Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden görev vermediği Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer ve arkadaşları önceki yönetimden kalan enkazı kaldırıp, BEUN’u Türkiye’nin ekonomik olarak en iyi 5-6 üniversite hastanesinden biri haline getirdiler!
Tıp Fakültesi Hastanesi’ne stent alınamıyordu!
Onkolojide doktor yoktu, tedavi yapılamıyordu!
Kalp damar tedavisi yapılamıyordu!
İlik nakli ünitesi vardı, ilik nakli yapılamıyordu!
Doktorlar döner sermayelerini alamıyordu!
Çalışanlar döner sermayelerini alamıyordu!
Şimdi ekonomik olarak durumu en iyi olan 5-6 tane üniversite hastanesinden biri BEUN oldu!
Bu nasıl oldu?
2022’de göreve geldiler. Yazıyı buldular. Koştura koştura Ankara’ya, Çevre Bakanlığı’na gittiler.
Dediler ki: “Siz bize zamanında başvursaydınız, sizin hastanenizin doğalgaz dönüşümünü, kampüslerin doğalgazını biz yapacaktık. Bir de binaların dış cephe giydirimini de biz yapacaktık. Siz kaçırdınız bu treni. Siz yeni başvuru yapın, binalarınızın hepsini girin, biz size güneş enerjisi verelim.”
Şimdi Çaycuma Kampüsü’nde 2,5 megavatlık güneş santrali kuruluyor. Bu, üniversite hastanesinin elektrik masrafını yüzde 50-55 indirecek.
Yapılan düzenlemeyle ilk planda Diş Hekimliği ile Tıp Fakültesi Hastanesi’nin enerji harcamaları (elektrik ve doğal gaz) yüzde 30 düştü!
Bu hastanenin geleceğine yapılmış en büyük yatırımlardan biri!
Tıp Fakültesi Hastanesi’nin asansörlerini yapamamışlar.
Dünyanın en iyi asansör markalarından olanları taktılar oraya.
Proje getirmişler: Poliklinik binası, eczacılık binası…
İhalesini yapamamışlar, becerememişler.
Para güdük kalmış. Enflasyon olduğu için koyulan para erimiş. İhaleyi yapamayınca para kalmıyor orada.
Bunun ihalesini yaptılar. O zor koşullarda, enflasyon üstü ortamda ihalesini yaptılar. Proje başladı, devam ediyor.BAKKA’nın Türkiye’ye yaydığı, Zonguldak’ın Türkiye’ye en büyük pazarladığı proje: Siber güvenlik projesi. Üniversiteyle birlikte yapılıyor. Yer verilmiyormuş adamlara. Yer bulup verememişler. Üniversite içinde yer verdiler.
Tüm Türkiye’de gençlik merkezi kuruluyor. Adamlar yer istemişler, yer vermemişler. Dönemin Gençlik ve Spor İl Müdürü Hakan Yüksel ile birlikte Türkiye’nin en büyük gençlik merkezini yarattılar üniversite içerisinde.
Mühendislik Fakültesi yağmur gibi akıtıyordu. Yağmur ormanı gibi… Yeşil çatı projesi yaptılar, binayı kurtardılar. Bütün kampüslerde ve binalarda yenileme projesi yaptılar.
Göreve geldiklerinde kucaklarında buldular: 3 tane çocuk intihar etmişti.
Psikoloji bölümü var, PDR birimi var, Ereğli’de bölümü var…
Ama çocuklara psikolojik destek verilmiyordu. PDR birimi kurdular, bütün kampüslerde çocuklara psikolojik destek verdiler.
TPO ile Çaycuma sondaj…
Yok efendim, önce bina yapılacak, TPAO’nun kampüsünde bina yapılacak, hoca bulunacak…
En hızlı şekilde 3 ayda bölümü devreye soktular.
Orada bir tane sivil havacılık yüksekokulu var, bina var, öğrenci ve hoca yok… Hemen onu çevirdiler TPO binasına.
Uzun Mehmet Anıtı’nın olduğu 15 Temmuz Kampüsü’nü kapatmışlar. Halka açtılar. Halk oraya gidiyor, istediği gibi oturuyor, kalkıyor, çayını içiyor.
Yüzme havuzlarını halka açtılar. Sürekli eğitim merkezlerinden bir sürü eğitim verdiler.
YÖK’ün tespitiyle kaliteli yayın sayısını yüzde 40 artırdılar.
Bunun neticesi bu sene alınacak. Üniversiteyi uluslararası indekslerde ilk defa ilk bine soktular.
Hastaneye malzeme bile almamışlar. Anjiyografi cihazı bile almamışlar. Anjiyografi cihazı aldılar, görüntüleme üniteleri aldılar.
Önceki yönetim “becerememiş”, “kaçırmış”, “yapamamış”…
Şimdiki yönetim koştura koştura Ankara’ya gitmiş, ihaleyi yapmış, projeyi başlatmış, hastaneyi ayağa kaldırmış, kampüsleri yenilemiş, halka açmış, öğrenciyi desteklemiş, üniversiteyi uluslararası lige taşımış.
Bir stent yok diye Zonguldak insanı Ereğli yolunda ölüyordu!
Stent bulununca o günler unutuldu!
Yiğidi öldürüp hakkını vermemiz gerekiyor.
Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer ve ekibine teşekkür ediyoruz.
Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in yeniden rektör atanmaması Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kabahati değildir!
Zonguldak’ta kendini Recep Tayyip Erdoğan’ın yerine koyan siyasetçinin kabahatidir!

