Bir ilçede Kaymakam, eşine kıyamadığı için lojmanın temizliğini vakıf personeline yaptırıyor!
Yetmiyor, vakıf üzerinden alınan vefa personeline çocuğuna baktırıyor!
Çocuğa bakacak personelin mülakatını Kaymakamın eşi yapıyor!
İnanılacak gibi değil!
Siz kimsiniz, kendinizi ne sanıyorsunuz?
Biz olaya el atınca vakıftan alınan vefa personeli geri çekildi!
Kaymakamın eşi temizlik yapmıyor!
Kaymakamın eşi çocuğa bakmıyor!
Kaymakamın eşi sabah kahvaltı hazırlamıyor!
Kahvaltı işini nereden biliyoruz?
Çünkü Kaymakam her sabah ilçede bir iş insanının ofisinde kahvaltı yapıyor!
Bu iş insanının evinde uyuşturucu bulundu!
Oğlu tutuklandı!
Yani evinde uyuşturucu bulunan, oğlu uyuşturucu bulundurmak ve kullanmaktan tutuklanan (Başka bir şey daha yaptı, onu şimdi yazmayayım! Başkan kızıyor) birinin işyerinde her gün kahvaltı yapmak Kaymakama yakışıyor mu?
Bu iş insanlarında ‘Kaymakam’ hastalığı var!
Bunlar önceki Kaymakama da kene gibi yapışmışlardı!
Şimdi önerilerimizi sıralıyoruz!
Bence Kaymakamlık lojmanının temizliğini Kaymakamın eşi yapmalı!
Sınava çalışıyor bahanelerini bırakmalı!
Kaymakam eşine kıyamıyorsa bir temizlik personeli bulmalı!
Kaymakamın eşi, çocuğuna kendisi bakmalı!
Çocuğuna bakamıyorsa, her sabah birlikte kahvaltı yaptığı iş insanı Kaymakama bir temizlikçi ile bir çocuk bakıcısı ayarlamalı!
Devletin Kaymakamı bir iş insanına korumalık yapıyorsa bunun bedeli ödenmeli!
Bu iş insanı geçmişte çok kişiyi mağdur etti!
Korunmak için Kaymakam, Emniyet Müdürü gibi isimlere yakın olmayı seçti!
Kaymakam ile her sabah kahvaltı yapan birine kimse bir şey diyebilir mi?
Her gün Kaymakamlığa gidip lak lak yapan birine kimse bir şey diyebilir mi?
Başına bir iş gelmesin diye!
Kimse tehdit etmesin diye!
Bir Kaymakam bu kadar kötü ve sınırsız kullanılır mı?
Bu Kaymakam bu kenelerden kurtulamaz!
Onun için bizim bu Kaymakamdan kurtulmamız lazım!
Makama geç geliyor!
Mesaisinin büyük bölümünü sabah kahvaltı yaptığı iş insanı ile geçiriyor!
Üstelik bu iş insanı ilçenin insanı da değil!
Sabah kahvaltı, öğlen kahve, akşam yemek!
O zaman bırak Kaymakamlığı overlokçu ol!
Makam odasının penceresinden meydana bakıp “İlçenin en büyük adamıyım” diye bıyık buran Kaymakam istemiyoruz!
Biz ilçe halkına hizmet eden, onlara tepeden bakmayan bir Kaymakam istiyoruz!
Bu arada!
Vakıf personelinin vakıf hizmetlerinden başka bir görevde geçici veya tam zamanlı çalıştırıldığı durumda, çalıştırılan süre dikkate alınarak personele yapılan ödemelerin, sorumluluğu tespit edilen vakıf başkanı, mütevelli heyeti üyeleri, vakıf müdürü ve görevlendirilen personele rücu ettirileceği, görevlendirilen personelin yapılan görevlendirmeye yazılı olarak itiraz ettiği takdirde müeyyideden muaf tutulur.
Bu vefa personeli ile ilgili 250.000 TL kamu zararı oluştu!
Kaymakam bu parayı cebinden ödemeli!
Ödemiyorsa, her sabah kahvaltı yaptığı iş insanı ödemeli!
