CHP’de iki ilçe kongresi daha sona erdi. İki kongreden de sürpriz sonuçlar çıktı. Ereğli’de Yaşar Balcı’nın seçimi rahat kazanacağı düşünülürken, Gökçebey’de ise Ömer Başoğlu ekibinin bu kadar fark yiyeceği kimsenin aklına gelmezdi.

Bugüne kadar CHP Gökçebey Örgütüne hakim olduğu bilinen Başoğlu, karşı liste olmadan ekibiyle hazırladıkları delegelerle seçimi kaybetti. Kendi yönetim listelerinin tamamının oyunu bile alamadan 26 oyda kalmaları ise başka bir polemik konusu oldu. Belediye Başkanları Zeki Kılınçarslan ile Veysel Özsaraç’ın, üstüne üstlük Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün karşısında olacağını bile bile delege seçimlerindeki özgüveni pahalıya patladı Ömer Başoğlu’na.

Bir önceki kongrede, genel seçimlerde CHP Zonguldak listesine ikinci sıraya Ereğli’den birini yerleştiremezse istifa edeceğini açıklayan Yaşar Balcı’nın bu sözü kendi aday olmak için istifa edince arada kaynayıp gitmişti. O kongreyi Halil Posbıyık destekli listenin karşısında, Hayrettin Kartal’ın da içinde olduğu ekiple kazanmıştı Balcı. Bu sefer ise iki eski yol arkadaşı karşı karşıya geldiler ve gülen taraf Halil Posbıyık destekli Hayrettin Kartal oldu. Anlaşılan boynuz kulağı geçmişti. Fark azmış o bunu satmış, o bunu desteklemiş hepsi hava civa; tarih kazananı yazar ve iki sene boyunca Hayrettin Kartal ilçe başkanı. Demek ki delege onu istiyormuş!!!

Bu hafta sonu belediye başkanlarının haftası oldu CHP’de. Belediye başkanını yani gücü arkasına alan kazandı. Ama esas çıkarılması gereken başka bir mesaj var bu kongrelerden: Gölgenle kavga edersen kaybedersin. Kimsenin kimseyi sevmek gibi bir zorunluluğu yok, ama asgari müştereklerde birleşmek zorundasın. CHP bizim gibi düşünenlerin en büyük asgari müştereği. Bunu beceremeyenler dinlendiriliyor. Evet dinlendiriliyor çünkü kavgayla bir yere varılamayacağı gibi küsüp geri çekilmekle yada küstürmekle de bir yere varılmaz.

Bir lafımda küstürenlere; seçim kaybedenin kırgın gergin olması normalde, kazananın agresifleşmesini anlamak mümkün değil. CHP’de bu süreç kazanın sitem ettiği saldırganlaştığı bir sürece dönüştü. Kazanıp bir yere geldiysen herkese kucak açman gerekir, unutman gerekir. O makamlar intikam, hırs alma makamları değil. Gücünü koltuktan almak en kolay iş; asıl olan koltuğa güç katmaktır.