Yeniçağ&[#]8217;dan Zonguldak&[#]8217;a dönüyorum. Otoyola girişim çok hızlı oluyor.

Nasıl olsa OGS kullanıyorum.

Ne ara Mengen&[#]8217;e geldim, hatırlamıyorum.

Dorukhan Tüneli&[#]8217;ni geçtikten sonra müthiş bir manzara...

Sonbahar tüm güzelliğiyle salınıyor karşımda.

&[#]8220;Mutluluğun resmi&[#]8221;ni çizmişler sanki ormana.

İnanılmaz bir renk cümbüşünde basıyorum gaza.

Devrek&[#]8217;te otobandan çıkıyorum.

Gazeteci İbrahim Tığ ile Diş Hekimi Dr. Murat Altunok&[#]8217;a uğruyorum.

Sonra tekrar giriyorum otobana.

Bir bakmışsın Sapça Tüneli&[#]8217;ndeyim. Tünel o biçim. Işıklı bir sahne gibi...

Ve ondan sonra Shell Akaryakıt İstasyonu ile Petrol Ofisi istikametinde doğa tüm cömertliğini sergiliyor yine.

Üç şeritli yolda hiç duraksamıyorum.

Gökgöl Tüneli&[#]8217;ni geçiyorum.

Akşam hava kararmak üzere&[#]8230; Ama her yer ışıl ışıl&[#]8230;

Bir madene girer gibi giriyorum şehre.

&[#]8220;İşte Zonguldak bu&[#]8221; diyorum kendi kendime.

Oradan yine iki şeritli çevre yoluna giriş yapıyorum.

Aziz Çavuş&[#]8217;un bahçesinde rezillik ortadan kalkmış.

Maden Müzesi ortaya çıkmış. Kömür depoları kaldırılmış.

Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi bitmiş, yanında kamu binaları, spor alanları, okullar&[#]8230;

İkinci Makas&[#]8217;tayız. Mithatpaşa Tüneli ışıl ışıl.

O mezbelelik ortadan kalkmış.

TTK Maden Makineleri Fabrikası&[#]8217;na üniversitenin teknik birimleri taşınmış.

Hemen ilerisinde Kiler&[#]8217;in devasa alışveriş merkezine insanlar akın ediyor.

Kızılay Kan Merkezi, TTK Sağlık Merkezi ve Tekel binası yok.

Koca bir alan kazanmış Zonguldak.

Gazipaşa&[#]8217;da trafik yok. Arka taraftan tek yön geçiyoruz.

Çünkü Fevkani Köprüsü de kaldırılmış. Kentin önü açılmış.

Valilik binası da yıkılmış. Camlı Köşk ışıl ışıl&[#]8230;

Hemen karşısına çekiyorum aracı. Ofise çıkıyorum.

Bahçelievler ve Sendika Mahallesi eski haline dönmüş. Bahçesi çok yok, ama güzel evler var. Deniz pırıl pırıl&[#]8230; Yakamozlar dans ediyor.

İnsanlar caddelerde. Gazipaşa&[#]8217;daki binaların kimi boyanmış, kimi kaplanmış.

Liman Arkası&[#]8217;na kadar ışıl ışıl... Limanın büyük bölümü doldurulmuş. Diğer bölümünde yatlar bağlı iskeleye.

Lavuar alanından yeşil ışıklar yükseliyor gökyüzüne. Kulelerin üstünde restoranlar.

Oğlum sarsıyor beni. Kan ter içinde uyanıyorum:

&[#]8220;Babaaaa, işe gitmeyecek misin?&[#]8221;

Of, oğlum ya&[#]8230; Niye uyandırdın beni, niye&[#]8230;

Günün Fıkrası: Basının bakışı!

Adamın biri New York, Central Park&[#]8217;ta yürüyüş yaparken, aniden kuduz bir köpeğin küçük bir kıza saldırdığını görür. Koşar ve köpekle boğuşmaya başlar. Hayli uzun bir uğraştan sonra üzeri yara bere içinde kaldığı halde köpeği öldürür. Ama küçük kızın da hayatını kurtarmıştır. Son anda bu sahneyi gören polis, nefes nefese olay yerine koşar ve adamın yanına gelir. Sarılıp teşekkür etikten sonra, &[#]8220;Sen bir kahramansın, yarın bütün gazeteler seni yazacak. Ve göreceksin başlık da &[#]8216;Cesur New York&[#]8217;lu küçük kızın hayatını kurtardı&[#]8217; olacak&[#]8221; dedi.

Adam, &[#]8220;Ama ben New York&[#]8217;lu değilim!&[#]8221; der.

Polis, &[#]8220;Fark etmez, bu durumda gazeteler &[#]8216;Cesur Amerikalı küçük kızın hayatını kurtardı&[#]8217; diye yazacaklar&[#]8221; cevabını verir.

&[#]8220;Ama ben Amerikalı da değilim&[#]8221; der adam artık şaşırarak. Polis, &[#]8220;Ya, o halde nerelisin?&[#]8221; diye sorunca, adam cevap verir;

&[#]8220;Ben Iraklıyım!&[#]8221;

Polis, adama başka bir şey söylemez. Ama adam ertesi gün gazeteleri aldığında şöyle bir başlıkla karşılaşır:

&[#]8220;Radikal İslamcı, masum Amerikan köpeğini öldürdü!&[#]8221;

Günün Sözü:

İnsan bir çay poşetine benzer; sıcak suyun içine atana kadar gerçek rengini bilemezsiniz.

C.BRUNO