Bartın'ın Amasra İlçesindeki Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Amasra Müessese Müdürlüğü'nde yaşanan maden kazasında, hastanede tedavi gören bir madencinin vefatıyla kaybettiğimiz can sayısı 42 oldu.
Bilirkişi ön raporu yayınlandı, soruşturma süreci devam ediyor.
8 kişi tutuklandı, yeni gözaltıların olabileceği ihtimali var.
Bu süreçte gözlemlediğimiz ne?
TTK'nın ne hale geldiği ya da ne hale getirildiği...
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Amasra Maden Kazasını Araştırma Komisyonu'nda yapılan sunumlar ve soruşturmada verilen ifadeler, kurumun içinde neler yaşandığının gerçek yüzünü ortaya çıkarıyor.
Gözaltına alınan Amasra Müessese Müdür Yardımcısı Salih Atmaca'nın ifadesi şöyleydi:
"Sadece oturdum, maaş aldım."
Çünkü Müdür Yardımcısı Atmaca, 2 yıldan bu yana görevlerinin kendisinden alındığını ve bu görevleri yapamadığını anlattı.
Atmaca, ifadesinde, 2020 yılının Ağustos ayından sonra hiçbir iş yapmadığını, talimat almadığını, emir vermediğini ve hiçbir sorumluluk altında olmadığını söyledi ve şöyle devam etti:
"Sadece oturdum. Maaşımı aldım. Üretim İltisak Müdürü olarak boş kadro üzerimde duruyordu. Ancak bana bir şey yaptırılmıyordu. 2020 yılının Ağustos ayından sonra iş icabı ocağa girmem, bana bağlı birimlere emir vermem, bilgi almam hem şifaen hem de yazılı olarak yasaklanmıştır. İş güvenliği uzmanlığım vardı, iş güvenliği uzmanlığım düşürüldü.
Ocağa girdiğim tarih, kazadan 1-1,5 sene öncedir. Bu tarihten sonra ocağa girmedim. Benim idari görevim yerine Müessese Müdürü Cihat Özdemir, bana bağlı olan birimleri kendisine bağlayarak bakmaya başladı."
Müessese Müdürü Cihat Özdemir, bunu neye istinaden yapıyor?
Hangi hakla bu yetkiyi kendinde görüyor ve uyguluyor?
Kim bilir, kurumda gün yüzüne çıkmamış daha ne olaylar var.
Bu durumdan TTK Genel Müdürü Kazım Eroğlu'nun haberi var mıydı?
Olmaması mümkün değil tabi ki...
Ancak bu kurumda bazı konularda Kazım Eroğlu'nun da maalesef yetkisi yok!
Siyaset, hemen araya giriveriyor!
Kurumun içinde herkes istediği gibi at koşturuyor!
Kurumun başındaki kişi, içerideki
olumsuzluklara ses çıkaramıyor, hiyerarşi uygulanmıyor, işin içine siyaset karışıyor!
Ancak kurum içinde bir sorun patlaması yaşandığında; sorumlu Genel Müdür olarak gösterilmeye çalışılıyor.
Yok öyle bir şey...
"Bu kurum, kimsenin arpalığı değil" diyeceğim de, diyemiyorum.
Çoktan "arpalık" olmuş bile...
TTK'nın adını "Türkiye Arpalık Kurumu" olarak değiştirelim!
Amasra'dan Genel Müdüre; kalifiye eleman eksikliği bildiriliyor, işçi talebi yapılıyor.
Ancak Genel Müdür buna bir şey yapamıyor.
Neden?
Çünkü önünde kocaman bir siyaset dağı var!
Yazık, şu hale bakın...
Bir zamanlar 55 bin işçinin çalıştığı, sadece Zonguldak'ı değil, Türkiye'yi
doyuran, stratejik taşkömürünün çıkartıldığı, herkesin boğazından madenci lokmasının geçtiği kurumun son durumu budur!
Siyasiler, lütfen gidip az ötede utanın!
GMİS'e kadın eli değdi
Genel Maden İşçileri Sendikası'nın (GMİS) 12'nci Olağan Genel Kurulu sürecinde; Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Merkez Servisleri Şube Başkanlığı'na Aysel Kocabaş seçildi.
Aysel Abla, "İlk Kadın Şube Başkanı" olarak GMİS tarihine adını yazdırdı.
Bir kadın olarak kendisini tebrik ediyorum, başarılar diliyorum.
O minyon yapısıyla, kibar konuşmalarıyla dışarıdan bakınca "kolay lokma" gibi görünen Aysel Kocabaş'ı, o koca yüreğinden öpüyorum.