Sadece biz değil, Zonguldak da hıçkırıyor!
En çok hıçkıran da Zonguldak Belediyesi!
AK Parti döneminde hazırlanan revizyon imar planına karşı çıkan CHP’liler, Tahsin Erdem Zonguldak Belediye Başkanı olunca yeni bir imar revizyon planı işine girdiler!
Merkez Çarşısı için AK Parti’nin imar planına itiraz eden dönemin CHP Grup Sözcüsü Atınç Kayınova, Tahsin Erdem’in aynı kat artışına itiraz etmedi!
Bu kez Mimarlar Odası itiraz etti!
Eğer AK Parti döneminde CHP’nin revizyon imar planına itirazı olmasa, bugün Merkez Çarşısı inşaatı çoktan bitmişti!
Şehirde birçok noktada konut şantiyesi aktifti!
Hem Zonguldak Belediyesi’ni ruhsat harçlarından mahrum ettiler!
Hem müteahhitleri iş yapmaktan mahrum ettiler!
Hem konut bekleyen insanları umutlarından ettiler!
Belediye eş-dost-partiliyi işe alıyor!
Maaş ödeyecek para yok!
Suya zam yapıyorlar!
İmar işini çözseler belediyenin ciddi bir geliri olacak!
Ama en kolay iş suya zam yapmak!
Müteahhitten belediyeye para almak varken, vatandaştan su parası almak!
Hangisi daha kolay?
Zonguldak’ta işler böyle dönüyor!
Doktor Atınç Kayınova!
Sen ne diyorsun bu hıçkırık olayına!

Hıçkırık tuttu beni!
Çocukluğumuzda hıçkırınca birinin andığına dair inanış vardı!
Hıçkırınca, “Seni kim andı yine?” derlerdi!
Bir de kötü anıldığına işaret ederlerdi!
Muzır büyüklerimiz, “Hadi bir söv de geçsin” derlerdi!
Yazıyı yazdığım saat itibarıyla 30 saattir hıçkırıyorum!
Serum ile geçmedi!
İğne ile geçmedi!
Kimisi, “Limon yala, geçer” diyor!
Kimisi, “Poşetin içinde kendi nefesini alıp ver, geçer” diyor!
Kimisi, “Seni anan kişiyi hatırlarsan geçer” diyor!
Beni anabilecek olanları tek tek anıyorum, geçmiyor!
Topluca anıyorum, geçmiyor!
Bir doktor daha arıyorum!
O da yeni ilaçlar tavsiye ediyor!
Eskilerin dediği gibi beni ananları, anmaya başlayacağım!
Ananın da, anmayanın da!
Geç artık hıçkırık!
Bir de soğuk su denemem gerekiyormuş!
Bir yudum al, bekle, yut!
Bir daha al, yut!
Bir bardak suyu belli aralıklarla iç!
Geçmiyor arkadaş!
İki göğüs uzmanı, bir nöroloji uzmanı, bir pratisyen ve bir aile hekiminin elinden geçtik!
Sonra bir aile hekimi dostumu aradım!
Yaşadığım süreci anlattım!
Ben konuşurken, “İki kesme şekeri al, em! Beş dakika sonra beni ara” dedi.
Ağzına şeker sürmeyen ben, iki kesme şekeri emdim!
Beş dakika bekledim!
10 dakika bekledim!
Köşe yayına girdiğinde hâlâ hıçkırıyor olursam, seni anacağım hocam!
Zonguldak insanına ‘para ağacı’ muamelesi yapmayan tüm hekimlerimize yürekten selam yolluyorum!
İyi ki varlar!
Allah yokluklarını göstermesin!
Allah düşmanlarıma bile böyle bir hıçkırık vermesin!