Önce şu satırları okuyalım!
“Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla yürütülen soruşturma kapsamında, Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri yaklaşık 4 ay süren teknik ve fiziki takibin ardından operasyon için düğmeye bastı. Operasyonda, aralarında Zonguldak Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nde görev yapan Kadın Doğum Uzmanı Dr. Ferhat Tüfekçi'nin de bulunduğu 19 kişi gözaltına alındı.
Soruşturmanın en dikkat çekici iddiası ise Dr. Ferhat Tüfekçi hakkında ortaya atılan bilgiler oldu. Dosyada yer alan iddialara göre, yaklaşık 5,5 aylık hamile olan bir kadının gebeliğinin sonlandırılması için 100 bin TL karşılığında anlaşma yapıldı.
İddialara göre doktorun, hamile kadını hastaneye çağırarak önce anne karnındaki amniyon sıvısını boşalttığı, ardından düşük ilacı reçete ettiği öne sürüldü. Ancak hastaya, reçete edilen ilacı kullanmaması yönünde telkinde bulunulduğu da soruşturma dosyasındaki iddialar arasında yer aldı.
Soruşturmayı yürüten birimlerin değerlendirmelerine göre, yapılan işlemin ardından bebeğin kendiliğinden düşmüş gibi gösterilmeye çalışıldığı da iddia edildi.”
Böyle bir kansızlık olabilir mi?
Resmen bir cinayet işlenmiş!
Bu olayların Zonguldak Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’nde yani devletin hastanesinde olması tuhaf değil mi?
Kadın Doğum Uzmanı Dr. Ferhat Tüfekçi bir süre önce yine kürtaj iddiasıyla gözaltına alınmış, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı!
Zonguldak’ta herkes Kadın Doğum Uzmanı Dr. Ferhat Tüfekçi’nin bu işleri yaptığını biliyor!
Para için her şeyi yapan birkaç doktor var Zonguldak’ta!
Biri Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi’nde!
Diğeri de Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde!
Bu üç doktorun dini/imanı para!
Bunlara üç/beş doktor daha ekleyebiliriz!
Başta, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, Zonguldak Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Kapağan olmak üzere soruşturmayı yürüten savcılarımız, Zonguldak İl Emniyet Müdürü Sinan Ergen, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Müdürlüğü ekiplerine, Zonguldak’ın bu kanayan yarasına neşter vurdukları için teşekkür ediyoruz!
Hakimlerimizin vereceği karardan bağımsız olarak söylüyorum!
Bu tür kişilerin gözaltına alınıp kamuoyuna duyurulması bile önemlidir!
Gerisi Türk Adaletinin bileceği iştir!
Bizim yargıya güvenimiz tamdır!

Kaymak!

Overlokçu Kaymakam konusunu şimdilik kapatıyoruz!
Çünkü biz kendi açımızdan görevimizi yaptık!
Devletin tüm birimlerini harekete geçirdik!
İçişleri Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın neler yapacağını hep birlikte göreceğiz!
Umarım bu Kaymakam gereken dersleri çıkarır!
Kibir ile, ego ile bir yere varılamayacağını görür!
Kiminle oturacağını, kiminle kalkacağını öğrenir!
Özellikle evinde uyuşturucu bulunan kişilerle sabahları kahvaltı yapmaz!
Öğlen makamda buluşmaz!
Akşam yemeğe çıkmaz!
Sabah evden kahvaltı yapmadan çıkmaz!
Vefa personeline çocuk baktırmaz!
Temizliğini vakıf personeline yaptırmaz!
Hatalarına tekrar ederse biz yine buradayız!
Görev yaptığın ilçede terör yok!
Resmi plakayı çıkartıp sivil plaka ile gezmek neyin neyi?
Devletin arabası ile kime hava atıyorsun?
Bir de Kaymakamlıkta kadınlara fal baktıran bir personel var!
“Hadi bir fal bakın! Falımız fallansın” diyormuş!
Sonra onlara sosyal medyadan yürüyormuş!
Kaymakam konuyu biliyormuş!
Ama kendi torbası dolu olduğu için başkasının torbasına bakamıyormuş!
Ara verdik diye esnemek yok!
Sabah 09.00 olmadan mesai başlasın!

Bankada ateş etmek

Zonguldak'ın Soğuksu semtindeki Vakıfbank şubesinin ticari müşteriler katında AK Parti Zonguldak İl Yönetim Kurulu Üyesi Batuhan Hasanoğlu, evinin icradan satılığa çıkarılmasına tepki göstererek silahla yere bir el ateş etti.
Polisin hemen gözaltına aldığı AK Parti Zonguldak İl Yönetim Kurulu Üyesi Batuhan Hasanoğlu partiden istifa etti!
Bankaya silahla gitmek ne demek?
Bankada silahla ateş etmek ne demek?
Bankadaki memurun ne kabahati var?
Sosyal medya hesabına baktım!
Kişisel detaylarına göz attım!
Vallahi hiç şaşırmadım!
Zonguldak kendine gelmeli!
Zonguldak’ta siyasi partiler kendine gelmeli!

Kel başa şimşir tarak

Bir kadın, kendisini terk eden adamın babasına kafayı takmış!
Sevgilisinin kendisini bırakma nedeni olarak müstakbel kayınpederini gören kadın çok hırslanmış!
Müstakbel kayınpederinin, müstakbel kayınvalidesini bir TTK çalışanı ile aldattığını yayıyormuş!
Müstakbel kayınpederin hem karısı ile başı dertte!
Hem de oğlu ile başı dertte!
Şimdi de oğlunun terk ettiği kadın ile başı dertte!
‘Azıcık aşım, ağrısız başım’ diyeceği yerde kendini bu kadar pohpohlayınca başı dertten kurtulmuyor!
Kel başa şimşir tarak, öyle başa böyle tarak!