Önceki gün,
Mükellefiyet dönemine ilişkin,
Bir şiir paylaşmıştık.
Mükellefiyet döneminde,
Devlet eliyle ve zoruyla,
Zonguldak köylülerini maden ocağına zorla sokmuşlar.
Büyük dedelerimiz,
Mükellefiyetten kaçmak için,
Çok uğraşmışlar.
Çok çileler de çekilmiş.
Ağır şartlar altında çalışma bir yana dursun,
Sayısız ölümlü kaza meydana gelmiş.
Ocağa girmezsen ise,
İşkence ve ailenle tehdit edilmişsin.
Bu konuda bazı okumalar yaparken,
Doğu Karauğuz’un kitabını inceledim.
Mükellefiyet dönemine ilişkin şu ifadeleri kullanıyor, “Daha sonraki yıllarda, havzanın işletiminde Galata bankerlerinin yol açtığı çeşitli yolsuzluklarla karşılaşıldığından, yönetim, 1865 yılında Osmanlı Bahriye Nezâreti’ne devredilir. O güne kadar kömürden tam olarak beklediğini alamayan devlet, yeni düzenlemeler için bir denizci olan Mirliva (Tuğamiral) Dilâver Paşa’yı “Ereğli Mâden-i Hümayun Nâzırı” unvanıyla bu göreve getirir. Dilâver Paşa, ilk iş olarak, kömür ocaklarındaki çalışmayı düzen altına alacak bir nizamnâme (yönetmelik) hazırlar ve 24 Nisan 1867 tarihinde, “Ereğli Maden-i Hümayun Nizamnâmesi”ni ilân eder. Dilâver Paşa’nın bu 100 maddelik yönetmeliğinde, ocaklardaki çalışma kuralları yeni baştan düzenlenmiş, birçok yenilik getirilmiş, ancak “Mükelllefiyet” olarak adlandırılan maddeleri çevre köylerin başına belâ kesilmişti. “Mükellefiyet”, başlı başına ayrı bir yazı konusu olduğundan burada ayrıntıya girmiyorum.”
Şimdi burada ilginç bir gerçek ortaya çıkıyor.
Ben tarihçi değilim ama yorum yapıyorum.
Zonguldak köy halkına çile çektiren,
Zorla maden ocaklarına sokan,
Ölümlerden sorumlu olan,
Mirliva Dilaver Paşa’nın ismi,
Şuan adı Dilaver olan mahallede yaşıyor.
Bir çok acıların yaşanmasına neden olan Dilaver Paşa’nın ismi,
Zonguldak’ta,
Bir mahallede yaşatılıyor.
Mesela,
Kenan Evren’i ele alalım.
Yargılandıktan sonra,
Adı verilen mahalle, semt ve meydanların isimleri değiştirilmişti.
Bence,
Dilaver Mahallesi’nin ismi değiştirilmeli.
Bunu tartışmalıyız.
Radikal bir öneride bulundun farkındayım.
Ama bu ayıbın temizlenmesi lazım.
Alın size Zonguldak’ın bir kutsalı daha.
Bakalım,
Bunu tartışabilecek miyiz?