"Küçük" taşla poponu silme!
Ya içine kaçar, ya eline bulaşır!
Bu söz Zonguldak için söylenmiş gibi!
Herkes önemli!
Herkes güçlü!
Ama çoğunluk poposunu küçük taş ile siliyor!
Küçük taşla poponu silme! Ya içine kaçar, ya eline bulaşır!
Bu laf boşuna söylenmemiş. Anadolu’nun bin yıllık tecrübesi var bu konuda. Temizlik yaparken bile dikkat edeceksin. Taş küçükse ya popona kaçar, ya da eline pislik bulaşır.
Belediyeden tutun, siyasete, özel sektöre, günlük hayata kadar her yerde geçerli.
Bakın şu belediyeye…
“Tasarruf yapacağız” diye yola çıktılar!
Küçük taşla temizlik yapmaya kalktılar!
Sonra suya zam, çöpe zam, ulaşıma zam…
Ellerine değil, yüzlerine, gözlerine pislik bulaştırdılar!
Ucuz adamlarla, yandaş kadrolarla koca şehri yönetmeye kalkınca ne oluyor?
Ya hizmet içine kaçıyor, ya eline pislik bulaşıyor.
Küçük taşla taharet alma misali. Görünüşte temizlik yapmışsın gibi duruyor, ama içine kaçan taş gibi sorunlar bir süre sonra ortaya çıkıyor. Halk da “Bu ne ya?” deyip elini yüzünü silmeye çalışıyor.
Siyasette de aynı. “Değişim” diye bağırıyorlar. Getirdikleri adamlara bakıyorsun, ehliyet yok, liyakat yok, vizyon yok. Sadece “bize yakın” diye koltuklara oturtuyorlar.
Sonuç?
Plaj rezaletleri, sokak kavgaları, yönetilemeyen kent.
Küçük taş seçmişsin bir kere.
Ya popona kaçacak, ya eline pislik bulaşacak. Başka türlüsü yok.
Kalifiye eleman yerine akraba, kaliteli malzeme yerine en ucuzu.
Taşın büyüklüğüne bakmadan poponu silmeye kalkma. Biraz kaliteli malzeme, biraz ehil insan, biraz akıl kullan. Yoksa ya Zonguldak’ın işi içine kaçacak, ya da hepimizin eli pis kalacak.
Herkes taşını, elini ve poposunu iyi kontrol etsin.
Kabede Hacılar
Siyasi Hacı, İlahicell’den “Helallik almadan yerine getirdiğiniz Hac farizanız kabul olmamıştır! Hac farizanızın kabul olabilmesi için helallik alarak yeniden Kabe’ye gelmeniz gerekmektedir” şeklinde bir mesaj almış!
Gözlerine inanamayınca “Kemal şu mesaja bir bakar mısın?” demiş!
Kemal mesajı okumuş!
“Olur mu öyle şey? Kimin bizde hakkı olabilir! Helalleşmek isteyen bizimle helalleşmeli! Sen bana inan! Senin Hacılığın kabul olur” demiş!
Tabi bizim Siyasi Hacı’nın içine kurt düşmüş!
“Gidip küçük kardeşime sorayım. Bakalım o bana hakkını helal ediyor mu?” demiş!
Annesi ile helalleşemediği aklına gelince küçük kardeşine sormaktan vazgeçmiş!
Ama bu helalleşme meselesi içine dert olmuş!
Çocuklarla, çocukların annesiyle helalleşemedi ki daha!
Bürokratlar var, siyasetçiler var!
Hac ibadetinin manevi olarak kabul olmasının ve arınmanın en temel kuralı, kul haklarından kurtulmak ve çevrenizle helalleşmektir.
İslam inancında kul hakkı, Allah'ın kendi affetmediği ve ancak hak sahibinin bağışlamasına bıraktığı tek konudur.
Hac, kişinin geçmiş günahlarının affedilmesine vesile olan büyük bir ibadettir. Ancak bu affın geçerli olabilmesi için başkalarının malına, canına veya onuruna zarar verilmemiş olması gerekir.
Helalleşme sadece sözlü bir ifadeyle değil; varsa borçların ödenmesi, gasp edilen hakların iadesi ve gönül alınmasıyla gerçekleşir.
Dini açıdan haccın geçerliliği (farz olmasının şartları); Müslüman olmak, akıllı olmak, ergenlik çağına ulaşmak, maddi güç ve yol güvenliği gibi temel esaslara dayanır. Helalleşmek ise haccın âdâbından (güzel ahlak ve tamamlayıcı kurallarından) sayılır.
