Mahkemenin “mutlak butlan” kararının ardından CHP'de gözler yeniden olağanüstü kurultay sürecine çevrildi. Özgür Özel'e destek vermek amacıyla Türkiye'nin birçok yerinde olduğu gibi Zonguldak'ta da imza kampanyaları başladı.
Kentte, İl Genel Meclisi üyeleri ortak deklarasyon yayımladı.
Kurultay delegeleri desteklerini açıkladı.
Belediye başkanları tavırlarını net bir şekilde ortaya koydu.
Kısacası CHP'nin birçok kademesinde Özgür Özel'e yönelik destek açık ve görünür hale geldi.
Ancak ortada dikkat çeken bir eksiklik var.
Zonguldak Belediye Meclisi üyeleri...
Bugüne kadar meclis üyelerinden ne ortak bir açıklama geldi ne de kamuoyuna yansıyan bir destek deklarasyonu görüldü.
Her siyasi temsilcinin görüşünü açıklama ya da açıklamama hakkı vardır.
Ancak partinin böylesine kritik bir süreçten geçtiği bir dönemde sessizlik de başlı başına bir mesaj olarak değerlendiriliyor.
Peki neden?
Belediye Meclisi üyeleri arasında ortak bir irade oluşturulamıyor mu?
Yoksa parti içindeki farklı görüşler, ortak bir metin üzerinde buluşulmasını mı engelliyor?
Siyasi kulislerde uzun süredir Zonguldak Belediye Meclisi CHP Grubu'nun kendi içinde tam bir uyum sergilemediği konuşuluyor.
Farklı ekiplerin ve farklı siyasi yaklaşımların bulunduğu bilinen bir gerçek.
Eğer durum böyleyse...
Özgür Özel'e destek konusunda da ortak bir tavır alınamaması şaşırtıcı olmayacaktır.
Ancak kamuoyu adına sorulması gereken soru şu:
Kurultay delegeleri, belediye başkanları ve İl Genel Meclisi üyeleri destek açıklarken, Zonguldak Belediye Meclisi üyeleri neden sessiz kalıyor?
Özgür Özel'e destek veriyorlar mı?
Veriyorlarsa, bunu neden kamuoyuyla paylaşmıyorlar?
Vermiyorlarsa, bunun gerekçesi nedir?
Siyasette bazen açıklamalar kadar sessizlikler de önemlidir.
CHP'nin kurultay sürecinde Zonguldak Belediye Meclisi üyelerinin sessizliği, bugün için cevap bekleyen önemli sorulardan biri olarak ortada duruyor.
Kamuoyu da doğal olarak bu soruların yanıtını merak ediyor. Çünkü siyasette tarafsızlık kadar tavır göstermek de önemlidir.
Özellikle partinin geleceğini ilgilendiren böylesine kritik süreçlerde...

Belediyenin etleri nereden gelecek?

Zonguldak Belediyesi'nin "Halk Et Reyonu" yarın kapılarını açıyor.
Açıklanan fiyatlara bakıldığında kıymanın 640 TL, kuşbaşının ise 740 TL'den satışa sunulacağı belirtiliyor.
Piyasadaki fiyatlarla kıyaslandığında arada ciddi bir fark var.
Akşam üstü yaptığım bir araştırmada; bir kasapta kıyma 850 TL, kuşbaşı 900 TL'den satılırken,
bir markette kıymanın 895 TL, kuşbaşının ise bin 50 TL olduğunu gördüm.
Hal böyle olunca, vatandaşın aklına doğal olarak şu soru geliyor:
Bu etler nereden gelecek?
Ucuz et satılması tek başına etin kalitesiz ya da sağlıksız olduğu anlamına gelmez.
Belediyelerin toplu alım gücü, aracı maliyetlerini ortadan kaldırması ve kar amacı gütmemesi fiyatları aşağı çekebilir.
Ancak kamuoyunun en çok merak ettiği konu, etlerin tedarik edildiği kaynak ve denetim süreçleri olacaktır.
Vatandaş uygun fiyatlı ete ulaşmak isterken, aynı zamanda sofraya gelen ürünün güvenilir ve sağlıklı olmasını da bekliyor.
Bu nedenle belediyenin etlerin menşei, kesim ve denetim süreçleri konusunda yapacağı açıklamalar, akıllardaki soru işaretlerini giderecektir.
Sonuç olarak, uygun fiyat sevindirici. Ancak vatandaşın cevabını beklediği soru hala aynı:
Etler nereden gelecek?