Zonguldak'ın Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinin Ayiçi mevkiinde özel sektöre ait bir kömür ocağında göçük meydana geldi.

İki maden işçisi göçük altında...

Kurtarma çalışmaları sürüyor.

Haberi duyan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Zafer Benli, Zonguldak'a geliyor.

TTK Genel Müdür Vekili Kazım Eroğlu'nu ziyaret ediyor.

Ardından Zonguldak Valisi Ali Kaban ile birlikte 2 madencinin mahsur kaldığı madene gidiyor.

AK Parti Zonguldak İl Başkanı Zeki Tosun da, programı takip ediyor.

Orada insanlar acı içinde. Zeki Tosun gülüyor. Artık kim komik bir şey anlatmışsa!

İnsanların acıları yüzünden okunurken, Zeki Tosun'un 2 maden işçisinin mahsur kaldığı madenin önünde gülmesini eleştiren vatandaşlar, "Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, 'Halkın derdiyle dertlenin' diyor. Bizim İl Başkanımız, dertli insanların yanında gülüyor. Bu mu siyaset? Zeki Tosun'un yaptığı çok ayıp... Hem yer altında mahsur kalan madencilerin anısına saygısızlık, hem de acıyla orada haber bekleyen ailelere saygısızlık" diyorlar.

Zeki Tosun'un şimdiye kadar kırdığı potları biliyoruz.

Ama gerçekten insan onurunu incitecek bir davranış.

Nerede, nasıl davranacağını bilmeyen bir kişiden siyasetçi olur mu?

Üstelik iktidar partisini temsil edecek.

Cumhurbaşkanını, Başbakanı böyle mi temsil edeceksin?

Tabi bu olaylar insanın aklına kılavuz-karga hikayesini getiriyor.

Bir de Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın söylediği gibi metal yorgunluğunu!

Normal bir ülke olsak, Zeki Tosun özür dileyip, istifa eder.

Ama bakın bu yazıdan sonra kaç dereden su getirip, konuyu bambaşka yerlere çekecekler!

İzleyip görelim...

Peki, ne değişti?

Gelik'teki göçük haberini takip eden iki gazeteci arkadaşımız saldırıya uğradı.

Birinin fotoğraf makinesi, diğerinin kamerası, öbürünün kafası kırıldı!

Bu nasıl iş, Allah aşkına?

Olayın yaşandığı bölgede bir sürü polis var.

Hatta Zonguldak İl Emniyet Müdürü Ahmet Metin Turanlı da oralarda.

Saldırının ertesi günü Sayın Valimiz Ali Kaban olay yerine gidiyor.

Gazeteciler hala tehdit ediliyor.

Önceki Müdürümüz Sayın Osman Ak döneminde böyle olaylar yaşanmamıştı!

Gazeteciler aynı, Zonguldak insanı aynı! Peki, ne değişti?

Bu konuyu uzatmak istemiyorum. Geçmişte bir Emniyet Müdürü ile tartıştım, kendimi suç örgütünün içinde buldum! Kurtarıncaya kadar da akla karayı seçtim!

Umarım bundan sonra gazeteci arkadaşlar, bir daha böyle alçakça saldırıya maruz kalmazlar.

Ne oldu kantin kiraları?

Kamu Hastaneleri Birliği Zonguldak Genel Sekreteri Uzman Dr. Muharrem Erdem, Ereğli Devlet Hastanesi'nde yönetici iken tahsil etmediği kantin kirasını hala tahsil edebilmiş değil.

Muharrem Erdem, ihale şartnamesine ve yönetmeliklere rağmen kantin kirasını tahsil etmeyerek bir suç işlemiş.

Peki, şimdi neden tahsil etmiyor?

"Efendim, icra işlemi başlattık" diyerek geçiştirilecek bir konu değil ki bu.

Akaryakıt istasyonunda ödemelerin yüzde 90'ı kredi kartıyla yapılıyor.

Post cihazının bağlı olduğu hesaba haciz işlemi uygularsan, 15 günde 2 milyonluk tahsilat çok rahat bir şekilde yapılır.

Yoksa siz kullanılmayan hesaplara mı haciz koydunuz?

Devletin 2 milyonunu göz göre göre tahsil etmemek, ne demek?

Buradan çağrı yapıyoruz.

Ey Muharrem Erdem...

Bu paranın tahsilatını geciktiren bir siyasetçi, bir danışman varsa!

Sana bu konuda bir baskı yapılıyorsa, çık kamuoyuna açıkla...

Bu devlet, senin arkanda olur, merak etme!

Biz de arkandayız, hiç merak etme!