AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan kimdir?
“Mustafa Çağlayan, 1982 yılında Zonguldak’ta doğdu. İlkokulu, Asma İlkokulu'nda okuduktan sonra ortaokul ve lise eğitimini Zonguldak İmam-Hatip Lisesi'nde tamamladı. 28 Şubat sürecinde uygulanan kat sayı ve okul puanlamasıyla eğitime ara vermek zorunda kaldı. Atatürk Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun oldu.
Zonguldak’ta ticarete atıldı. Siyasete AK Parti ile başladı. İl Gençlik Kolları Teşkilat Başkanlığı, Zonguldak Belediye Meclis Üyeliği, Zonguldak Merkez İlçe Başkanlığı yaptı. Zonguldak Belediye Başkanı Dr. Ömer Selim Alan’ın seçilmesinde önemli rol oynadı. 2022 yılının ağustos ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından İl Teşkilat Başkanlığı görevine getirildi. İl Başkanı Muammer Avcı’nın milletvekili adayı olması sonrası Genel Merkez tarafından İl Başkanlığına atandı. Evli ve 2 çocuk babası.”
Mustafa Çağlayan, siyasi hayatında ilk kez kongreyle göreve geldi.
Öyle bir kongre yaptı ki, salonu görenler, "İl kongresi değil, genel merkez kongresi" yorumunu yaptı.
Kongrede vefa vardı...
Eski il başkanları, eski milletvekilleri tek tek sahneye çağrıldı.
35 yıllık meslek hayatımın; en özel  en güzel, en muhteşem il kongresini izledim.
Kongre, "kongre" gibi değil de bir "düğün" gibiydi.
İl Başkanlığı, Mustafa Çağlayan’ın hakkıydı.
Ve bu hak, kendisine kongreyle teslim edildi. 
Yönetim kurulu üyeleri; abileri, kardeşleri evleniyormuş gibi mutluluk için çalışıyorlardı.
Mustafa Çağlayan’ın eşi Hande Çağlayan, kongreye katılan davetlileri, ev sahibi sıfatıyla sıcak ve samimi bir şekilde karşıladı.
Zonguldak gibi zor bir şehirde siyaset yapmak, "Gençlik Kolları"ndan "İl Başkanlığı"na yükselmek her babayiğidin harcı değil.
"İl Başkanı olmasın" diye yapılanlar, kurulan kumpaslar, yazılanlar, konuşulanlar hala hafızalarda!
Tüm bu zorlu süreçlerden alnının akıyla çıkan Mustafa Çağlayan’ın yükselişi sürüyor.
Allah, Mustafa Çağlayan’ın yolunu, bahtını açık etsin!

Özcan Ulupınar, salonu ayağa kaldırdı

AK Parti Zonguldak İl Başkanlığı Kongresi, Kozlu Spor Salonu’nda yapıldı. 
3 bin kişinin katıldığı kongrede, konuklar tek tek anons edildi.
Devrek Belediye Başkanı Özcan Ulupınar’ın adı okunduğunda salon ayağa kalktı. 
Gençlerin ve kadınların coşkusu görülmeye değerdi.
Allah, her siyasetçiye böyle güzellikler yaşatsın.
Eski milletvekili Hüseyin Özbakır, saçını ve sakalını boyatmış, ikinci eşini yanına almış, kongreye gelmiş!
Adı okununca, salonda bir etkileşim yaratmadı!

Yanık Ünitesi-Plastik Cerrahı...

Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi’nde plastik cerrahı yok!
Bu nedenle milyonlarca liralık yanık merkezi kullanılamıyor!
Zonguldak’ta yanan insanlar, Kocaeli’ye sevk ediliyor!
Bu yanık ünitesinin mimarı, önceki dönem milletvekili Hamdi Uçar'dı. Hamdi Uçar, TPAO ile yaptığı görüşmelerle yanık ünitesinin açılmasını sağladı.
Reklamını yeni dönem milletvekili Muammer Avcı yaptı!
Plastik cerrahı, Muammer Avcı’nın burnuna estetik yaptı ve gitti!
Ogün, bugündür yanık ünitesi çalışmıyor!
Başhekim Hasan Tosun’un umrunda mı?
Muammer Avcı’nın umrunda mı?
Bir kent, bu kadar sahipsiz olur mu?
Allah’tan CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul sesimizi duydu, TBMM’de soru önergesi verdi.
Allah'tan Ak Parti Zonguldak Milletvekili Saffet Bozkurt sorunu Sağlık Bakanına iletti.

Tahsin Erdem’in çapı!

