Bu gazetede ve bu köşede, yıllardır Zonguldak insanının sahipsizliğini yazıyoruz.
Ve diyoruz ki...
Zonguldak insanına kimse ikinci sınıf, üçüncü sınıf muamele yapamaz.
Hele, devletin gücünü kullanıp Zonguldak insanını ezemezsiniz, üzemezsiniz.
Şimdi şöyle bir şey olmuş...
Tarım ve Orman Zonguldak İl Müdürü Nihat Ağan, Zonguldak’ta göreve başladı!
Uşak’tan geldi ama kendisi Balıkesirli!
İl Müdür Yardımcılığı görevine, Balıkesir’den Erol Ziyadoğlu’nu getirmiş!
Kilimli İlçe Müdürlüğü görevine, Balıkesir’den Fatih Canbazoğlu’nu atamış!
Başka Balıkesirli de vardır, biz bilmiyoruz.
Bu Balıkesirliler, Zonguldak’ta her akşam taş okey oynuyormuş!
Bunların dördüncüsü kim acaba?
Durun, daha bitmedi...
Bu ekip, Devrek’te ziraat ürünleri satan bir bayiye çökmüş!
Bitkisel Üretim Şube Müdürü Serkan Bulut nezaretinde bayiye 500 bin liralık masraf çıkartmışlar!
Ama sadece o bayiye!
Biz, bu cezanın nedenini biliyoruz.
Buradan Tarım ve Orman Zonguldak İl Müdürü Nihat Ağan’ı uyarıyoruz...
Önünde, arkanda, yanında kim olursa olsun!
Zonguldak insanını ezemezsin!
Hele, eşeği dövemezsen, semerini hiç dövemezsin!
Konu, siyasete gitti...
El mi yaman, bey mi yaman, göreceğiz.
Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim Yumaklı...
Tarım ve Orman Zonguldak İl Müdürü Nihat Ağan, Zonguldak’ta bir Balıkesir ekibi kurmuş!
Her akşam okeye dönüyorlar!
Zonguldak insanına hizmet etmek yerine, onlara kök söktürüyorlar!
Sadece "kök" söktürmüyorlar!
Başka şeyler de yaptırıyorlar!
Onları başka bir yazıda anlatacağız.
Tarım ve Orman Zonguldak İl Müdürü Nihat Ağan’ı görevden alır mısınız?
Yoksa biz, alınması için elimizden geleni yapalım mı?
Biz, elimizden gelen her şeyi yaparız...
Bundan şüpheniz olmasın.
Ha kel Hasan, ha Hasan kel...
Hasan Tosun’u niye yazıyorum?
Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi Başhekimi Hasan Tosun’u eleştiriyorum.
Çünkü Türkiye’nin en başarısız başhekimlerinden biri!
Bir kere o göreve liyakatle gelmedi!
Ağabeyi Zeki Tosun, "AK Parti İl Başkanı"ydı!
Önce "Başhekim Yardımcısı" oldu!
Sonra "İl Sağlık Müdürü" olacaktı!
Zeki Tosun’a, “Sen 'İl Başkanı', kardeşin 'İl Sağlık Müdürü' olmaz. Biriniz feragat edeceksiniz” dendi!
Zeki Tosun, "İl Başkanlığı"nı bırakamadı!
Ertuğrul Güner’i, "İl Sağlık Müdürü" yaptılar!
Hasan Tosun da "Başhekim" oldu!
Hasan Tosun, "Trabzonlu" değil de, "Zonguldaklı" olsa, asla "Başhekim" olamazdı!
Ağabeyi "İl Başkanı" olmasa, "Başhekim Yardımcısı" bile olamazdı!
Bana göre liyakatsız biri!
İki gündür, Trabzonlu, Rizeli ve Zonguldaklı dostlarım arıyor...
“Hasan Abiyi niye yazıyorsun? Hasan Abi iyidir” diye!
Ama ölen Zonguldaklılar da iyi insanlardı...
Öldüler.
Hem de pisipisine öldüler.
Zeki Abinizle, Hasan Abinizin yanlış tercihi nedeniyle öldüler.
Ne yapacağız şimdi?
"Hasan Abiniz yattığı yerden para kazanmaya devam etsin" diye Zonguldaklıların ölümüne göz mü yumalım?
Son kulis şöyle...
Zonguldak İl Sağlık Müdürü Ertuğrul Güner, "Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi Başhekimi" olacakmış!
Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi Başhekimi Hasan Tosun da "Zonguldak İl Sağlık Müdürü" olacakmış!
Ha kel Hasan, ha Hasan kel!
Haktan Alcan Güner de "Başhekim Yardımcılığı"ndan "İl Sağlık Müdür Yardımcılığı"na kayacakmış!
