İstanbul'da 27-30 Ekim 2022 tarihleri arasında düzenlenen "2'nci Zonguldak Tanıtım Günleri" etkinliğini Zonguldak basını olarak takip ettik.
Etkinlik programını ve gözüme çarpan eksiklikleri, Pusula Haber Merkezi'ne aktardım.
Takip edenler görmüştür.
Zonguldak Tanıtım Günleri'nde "Zonguldak'ın özü" yoktu!
Gerek yöresel yemek ve gerek üretilen gıda çeşitlerinde büyük eksiklikler vardı.
Bu eksiklikleri, gazetemizin imtiyaz sahibi Ali Rıza Tığ, yazılarında vurguladı.
Ben, tekrar etmeyeceğim.
Temennim, bu etkinlik 2023 yılında düzenlenecekse, daha çok dikkat edilmeli.
Amaç; zaten herkesin Zonguldak'ta birbirini gördüğü bir program değil, İstanbul'da hiç birbiriyle görüşmeyen Zonguldaklıları buluşturmak olsun.

[*] [*] [*] [*]
İstanbul'a gittik-geldik ya, şimdi cevap vermem gereken bir konu var...
Geçtiğimiz günlerde Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti'ni ziyaret eden AK Parti Zonguldak İl Başkanı Muammer Avcı'ya, "Eski eşiniz, bağımsız milletvekili adaylığını açıkladı. Bir şey söylemek ister misiniz?" diye soru yönelttim.
Başkan Avcı da, "Özel konulara girmiyoruz" diye yanıt verince, aynı şekilde haberleştirdim.
Bu soru, ziyaret programına gelmeyenlere dert olmuş!
Basın toplantılarında sorduğum sorulardan ben ve kurumum sorumludur.
Çok değişik bir kafa yapısı var bunlarda...
Benim sorduğum soruyu ve cevabı, siz haber yapmak zorunda değilsiniz ki...
Mecbur olmadığınız bir konu için beni neden hedef tahtasına koymaya çalışıyorsunuz?
Ali Rıza Tığ ile olan probleminizi onunla çözün, bana saldırmayın.
Sorunun muhatabı bir şey dememiş, siz neden savunmaya kalkışıyorsunuz?
Sizin korumanıza ihtiyacı mı var Başkanın?
Eğer çok meziyetiniz varsa, Zonguldak'ın gündemini değiştirecek bir haber yapın, ben de sizi alkışlayayım.
Ali Rıza Tığ ile olan sorununuz üzerinden beni hedef göstermeniz çok ayıp...
Çok ayıp ediyorsunuz!
Bunların içinde hele biri var, güya bizim mesleki büyüğümüz!
Yolda selamlaştığımız abimiz, bana köşesinden sallıyor.
Caddede 3-4 kere gördüğüm bu abi, beni kenara çekse, benimle konuşsa, konuşabilir de...
Ha ama iş başka!
Köşeden yazsın ki, belki birileri kızını işe alır.
Abi, sen kaç yıldır bu işi yapıyorsun?
Gündem yaratan bir haberin ya da köşe yazın var mı?
Sen, basın toplantılarında hangi soruyu soruyorsun da benim sorduğum bir soruyu eleştiriyorsun?
Hepinizin niyetini çok iyi biliyorum ama beni alet etmeyin.
Ben, basın emekçisiyim...
Ben, sorduğum soruya, yazdığım habere bakarım, yoluma devam ederim.
Siz de öyle yapsanız, hiçbir sorun kalmayacak!
Ali Rıza Tığ hakkında suç duyurusunda bulunmuşlar!
Sonuç alamamışlar!
Faturayı bana çıkarmışlar!

Yılan...
Yılanın biri, bir ateşböceğinin peşine düştü.
Tam onu yemek üzereyken, ateşböceği, "Bir şey sorabilir miyim?" dedi.
Yılan, "Aslında kurbanlarımın sorularını cevaplamam ama bir istisna yapıp sana izin vereceğim. Sor bakalım" dedi.
Ateş böceği sordu:
"Sana bir şey mi yaptım?"
Yılan, "Hayır" diye cevap verdi.
"Senin besin zincirine mi dahilim?" diye sordu ateşböceği...
"Hayır" dedi yılan yine...
"Peki, o halde beni neden yemek istiyorsun?" diye sordu ateşböceği...
"Işığını görmeye dayanamıyorum da ondan" dedi yılan.

[*] [*] [*] [*]
Bazı insanlara hiç zararınız olmadan yolunuza devam edersiniz.
Nedense "yılan" diyebileceğimiz sinsi insanlar, ısrarla size bulaşmaya ve sizi kendi seviyelerine çekmeye çalışırlar.