Alim Değirmenci’nin oğlu!

TTK Genel Müdür Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi Fazlı Uncu ile Genel Müdür Yardımcısı Muhammet Safa Topuz’un görevden alınmasının ardından boşalan görevlere yeni isimler getirildi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın kararıyla, TTK Üzülmez Müessese Müdürü Ümit Değirmenci, Fazlı Uncu’nun yerine TTK Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı.
Görevden alınan Genel Müdür Yardımcısı Muhammet Safa Topuz’un yerine ise TTK Hukuk Müşaviri Ahmet Bük getirildi. Ahmet Bük, yeni görevlendirmeyle TTK Genel Müdür Yardımcısı oldu.
Burada TTK Üzülmez Müessese Müdürü Ümit Değirmenci’ye ayrı bir parantez açmamız gerekiyor!
Ümit Değirmenci’nin babası Alim Değirmenci, Kozlu’nun efsane müessese müdürüydü!
Zonguldaklılar ve TTK’da çalışanlar için sembol bir isimdi.
“Alim Bey” deyince akan sular dururdu!
Oğlu Ümit Değirmenci’nin babasının yolundan ayrılmayacağına inancımız tam.
İnşallah Ümit Değirmenci de babası Alim Değirmenci gibi kurumun sembol isimlerinden biri olur.

Bir of çeksem!

Zonguldak milletvekillerinin ortak bir isim üzerinde uzlaşamadığı, mevcut Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in yeniden atanması konusunda da net tavır ortaya koyamadı.
Farklı isimlere, farklı yollara yönelenler oldu!
Süreç sonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, rektör adaylığına başvurmadığı belirtilen Prof. Dr. Ahmet Ulusoy’u göreve getirdi.
Daha önce İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde kayyum heyetinde görev yapan Ulusoy’un Zonguldak’a atanması, “BEÜ’ye kayyum gibi rektör” yorumlarını beraberinde getirdi.
AK Parti’den iki kez milletvekili aday adayı olan Prof. Dr. Ahmet Ulusoy, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörlüğüne aday olmadan atandı!
Zonguldak’la uzaktan, yakından bir ilgisi yoktu!
Milletvekili olamadı!
Rektör oldu!
Of doğumlu Rektör Prof. Dr. Ahmet Ulusoy Zonguldak’ta yabancılık çekmez!
Zonguldak’ta Trabzonlu milletvekilleri, vali, belediye başkanı, il başkanları, il müdürleri var!
Aklı milletvekilliğinde kalan yeni Rektör Prof. Dr. Ahmet Ulusoy bakalım nasıl bir yol izleyecek!
İnşallah bize “of” çektirmez!

Köyün delisi muhtarla kavga eder!
Devrek Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Abdullah Başoğlu’nu iş insanı Necdet Başoğlu’nun oğlu olarak tanıyoruz!
Zaten iş insanı Necdet Başoğlu’nun oğlu olmasa Devrek Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı olamazdı!
Eskiler, “Köyün delisi muhtarla kavga eder” der!
Bizim Abdullah, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmuş!
Devrek Belediye Başkanı Özcan Ulupınar’ın çabası ile Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nden alınan arsanın üzerindeki ağaçları kesmiş!
Allah'tan biri çıkıp ağaçlar izinsiz kesildi diye şikayet etmiyor!
Oraya sanayi sitesi yapacakmış!
İyi de daha arsa sanayi parseli olmadı!
Ağustos ayında Belediye Meclisi yok!
Eylül ayı gelir!
Meclis toplanır!
Arsa sanayi alanı olur!
Ama öyle kimse üçer, beşer dükkân alamaz!
Önce herkes birer dükkân alır!
Kalanlara bakılır!
İşler ihale ile yapılır!
Söz hakkı da bu arsanın üniversiteden alınmasını sağlayan ve meclisten geçirerek sanayi parseli yapacak olan Devrek Belediyesi’nde olur!
Yani Özcan Ulupınar’da olur!
Bir büyüğü Abdullah’a, Özcan Ulupınar ile kavga ederek bu sanayi sitesini yapamayacağını anlatmalı!
Abdullah, Devrek Ticaret ve Sanayi Odası’nı, babasının kereste fabrikası ile karıştırıyor olabilir!
Biri bunu da anlatmalı!
Eğer isterse bu yazıdan da aynı sonucu çıkarabilir!
Abdullah, senin sırtında yumurta küfesi olmayabilir!
Ama Mustafa abinin var!
Yumurtalara yazık olur!