Hacı, bu kadar yeter!
Şimdi helalleşmek seni kurtarmaz!
Daha doğrusu hacılığını kurtarmaz!
Önce helalleş!
Sonra seneye yine Hacca gidersin!
Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “Kimin yanında kardeşine ait bir hak varsa, o haksızlıktan dolayı hak sahibiyle helalleşsin. Gerçek şu ki, (kıyamette) asla dinar ve dirhem (altın ve gümüş) yoktur. Kardeşinin hakkı için kendi sevaplarından alınmadan evvel, (dünyada) onunla helalleşsin. (Âhirette) zalimin (o hakkı karşılayacak) sevapları bulunmazsa kardeşinin günahlarından alınır da o zalimin üzerine atılır.”
Bu ve benzeri gerekçeler nedeniyle hacca giden kişinin yolculuğa çıkmadan önce çevresindekilerle ve hukuku olan kimselerle helalleşmesi, haccın âdâbından sayılmıştır.
Hacca giderken helalleşmek haccın geçerliliğinin veya farz olmasının dini bir şartı değildir; ancak haccın manevi adabından sayılır. Kul hakkının affedilmesi ibadetlerin kabulü için temel bir ilke olduğundan, yola çıkmadan önce hak sahipleriyle helalleşmek büyük bir fazilettir.
Bu hacının ne kadar faziletli ya da faziletsiz olacağını göreceğiz!
Kaymakamın eşi
Gazeteciliğimin ilk yıllarıydı!
Güzel ilçelerimizden birinde bir Kaymakam görev yapıyordu!
Kaymakam da Kaymakamdı hani!
İlçeye gelmiş en başarılı Kaymakamlardan biriydi!
Sonrasında hızla yükseldi!
Kaymakamın güzeller güzeli bir eşi vardı!
Uzun boylu, uzun bacaklı, sarı saçlı bu kadına ilçede herkes hayrandı!
Kadın, ilçe merkezinden geçerken ağaçlar esas duruşa geçer, sadece yapraklar sallanırdı!
Hatta Atatürk heykelinin bile bu sarışın güzel kadına selam durduğu iddia edilirdi!
Ama sonra heykelin zaten selam durur şekilde olduğu ortaya çıktı!
Bu güzel kadın çalışıyordu!
İşi vardı, eşi vardı, çocuğu vardı!
İlçenin Belediye Başkanı, Kaymakamın eşine hayrandı!
Tarihte görülmemiş bir şey oldu.
Belediye Başkanı ile Kaymakamın eşi dillere destan bir aşk yaşadılar!
Kadın çok becerikli idi!
Bir işi vardı, Kaymakam eşi vardı, Belediye Başkanı sevgilisi vardı!
Bir de çocuğu vardı!
Yani diyeceğimiz o ki!
Biz ne Kaymakamlar gördük!
Ne Kaymakam eşleri gördük!
Ne Belediye Başkanları gördük!
Daha neler göreceğimizi Allah bilir!
Gıda terörüne dur dedi
Devrek Belediyesi, Kaymakamlıkla yapılan değerlendirmeler sonucunda 2026 yılında ilçede kurulacak fuar, panayır ve etkinlik alanlarında yiyecek-içecek satışı yapan geçici gıda stantlarına izin verilmeyeceğini açıkladı.
Kararın gerekçesi olarak; açık alanlarda gıda güvenliğinin sağlanamaması, hijyen şartlarının yetersiz kalması, temiz su ve sanitasyon imkanlarının süreklilik göstermemesi, atık yönetiminde yaşanabilecek sorunlar ve halk sağlığı açısından oluşabilecek riskler gösterildi.
Belediye, 5996 sayılı Kanun ve Gıda Hijyeni Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda, Devrek’te kurulacak fuar ve panayırlarda her türlü yiyecek, içecek ve ambalajsız ürün satışına yönelik geçici gıda satış yerlerinin açılmasının uygun görülmediğini bildirdi.
Pusula, yıllardır gıda terörüne karşı mücadele ediyor!
Zonguldak’ta yapılan gıda fuarlarını eleştiriyor!
Devrek Belediye Başkanı Özcan Ulupınar’ı bu kararından ötürü kutluyoruz!
Aynı cesareti Zonguldak Belediyesi başta olmak üzere tüm belediyelerden bekliyoruz!