Hafta sonunda bağ-bahçe işleriyle ilgilenince, gündeme adapte olmakta güçlük çekiyoruz.
O nedenle haftaya yumuşak bir giriş yapalım...
Ormanda yürürken, kurumuş yaprakların çıkardığı hışırtı, klasik müzik konserini aratmıyor.
Hele o bir kuru dala bastığınızda çıkan ses ve hemen ardından devam eden hışırtı, insanın yüreğine nasıl işliyor...
Zaman zaman gündelik yaşamdan kopmanın faydasını görüyoruz.
İnsan, ektiği tohumun bittiğini görünce, mutlu oluyor.
Ürün verdiğini görünce, daha da mutlu oluyor.
Ürünü paylaşmanın mutluluğu, daha da muhteşem oluyor.
Ama bizi, en mutlu eden şey; üretmek...
Her gün yazı yazıp fikir üreten biri olarak üretim alanını çeşitlendirmek, üretkenliğimizi artırıyor.
Herkese tavsiye ederim.
Muharrem Akdemir, neden konuştu?
Zonguldak eski Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, Belediye Meclisi'nden yıkım kararı çıkan Fevkani Köprüsü'nün yıkılmasının yanlış olduğunu söylemiş. Muharrem Akdemir, köprünün onarım ihalesini yapmış ama sonra iptal etmişti!
Akdemir, belediye başkanlığı döneminde iktidar mensuplarının Lavuar Alanı için, "Biz yapacağız, size prim yaptırmayız" dediklerini hatırlatarak, "Zaten kendileri de yapamadılar" demiş!
Muharrem Akdemir'in uzun süredir sesi çıkmıyordu!
Zonguldak, öyle talihsiz bir kent ki, Muharrem Akdemir gibi bir isim, 10 yıl belediye başkanlığı yaptı.
10 yılda hiçbir şey yapmadığı halde şimdi çıkıp konuşabiliyor!
Muharrem Akdemir, neden konuştu?
Kimlerle buluştuktan ve görüştükten sonra konuştu?
Zonguldak, öyle bir dönemden geçiyor ki, aklımıza mukayyet olmakta güçlük çekiyoruz.
Yeni döneme hazırız
Basın İlan Kurumu, internet sitelerinde de resmi ilan yayınlama kararı aldı.
Uygulama, 2023 yılında yürürlüğe girecek.
Yönetmelik çalışmaları sürüyor.
Yazılı basının son dönemde çektiği sıkıntıları biliyoruz.
Tirajlar düşüyor, maliyet yükseliyor.
Pusula, yıllardır internet yayıncılığı yapıyor.
Yazılı basının önemini kaybedeceğini görerek çıktığımız yolda çok önemli mesafe katettik.
Biz, yeni yönetmeliğe kendimizi hazır hissediyoruz.
Yeni döneme, yeni yarışa, yeni heyecana hazırız.
'Kömür'ü, 'ömür' bilenlerin kenti...
Kendi evlatlarına gurbeti yaşatan kentin adıdır Zonguldak.
Denizinden çıkan balığı Ankara'dan pahalı yiyen kentin adıdır Zonguldak.
Türkiye'yi aydınlattığı halde en çok karanlıkta kalan kentin adıdır Zonguldak.
Yolların kesiştiği değil, büzüştüğü kentin adıdır Zonguldak.
Hastanesine otopark yapmayı unutan kentin adıdır Zonguldak.
Oturduğu koltuktan kalkmak istemeyen idarecilerin yönettiği kentin adıdır Zonguldak.
Evini yönetemeyenlerin, belediyeleri yönettiği kentin adıdır Zonguldak.
Sizin "kömür" diye yaktığınız madeni, "ömür" diye bilen kentin adıdır Zonguldak.
Önemsiz insanların, kendine anlam ve önem yükledikleri kentin adıdır Zonguldak.
Günün Fıkrası: Aslan terbiyecisi...
Bir kasabaya sirk gelmiş. Sirkin geldiği gün aslan terbiyecisi istifa etmiş, gitmiş. Patron, panik halinde, "Hemen yerel gazeteye ilan verin. Acele bir aslan terbiyecisi bulalım" demiş.
İlan vermişler, iki kişi gelmiş. Biri uzun boylu, sarışın bir fıstık, diğeri bildiğimiz bizim Temel, kel kafalı, kısa boylu ve şişman olanı...
Patron, "İkiniz de aslan terbiyecisi misiniz?" diye sormuş, "Evet" demişler.
Kadına, "Önce sen gir bakalım kafese..." demiş. Kadın girmiş, arkasından kafesi kilitlemişler. Baba aslan kadına bakmış, ağır ağır yaklaşmaya başlamış. Kadın, birden üzerindeki giysisinin önünü açmış, çırılçıplak kalmış.
Baba aslan önce afallamış, sonra kıza yaklaşmış ve ayak ucundan başlayarak yukarıya kadar yalamış.
Sonra, gevşemiş ve sakin, mutlu bir şekilde kadının ayaklarının dibine uzanmış, yatmış.
Patron, dönmüş Temel'e, "Sen de aynı şekilde yapabilir misin?" demiş.
Temel, "Elbette yaparım ama önce aslanı kenara çekin."