Bizim overlokçu Kaymakam, sabah 09.00’da makamına geldi!
Oysa her gün bir iş insanının ofisinde kahvaltı yapıyor, 11.00’dan önce makama gelmiyordu!
Bundan sonra böyle!
Mesaiden çalmak yok!
Kahvaltı yaptıkları yere adam diktik!
Kaymakam bey oraya gelince bize haber verilecek!
Herkes mesaisine dikkat edecek!
Kaymakamlık çalışanlarına selam verilecek!
Herkes kendi çocuğuna kendi bakacak!
Vefa personelini kullanmayacak!
Elektrikli aracın şarjını herkes kendi cebinden yapacak!
Lojmanın temizliği için vakıf personeli kullanılmayacak!
Kimse kendini Margaret Thatcher sanmayacak!
Hiçbir Kaymakam, evinde uyuşturucu bulunan kişilerle oturmayacak!
Oğlu uyuşturucudan tutuklanan ve bir kız çocuğunu hamile bırakan kişilerle oturmayacak!
Bu tip kişilere korumalık yapmayacak!
Eşinin yorulmasını istemeyen Kaymakam, lojmana yardımcı eleman alacak, parasını cebinden verecek!
Kaymakam mesaiyi biraz daha öne çekmeli!
09.00’da geliyor!
Memurlar kaçta geliyorsa, Kaymakam da o saatte gelmeli!
Kaymakamlığın önüne dikilmeli!
Kim erken geliyor, kim geç geliyor görmeli!
Ceza olarak herkese tek tek “Günaydın, nasılsınız?” demeli!
Her gün ilçeye dışarıdan gelmiş iş insanına günaydın diyorsun!
İlçenin kendi insanından bir günaydını neden esirgiyorsun!
Mesaiyi erken bitirip kaytarmak yok!
Mülkiye Müfettişleri gelinceye kadar böyle!
Sürekli takip edeceğiz!

Keneler

Türkiye'de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakaları, özellikle İç Anadolu'nun kuzeyi, Orta ve Doğu Karadeniz ile Doğu Anadolu bölgelerindeki yaklaşık 30 ilde yoğunlaşıyor!
Hastalığın en çok görüldüğü ve riskin en yüksek olduğu iller arasında Tokat, Sivas, Erzurum, Çorum, Kayseri, Gümüşhane ve Bayburt öne çıkıyor!
Biz bazı iş insanları için “Kaymakama kene gibi yapışmışlar” diyoruz ya!
Aslında Kaymakamı düşünüyoruz!
Vücuda kene tutunması durumunda, kenenin çıplak el ile ezilmeden ve ağız kısmından bir cımbız veya aparat yardımıyla vakit kaybetmeden çıkarılması gerekiyor!
Bizim yaptığımız tam da bu!
Bu keneleri ezmeden Kaymakam beyden kopartmaya çalışıyoruz!
Sonra ilçeden kopartacağız!
Yavaş yavaş!
Çıkartamazsak Kırım Kongo Kanamalı Ateşi vakası meydana gelir!
Allah korusun!
İlçeyi bu kenelerden korumamız lazım!

Müdür yokken daha iyi!

Zonguldak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekipleri, Terakki Mahallesi Gültekin Kızılışık Sokak’ta hafriyat döküm alanı olarak kullanılan Münevver Kavi’ye ait bahçede denetim yaptı.
Ve şöyle bir tutanak tuttu: “Taşınmaz üzerinde gerçekleştirilen denetim sonucunda; bahçe geçen şahsa ait Terakki Mahallesi Gültekin Kızılışık Sokak No 30 adresindeki taşınmaz üzerinde hafriyat kamyonları ile olduğu malzemesi (toprak ve taş) dökülerek iş makineleri ile düzeltme işlemlerinin yapıldığı tarafımızca tespit edilmiştir.”
Tamammmm!
Daha önce Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü bu bahçede hafriyat döküldüğünü tespit edemiyordu!
O yokken bu tespit yapıldı!
Şimdi Zonguldak Belediyesi’ne yazı yazıldı!
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, eski mükellefi, alkol arkadaşı Akın Kavi hakkında ne karar verecek göreceğiz!
Biliyorsunuz Tahsin Erdem, Akın Kavi’nin evine gitti, kızını işe alacağına dair söz verdi ve aldı.
Oğlunu da cankurtaran olarak işe alacaktı!
Çocuk mülakatta canını zor kurtardı!

Sinsi plan!

Eşinin yanında çalışan hafriyatçı Akın Kavi’nin internet sitesinde yalan yanlış bir haber yayınlanmış!
Haberin spotu şöyle: “Pusula internet sitesi imtiyaz sahibi Ali Rıza’nın, Münevver Kavi’ye ait Bahçelievler Mahallesi’ndeki arazisi üzerinden ağabeyi Sabri Tığ’ın damadı Murat Yılmaz’ı ‘il müdürü’ yaptırmak için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hasan Öztürk’ü yıpratmak olduğu öğrenildi.”
Akın Kavi’nin annesi Münevver Kavi’nin hafriyat döküm alanı olarak kullandığı bahçe Bahçelievler Mahallesi’nde değil!
Terakki Mahallesi Gültekin Kızılışık Sokak’ta!
Murat Yılmaz, Sabri Tığ’ın değil, rahmetli Mehmet Tığ’ın damadı!
Üstelik Murat Yılmaz zaten İl Müdürü!
Burada İl Müdürü olmaya ihtiyacı yok!
Biz bu yüzden Zonguldak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hasan Öztürk’ü yıpratıyormuşuz!
İşin doğrusunu yazalım!
Zonguldak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hasan Öztürk, ağabeyim Sabri Tığ’ın arkadaşıdır!
Hasan Öztürk, defalarca Sabri Tığ’a kendisini yazmamam için rica etmiştir!
Zaman zaman durdum!
Ama baktım ki Hasan Öztürk cesur davranmıyor, topu taca atıyor, o dakikadan sonra ağabeyim Sabri Tığ’ı dinlemedim!
Hasan Öztürk izin vermese Akın Kavi o hafriyat alanını açamazdı!
Belediye Meclisi bu kararı alamazdı!
Biz Hasan Öztürk’ü bu nedenle yazıyoruz!
Rahmetli ağabeyimin damadını Zonguldak İl Müdürü yapmak için değil!