Adamın biri...
Yaklaştı İmam Hüseyin'e...
Selam verdi.
- Ey peygamberin torunu! Ben birine kefil oldum. Kan parası için. Ama ödeyecek gücüm yok.
"Onu halkın en şereflisinden istesem... Daha iyi olur" diye düşündüm. Peygamberin ailesinden daha şerefli kimse aklıma gelmedi. Onun için sana geldim.
[*] [*] [*] [*]
İmam Hüseyin.
Adamı dinledi.
Sonra;
- Ey kardeş! Sana üç soru soracağım. Birini bilirsen, borcunun üçte birini veririm. İkisini bilirsen, borcunun üçte ikisini veririm. Hepsine cevap verirsen, borcunun tamamını öderim.
[*] [*] [*] [*]
Adam dinledi.
Metot iyi.
Ancak ilim ehli birisi...
Bir göçebeye ne sorabilir?
Düşündü...
- Ey peygamberin torunu! Senin gibi ilim ehli birisi benim gibi cahil birine soru sormak mı istiyor?
- Evet. Ceddim Resulullah'tan (sav) şöyle duydum: "İyilik ve ihsan ilim miktarınca yapılmalıdır."
Adamın diyecek sözü kalmadı.
Şansını deneyecek.
- Pekala, buyurun o zaman. Sorun. Bilirsem cevap veririm. Bilmezsem sizden öğrenirim.
- Hangi amel bütün amellerden üstündür?
- Allah'a iman.
- Hangi şey insanı helak olmaktan kurtarır?
- Allah'a güvenmek. Ona tevekkül etmek.
- İnsanı süsleyen şey nedir?
- Kendisiyle amel edilen ilim.
- İlmin dışında insanı süsleyen şey nedir?
- Cömertlik ve mertlik ile birlikte olan servet.
- Eğer o olmazsa?
- Gökten bin ateş gelsin. O adamı yaksın. Çünkü o böyle bir azaba layıktır.
İmam Hüseyin, bu cevaba gülümsedi.
Bir kese altın verdi.
Yetmedi...
İki yüz dinar değerindeki yüzüğünü de adama verdi.
- Bu kesedeki altınlar ile adamların borçlarını öde. Bu yüzüğü sat. Onunla da geçim masraflarını karşıla.
[*] [*] [*] [*]
Adam sevindi.
Ardından şu ayeti okudu:
"Allah Teala risaletini nerede karar kılacağını daha iyi bilir." (5/27)
Altınları çamura atın...
Selçuklu Sultanı...
Mevlana Hazretlerine birkaç kese altın gönderir.
"Kabul eder" diye umut eder.
Elçi gelir.
Altınları sunar.
Talebelerden biri altınları alır.
Hz. Mevlana'ya getirir.
Bakar talebesine...
- Beni gerçekten seviyorsanız, altınları dışarıdaki çamura atın.
Talebe hiç tereddüt etmez.
Çıkar dışarı...
Altınları çamura atar.
Durumu gören ahali...
Hemen dalar çamura...
Altınları toplamak için yarışırlar.
Tabi bu arada hepsi çamura bulanır.
Mevlana Hazretleri, bu durumu ibret almaları için talebelerine anlatır.
- Bu altınlar dünyalıktır. Almaya çalışan dünya ehlinin üstünü-başını batırdı. Kirletti. Ahiret ehlinin de kalbinin kirletir. Çeşitli günahlara sevk eder. İbadetten uzaklaştırır. Bunun için dikkat etmeliyiz. Hırs yapmadan, kanaat üzere bulunmaktır. Dünyada ahiret saadeti için çalışılmalı. Kazanılmalıdır. Allah insanlara faydalı olmayı emreder. Dünyadaki mutluluklardan biri de, helal kazanmaktır. Bu kazancı hayır yaparak ahirete göndermektir. Asıl sermaye ise... Amel... İhlas... Güzel ahlak... Bunlara sahip olmaktır.