Bir de şu var...
Ben, Hasan Tosun’u niye yazıyormuşum, biliyor musunuz?
Dr. Ömer Selim Alan’ı "Başhekim" yapmak istiyormuşum!
O nedenle Hasan Tosun’u yazıyormuşum!
Biz Zonguldaklılar da, bu zekada bir yöneticiden hizmet bekliyoruz!
Şöyle kemikli bir Zonguldaklı siyasetçimiz olsaydı...
Buraları dümdüz ederdi.
Neyse...
Dün bir yazı yazdım, sildim.
Başlığı kalmış...
Bir gün o yazıyı mutlaka yazacağım.
İlçe müdürü ve sevgilisi...
Zonguldak’ta bir ilçe müdürü...
Mahiyetinde çalışan kadın ile aşk yaşıyor!
Müdür, kadın personeli gece nöbete, denetime göndermiyor!
Kadın personel, gece nöbet ve denetime gitmek yerine, ilçe müdürünün evine gidiyor!
Denetimi orada yapıyor, nöbeti orada tutuyor!
Malum, mevsim kış!
Dışarıda hava soğuk!
Bu kadın personel, içinden çay geçen ilçede görevli biriyle beraberdi!
Sonra il müdürlüğünde biriyle beraber oldu!
Şimdi ilçe müdürüyle beraber!
İl müdürü olayı biliyor!
Ama hiç sesini çıkartmıyor!
İlçe müdürü dul!
Kadın personel bekar!
"Ne var bunda?" diyeceksiniz!
Milletin gece soğukta kıçı donarken, "ilçe müdürü ile beraber oluyor" diye kadın personelin kayrılması doğru mu?
Merak eden devlet yetkilisi varsa; arar, yazdığımız kişinin kim olduğunu söyleriz.
Siz, Zonguldak’a iş yapmaya mı geldiniz?
Altınızda çalışan personel ile aşk yapmaya mı geldiniz?
Zonguldak insanını size sevdirmeyeceğiz!
Deryalar...
Biz, içinden çay geçen ilçedeki Deryaları yazıyoruz ya...
"Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Derya Akbıyık’ı yazıyormuşuz" gibi bir hava yaratmışlar!
Onu da yazarız!
Ama şimdi değil!
Hem niye yazalım?
Adam, Zonguldak’ta gazetecilerin cebine en az 2 milyon 500 bin liralık daire koydu!
Nankörlük etmeyelim!
Ama Karaelmas Gazeteciler Derneği kongresine karışırsa, yanlış yapar!
O zaman 2 milyon 500 bin lirayı yakarız!
İçinden çay geçen ilçede renkli geceler sürüyor!
Derya'nın biri, yurda dönüş hazırlığında!
Suriyeli mülteciler gibi başka memleketlere gitmişti!
Kocası drona yakalanmasaydı, daha erken gelecekti!
Öbür Derya’nın keyfi yerinde!
Osmanlı çileği gibi!
Başrol kahramanımız, eşinin adı "Derya" olan başka adamların peşinde!
Kıssadan Hisse: Üçlü filtre...
Bir gün bir tanıdık, Sokrat’a rastlar ve der ki:
"Arkadaşınla ilgili ne duyduğumu biliyor musun?"
"Bir dakika bekle" diye cevap verdi Sokrat ve devam etti:
"Bana bir şey söylemeden evvel, seni küçük bir filtreden geçirmek istiyorum. Üçlü filtre... Benimle arkadaşım hakkında konuşmaya başlamadan önce bir süre dur ve düşün. Önce söyleyeceğini birinci filtreden geçir. Bu 'gerçek" filtresidir. Bana biraz sonra söyleyeceğin haberin tam olarak gerçek olduğundan emin misin?"
"Hayır... Aslında bunu sadece duydum" dedi adam.
"Tamam... Öyleyse bunun gerçek olduğunu bilmiyorsun. Şimdi ikinci filtreyi deneyelim; 'iyilik' filtresi... Arkadaşım hakkında söyleyeceğin şey iyi bir şey mi?" der Sokrat...
Adam, "Hayır, tam tersi..." der.
"Öyleyse onun hakkında bana kötü bir şey söylemek istiyorsun ve bunun doğru olup olmadığından emin değilsin. Fakat yine de testi geçebilirsin. Üçüncü filtre ise 'yararlılık' filtresi... Bana arkadaşım hakkında söyleyeceğin şey, benim işime yarar mı?" diye sorar Sokrat...
"Hayır, yaramaz" der adam...
"İyi... Bana söyleyeceğin şey doğru olmayıp, işime de yaramayacak kötü bir haber ise, bana neden söyleyesin ki?" der Sokrat...