Olayı hatırlayalım:
“Devrek’te genç bir kadının şikâyeti üzerine üç köy muhtarı hakkında taciz iddiasıyla adli süreç başlatıldı. Genç kadın, Devrek Cumhuriyet Savcılığı’na sunduğu şikâyet dilekçesinde, iş bulma konusunda yardımcı olabileceği söylenerek kendisine Başlarkadı Köyü Muhtarı Yılmaz Akcabelen’in telefon numarasının verildiğini belirtti.
Şikâyetçi kadın, 22 Ağustos 2026 tarihinde WhatsApp üzerinden iş konusunda yardımcı olup olamayacağını sormak amacıyla Akcabelen’e mesaj attığını, ancak daha sonra kendisine taciz içerikli olduğunu değerlendirdiği mesajlar gönderildiğini ve gece saatlerinde ısrarla buluşmaya çağrıldığını ileri sürdü.
Kadın ifadesinde, telefon görüşmesi sırasında Akcabelen’in yanında Mahmutoğlu Köyü Muhtarı Hüseyin Karaöz ile Derebulaca Köyü Muhtarı Yıldırım Eser’in de bulunduğunu öne sürdü. Görüşme sırasında diğer muhtarların da iş konusunda yardımcı olabileceklerini söylediklerini iddia eden kadın, üç muhtardan da davacı ve şikâyetçi olduğunu bildirdi.”
Muhtarlar, isimsiz bir basın açıklaması yapmışlar!
Demişler ki:
“Muhtar olarak hizmet eden bir kişi hakkında son günlerde ima yoluyla birtakım ifadeler kullanıldığı ve bu ifadelerin çarpıtılarak konunun farklı noktalara taşındığı görülmektedir.
Devlet araştırmasını yapar, delilleri toplar; kimin haklı, kimin haksız olduğuna Türk yargısı karar verir.
Türk hukukuna yansımış bir konuda, yargılama tamamlanmadan kesin hüküm vermek doğru değildir. Maddi gerçek; söylentilerle, öfkeyle veya kişisel yorumlarla değil, toplanan deliller ve bağımsız Türk yargısının kararıyla ortaya çıkar.
Haksızlık yapan varsa hukuk önünde hesabını verir. Haksız yere suçlanan kişinin de hakkı ve itibarı hukuk tarafından korunur.
İlgili muhtar görevine devam etmekte ve halkına hizmet etmeyi sürdürmektedir. Hukuki süreç tamamlandığında gerekli açıklama kamuoyuyla paylaşılacaktır. Süreç sonucunda gerçekler ortaya çıktığında, gerçeğe aykırı iddialar ve haksız ithamlar karşısında bütün hukuki haklarımızı sonuna kadar kullanacağız.
Kimse hâkim ya da savcı değildir. Kimin haklı, kimin haksız; kimin suçlu, kimin suçsuz olduğuna kişiler veya sosyal medya değil, deliller ışığında bağımsız Türk yargısı karar verir.
Hukuki süreci dikkatle takip edeceğiz. Gerçeğe aykırı iddialar, haksız ithamlar ve kişilik haklarını ihlal eden açıklamalar karşısında gerekli hukuki yolların kullanılacağından herkes emin olsun. Suçlu ile suçsuzun ayrıştığı süreçte, itibar suikastının bedeli mutlaka hukuk karşısında alınacaktır.
Başımız dik, alnımız açık, vicdanımız rahattır. Hizmetimizin ve görevimizin başındayız.
Unutulmamalıdır:
Adalet, öfkeyle suçlu seçmek değil; gerçeği delillerle ortaya çıkarmaktır.”
Muhtarlardaki rahatlığa bak!
“Başımız dik, alnımız açık, vicdanımız rahattır. Hizmetimizin ve görevimizin başındayız” diyorlar!
Yaptığınız rezillik ne olacak?
Yazışmaları nasıl inkâr edeceksiniz?
Hepsi savcının dosyasına girdi!
Biz gördük!
Devrek Kaymakamı gördü!
Sizi hâlâ o görevde nasıl tutacaklar?
Zaten birinizin evli bir kadına tacizden hapis yatmışlığı var!
Bu kadar pis işi yapıp “Başımız dik, alnımız açık, vicdanımız rahat” diye nasıl konuşabiliyorsunuz?
Devrek Cumhuriyet Savcılığı soruşturmayı yürütüyor.
Buradan önemli bir karar çıkar!
Haberleri Pusula’dan okursunuz!
Muhtarları tekrar uyarıyorum!
O kadına ilişmeyin!
Şikâyetini geri çekmesi için tehdit etmeyin!
Yolu KTÜ’den geçen herkesle Zonguldak’ta buluşuyor!
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ulusoy, kendi kadrosunu oluşturuyor!
Şu ana kadar rektör yardımcılığı görevlerine Prof. Dr. Servet Karasu ile Prof. Dr. Tekin Akdemir’i atadı. Genel Sekreterlik görevine Prof. Dr. Furkan Beşel’in atanmasıyla birlikte üniversite yönetimindeki üç önemli koltuk doldurulmuş oldu.
Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden (KTÜ) mezun olan ve orada görev yapan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ulusoy’un atadığı isimlerin üçü de KTÜ’den geçmiş!
Yeni rektör, yolu KTÜ’den geçen herkesle Zonguldak’ta buluşmaya yemin etmiş!
Atamaları ilgiyle ve dikkatle izliyoruz.
Kadro tamamlansın!
Sahaya çıkılsın!
Ne yapacaklarını göreceğiz!
Ancak Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ulusoy, Oflu olduğu için iki kez AK Parti Trabzon milletvekili aday adayı olmuş!
Genel Sekreterlik görevine getirilen Prof. Dr. Furkan Beşel ise Sakarya’nın Serdivan ilçesinde AK Parti belediye başkan adayı olmuş!
Bu siyasetçi profesörler, inşallah memleketlerinde yeniden aday olmak için çaba gösterirken Zonguldak’ı ve Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’ni ihmal etmezler!