&[#]8220;Ama bence hüznün adıdır, Eylül&[#]8230;

Ya da Eylül&[#]8217;e en yakışan tanım, &[#]8216;hüzün&[#]8217;dür&[#]8230;&[#]8221; diyordu Ali Kaya.

Doğrudur, Eylül için ne yazılsa yeridir.

Eylül, biraz sancılı aydır.

Çocuklar için meraktır.

Orta yaşlar için kararsızlık.

İleri yaşlar için panik mevsimidir bir bakıma.

Mevsimler geçse de, kökü Eylül&[#]8217;dedir aslında.

Devinirken zaman, sonbaharlara, ölüme yaklaşıverir insan.

Yeniden doğuncaya kadar yalnızlaşır ömür.

Ayrılıkların zulmünde umuda sığınıverir insan.

Bir yaprak uğultusundan bile korkar olursunuz.

Ak düşer ağaçların saçlarına.

Gölgeleri seyrekleşmeye başlar.

Daracık bir köprüdür oysa Eylül.

Ki tek kişi bile geçerken zordur üzerinden.

Taze bir serinlik kaplar yüzümüzü.

Yeni çıkmış romanların buharları ısıtır içimizi.

Her sayfa, dilim dilim dilimler yüreğimizi.

Her hikaye, başka bir anlam taşır.

Duygularınızın kareköklerinizi alıp savurur yüzünüze.

Bir küllenir, bir közlenirsiniz.

Esintiler değer yüreğinize.

Mercan dinerken, bıldırcın fırtınası başlar.

Bıldırcınlar da dökülmeye başlar dört bir yana.

Hem tarlalarla, hem fren lambalarıyla bezenmiş şehir asfaltlarına.

13&[#]8217;ünde &[#]8220;Çaylak&[#]8221;laşır fırtına.

19&[#]8217;unda da yalnızlaşır.

24&[#]8217;ünde karartmaya başlar kestaneleri.

Günler bile kısalır, adımlarımız gibi.

Çıkmaz sokaktır Eylül.

Hele hele yolunu kaybetmişler için sonu gelmez.

Kentin her noktasında çıkar karşımıza.

Bir sağa dönersiniz, bir sola akşamlarında.

Yetmez kimseye yaz günlerinin ömrü.

Bir bir kavanozlanmış umutlar saklanır raflarında.

Her yaş dönümünün şişelendiği mevsime denk gelir.

Bir daha hiç gelmeyecek o mevsimlerin tören ayıdır.

Kalbi camdandır Eylül&[#]8217;ün.

Çabuk kırılır gönlü.

Yalnızlığından utanır.

Damıtılırken ömür, insan bir mahcuplaşır.

Günahlarından arınırken zaman kentler gözünü kapatır.

Erken terk edilir ara sokaklar, caddeler kalabalıklaşır.

Kilitlenir kapılar yavaş yavaş, pencereler tembihlenir.

Şarkıları çıkar çekmecelerden, her Eylül&[#]8217;de Alpay hatırlanır.

Ki Alpay olmasa da, herkes Eylül&[#]8217;e gelir.

Kömür kokuları tütmeye başlar sonuna doğru Eylül&[#]8217;ün.

Merdivenleri tenhalaşır memleketin.

Kıyıları kalabalıklaşır.

Motorların sesi duyulur yarışırcasına.

Yaz uykusundan uyanıp, nefes alıp vermeye başlar balıkçılar.

Eylül olmasa palamut yolda kalır.

Çıkmaz Karadeniz&[#]8217;e.

Bekleyeni olmasa, döner gider İstanbul Boğazı&[#]8217;ndan.

Göçtür Eylül.

Toprağından, vatanından, umutlarından kopartılanların alın yazısıdır kimi zaman.

Köyden kente göçtür.

Kıyıdan evlere göçtür.

Denizlerden denizlere göçtür.

Kıtalardan ülkelere göçtür.

Yürekten yüreğe göçtür.

İyilerin ve kötülerin göçüdür.

Umuttan, umuda ve geçmişten geleceğe göçtür birazda.

Ki varlığın ve yokluğun bilanço dönemidir.

Paranın değil, kalplerin ve duyguların vergi ayıdır aslında!