Öyle yağma yok!
Dizlerinin bağı çözülüyor!
Zonguldak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hasan Öztürk imzalı bir yazı gördüm!
“Zonguldak Merkez, Terakki Mahallesi, Gültekin Kızılışık Caddesi’nde bulunan 1800 Ada 26 Parsel ve 1811 Ada 1 Parsel ile kayıtlı olan taşınmazlarda uygunsuz hafriyat toprağı dökümü olayı gerçekleştirildiği ve bu durumun çevre kirliliğine neden olduğu ve tehlike yarattığı hususları belirtilerek gerekli incelemelerin yapılması ve önlemlerin alınması istenmiştir.
Konuya ilişkin olarak İl Müdürlüğümüz teknik personelleri tarafından söz konusu mevkide yerinde denetim yapılmıştır. Denetim esnasında söz konusu bölgede hali hazırda herhangi bir hafriyat dökümü olayının gerçekleşmediği ve alanda iş makinesi ile saha düzeltme çalışmalarının yapıldığı hususları tespit edilmiştir.”
Hasan Öztürk denetim yaptırınca Allah tarafından hiç çalışma olmuyor!
Hasan Öztürk şehir dışında olduğu zaman yapılan denetimde hafriyat döküldüğü tespit edilebiliyor!
Biz bu durumu nasıl yorumlamalıyız?
Hasan Öztürk, kelimenin tam anlamıyla bir idareci!
Durumu idare ediyor!
Ona dokunmayan yılanlar bin yıl yaşıyor!
O da İl Müdürü olarak görevine devam ediyor!
Biz eleştirdiğimiz için kendisini savunacak bir Milletvekili de buluyor!
Tencere gibi yuvarlanıyor!
Kapağını buluyor!
İki yazı yazılsa dizlerinin bağı çözülüyor!
Hayırlara vesile olur inşallah!
Hasan Öztürk’ün Zonguldak ile bir ilgisi yok!
Emekli olur gider!
Ama döneminde yaşanan sorunları biz ömür boyu çekeriz!
Hasan Öztürk!
Gülten Sokak değil!
Gültekin Kızılışık Sokak!
Demek ki siz yanlış yere gitmişsiniz!
Gülten kadın ismi!
Gültekin erkek ismi!
Anladın değil mi?
Küçükbaş, büyükbaşı yer!
“Küçükbaş, büyükbaşı yer” sözünü hatırlıyorsunuz değil mi?
Tam da bu söze uygun bir hikaye çıktı ortaya!
Nüfus kağıdı bile cebinde olmayan küçükbaş, babası sayesinde oturduğu koltukta çok yanlış hareketler yapıyor!
Rüştünü ispat etmek için herkesi ateşe atıyor!
İlçede yapılan toplantıdaki görüşmeleri, Zonguldak’a aktarıyor!
Çok büyük bir rezilliğe imza atıyor!
“Ürümesini bilmeyen köpek, sürüye kurt getirir” sözü gerçek oluyor!
İlçede olanı/biteni Zonguldak’a aktararak babasının fabrika yeri için inanılmaz bir mücadele veren Milletvekilini bile ateşe atıyor!
Sanıyor ki, böyle yaparak hedefe ulaşacak!
Adam yerine konacak!
Bak çocuk, neden olduğun rezil yayın gelip seni nasıl bulacak?
Hem de en doğru şekilde!
Fabrika ayarları!
Fabrika ayarlarına dönmememizin yöreye çok katkısı oldu!
Elektrikli aracını Kaymakamlık lojmanında şarj eden, lojmanı devlete temizleten, çocuğuna devletin personeline baktıran Kaymakamı yazdık!
Sonra Kaymakamlara kene gibi yapışan iş insanlarına atladık!
Araya bir de oda başkanı sıkıştırdık!
Karısı saçını yolunca, protez saçla birlikte kafa derisi yüzülen avukatı yazdık!
Haftaya çok renkli bir şekilde girdik!
Böyle iyi!
Ayarını bozduğunuz kantar, sizi işte böyle tartar!