbul’a gitmene gerek yoktu!