Zonguldak'ta,
Bazı isimler,
Birtakım yerlere takıldı.
Hesaplarında yaşanan,
Hareketlilik,
Dikkat çekiyor.
Öyle ki,
İş,
Sokağa kadar taşmış.
Kurumun,
İtibarına gölge ediyor.
Kirli paralar,
Dikkat çeken rakamlar,
Herkesin dilinde.
Son dönemde yaşanan kaos da,
Tuz, biber oldu desek yeridir.
Müdür,
İzne gidince,
Koltuğuna oturan bu kişi, "İstediğim görevden alırım. Yetki bende" diye,
Ahkam kesme cesareti de gösteriyor.
Bir çalışan ise, "Ben devlet memuruyum. Alsan beni görevden göreyim" diyerek,
Rest çekiyor.
Tabi hemen geri vites.
"Ağabey sana demedim" diyor.
Artık,
Arsızlık bambaşka boyutlarda.
Ama normal.
Köpek b.ku temizleyen adam,
Buralara gelirse,
Gücü hazmedemez.
Bize de,
Bu işleri,
Mecburen yazmak düşer.
Milleti öyle bezdirdi ki!
İlk fırsatta,
Çöpe sürülmesi için,
Dua edenler var.
Zonguldak'ta,
İnsan kalitesi bu kadar işte.
Ayaklar baş olunca,
Kentte denge de kalmıyor.
Hey gidi Zonguldak!
Sen talan olduktan sonra,
Akıllar başa gelse ne fayda?
**********************
Son dönemde,
Yeni jenerasyonda,
Üç beyaza,
Düşkünlüğü görüyoruz.
Hep diyorum.
Üç beyazdan uzak durun.
Un, tuz, şeker...
Bazı isimlerin,
Üç beyaz için,
Borçlandığı iddiaları bile var.
İnsan,
Borçla,
Hatta,
Dolar vasıtasıyla,
Un, şeker, tuz alır mı?
Bunları alırken,
Helva mı yapacaksınız?
Bu gidişle,
Kendi helvanızı kavuracaksınız.
Hem tansiyon,
Hem şeker sahibi olacaksınız.
Yapmayın çocuklar!
Etmeyin oğlum.
Tanınmış,
Bilinen insanlarsınız.
Dolarla un mu alınır?
*******************
Zonguldak'ta,
Herkesin,
Kendine göre,
Aldığı riskler var.
Bu bizim meslekte de böyle.
Siyasette de,
Ticarette de,
Sokakta da.
Yakın dönemde,
Sokakta şahit olduğumuz,
Hesaplaşmalar oluyor.
Herkes kendince bedel ödüyor.
Zaman zaman,
Bize de,
Çok sert yazdığımız için,
Korkmuyor musun? Diyorlar.
Yalan yazmadıktan sonra,
Niye korkarsın?
Şöyle bir fark olabilir.
Bazılarının yazmaya cesaret edemediklerini,
Biz yazıyor olabiliriz.
Öyle ya!
Beyler!
Deli gömleği ütü istemez.