Zonguldak gündemindeki çok önemli bir konu hakkında inanılmaz bilgiler geldi!
Birinin çıkıp bu bilgileri kamuoyuyla paylaşmasını bekliyoruz!
Bence yer yerinden oynayacak!
Zonguldak’ta birçok kişinin maskesi düşecek!
Abdürrahim Karakoç’un o ünlü şiiri geldi aklıma!
“Beden ölür, çürür, cana bakın siz.
Kim kiminle yürür, ona bakın siz.
Bırakın dönsün dönme dolaplar,
Haktan, hakikatten yana bakın siz.”
Kim kiminle yürüyor?
Kim, kiminle konuyor?
Bakacağız biz!

Tetikçiler konuştu!
36 yıllık meslek yaşamımda çok sayıda saldırıya uğradım!
Bana saldıranların içinde tek bir delikanlı bile çıkmadı!
Hepsi yalan söyledi!
Yalan ifade verdi!
Son saldırıda da öyle!
İşyeri çıkışımda bana saldıran kişilerin ifadeleri o kadar komik ki!
Bu iki kişi Kadırga Yokuşu’ndan çıkarak Devrek’e gidiyorlarmış!
Birinin elinde bira varmış!
Ben buna küfretmişim!
Onlar bana, “Polis misin?” demişler!
Ben de “Polisin de, savcının da” diye küfür etmişim!
Benim aracımda kamera var!
Bu akıl yoksunu tetikçilerle hiç diyaloğum olmadı!
Üstelik saldırının ardından Asayiş Şube Müdürü’nü aradım!
Tetikçilerin böyle bir ifade vermesi normal!
Şimdiye kadar bana saldıran tüm tetikçiler benzer ifadeler kullandı!
Bu tetikçilere sorulması gereken sorular şunlar:
“Devrek’e Kadırga’dan mı gidiyordunuz?
TTK Lojmanları’nın önünde mi içiyordunuz?
Pavyonda çalışan biri sokakta içer mi?”
Bana saldıran kişiyle azmettiricinin ilişkisini biliyoruz!
Çok konuşan kişinin de kimin köylüsü olduğunu biliyoruz!
Azıcık bekliyoruz!
Hadi şimdi gidin, “Ali Rıza Tığ bize tetikçi dedi” diye dava edin!

Dişi eşek!
İşyeri çıkışında uğradığım saldırının azmettiricisine yaklaştık!
Ama asıl yaklaştığımız hedef, organizasyonun Zonguldak ayağı!
Devrek’ten Zonguldak’a gelip bizim ofisi bilecek, karşısındaki merdiveni bulacak, pusu kuracak organizasyon için bir üç harfli gerekiyor!
Olay sonrası telefon trafiğinden biz bu üç harfliyi tespit ettik!
Zaten üç harfli de kendisini açık etti!
Ama dediğimiz gibi!
Bizim semerle işimiz yok!
Eşeğin peşindeyiz!
Hem erkek eşeğin!
Hem dişi eşeğin!

Kol kırılır, kol içinde kalır!
Aile veya yakın grup içinde yaşanan kötü olayların, kavgaların veya sırların dışarıya duyurulmaması gerektiğini anlatan “Kol kırılır, yen içinde kalır” atasözünü hepiniz bilirsiniz!
Kol kırılır, bazen içeride kalan yen değil, kol olur!
Bütün sıkıntı, kırılan kolun içinizde kalmasıdır!
Hele o kırılan kolun üstünde “ART” yazıyorsa sıkıntınız daha büyük olur!
İçinde kırık kalan olabilir!
Beni yeninizle, yanınızla, kırığınızla uğraştırmayın!

Eşek!
Köpeğe sormuşlar, “Günde kaç taş yiyorsun?” diye!
“Erkeklerin cinsel ihtiyaçlarını para karşılığı gideren kadınların çocuklarının sayısına bağlı” demiş.
Bizimkisi o hesap!
Annelerini tanımadığım bir sürü insan, annelerini tanıdığım savıyla bizim hakkımızda ileri geri bir şeyler yazıyor, çiziyor, söylüyor, konuşuyorlar!
Kamyon lastiği kadar kafası, sibop iğnesi kadar beyni olmayan kişiler, istetmeleri aracılığıyla bize hareket çekmeye çalışıyorlar!
Biz hiç semeri hedef almadık!
Hep eşeği hedef aldık!