CHP Zonguldak İl Başkanı Devrim Dural ile Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, geçtiğimiz günlerde AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan’ı ziyaret ederek, sorunların çözümü için birlikte mücadele edilmesi üzerine verimli bir görüşme yaptılar!
Bu görüşmenin üzerinden 11 gün geçti...
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, partisinin Merkez İlçe Başkanlığı’nın Kilise’deki programında şunları söyledi:
“2002’den bugüne, kötülüğü yöneten bir hükümet anlayışına karşı, birliğimizi bozmadan, iyiliği büyüterek önemli mesafeler aldık. Birlik ve beraberlik ama genelde ama yerelde birilerini son derece rahatsız etti. Göreve geldiğimizden bugüne önemli işler yaptık. Kent Lokantası'nı faaliyete geçirdik. Halk ekmek noktalarını belirledik, çok yakın zamanda halk ekmek satışına başlayacağız. 6-7 projemiz sırada bekliyor. Lütfen, asla enseyi karartmayın. Bugün buraya gelerek gösterdiğiniz dayanışma için hepinize yürekten teşekkür ediyorum.”
Siz, AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan’ın yerinde olsanız, bu seviyesiz açıklamadan sonra, 9 ayda sadece "Kent Lokantası"nı faaliyete geçirebilmiş, 100 yılın en başarısız Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’e destek verir misiniz?

Konser mi, örgüt propagandası mı?

Kentin Sesi Halk Müziği Topluluğu, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Sezai Karakoç Konferans Salonu’nda 9 Aralık 2024 tarihinde, Şef Suat Ünal yönetiminde "Söyleyecek türkümüz var / Bir şey yapmalı” sloganıyla konser vermişler!
Ancak konser, halk müziği konseri yerine örgüt propagandasına dönüşmüş!
Son dönemde Zonguldak’ta böyle bir etkinlik olmamıştı!
Etkinlikte görüyoruz ki, BKM Müdürü Kürşat Coşgun var!
Koro Şefi Suat Ünal var!
Kentin kültür-sanat yaşamına katkı sunan isimler var!
Türküler söylenirken, sahneye yansıtılan görüntüler çok sıkıntılı!
Sol örgütlerin ve FETÖ’nün kullandığı görseller, argümanlar!
Ben izleyince, “Zonguldak’ta neler oluyor?” dedim.
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer ile görüştüm.
“Salonu 'Sadece konser' diyerek almışlar, yanlış işler yapmışlar. BKM’nin müdürü, koro şefi ve bu topluluğun, üniversitemizde başka herhangi bir icraatta bulunmaları yasaklanmıştır. Müziğe siyaset bulaştırdılar” dedi.
Bu iş burada kalır mı?
Bence Cumhuriyet Başsavcılığı, bu konserden haberdar olsa, kesin soruşturma açar.
Müzik birleştirir...
Bunlar yanlış bir türkü tutturmuşlar!
Birlik ve beraberliğe en fazla ihtiyaç duyulan bir dönemde böylesi etkinliklere neden izin veriliyor?
Zonguldak Belediyesi; kime, neye hizmet ediyor?
Yoksa Zonguldak Belediyesi "dem"leniyor mu?

Bir sabah kapına ‘KOM’ diye dayanırlar!

İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin belediyede yaptığı inceleme uzadıkça, hakkında soruşturma açılan eski belediye başkanının hem kafası hem rakısı sulanıyor!
Başlıyor sosyal medyadan paylaşım yapmaya!
“Benim hakkımda bir şey bulamadılar” demeye!
Ama ortada suç var mı?
Var tabi...
İnsan Kaynakları Müdürü, bu kadar usulsüzlüğü yaparken sen neredeydin?
Belediye yöneticileri, kendilerine sürekli izin parası yazarken sen neredeydin?
İnsanlar emekli edilip iki kez kıdem tazminatı yatırılırken sen neredeydin?
Özel kalemin, yeğenin, faturalar, eşler, mesajlar atılırken sen neredeydin?
Mali İşler Müdürün ile Başkan Yardımcın ışıkları söndürürken sen neredeydin?
Çocukların evleri belediyeden düzülürken sen neredeydin?
Tuğbalı gecelerde, Hülyalar kurulurken sen neredeydin?
Kuyumcu ile arsalar alıyor, hızara soktuğunuz müteahhitleri, kulüp ayağına beşer-onar biçiyorsunuz!
Filmin sonuna geliyoruz!
Bir sabah kapına "KOM" diye dayanırlar!
O zaman görürsün!

Kıssadan Hisse: Bir ağaçtan on ders...

Bir ağacın gölgesinde adam, felsefe kitabı okuyordu. Sorular üstüne sorular adamın kafasını karıştırmıştı. Başını kaldırıp ağaca baktı, "Keşke ağaç olsaydım, hiç düşünmeden yaşasaydım" dedi.
Birden ağaç dile geldi, "Ben düşünmüyorum belki ama düşünen insanlara o kadar çok ders verebilirim ki..." dedi.
Adam heyecanla, "Seni dinlemek isterim" dedi.
Ağaç, konuşmaya başladı:
"At o felsefe kitabını elinden, şimdi bana bak ve beni dinle. Sana on tane hayat dersi vereceğim" dedi.
Adam heyecanlanarak, "Tamam" dedi.
Ağaç, "Dinle o zaman" dedi ve hayat dersini sıralamaya başladı:
"1-Ağaç yaş iken eğilir ya da doğrulur. Her şeyin bir zamanı vardır. Hayat öğrenme sürecidir ama zamanlaması çok önemlidir. Siz de bilirsiniz ki, 'yaşlı köpeğe yeni oyunlar öğretilmez', 'yaşlı kurda yol öğretilmez.'
2-Düşen ağaca balta vuran çok olur. Onun için hayatta düşmemeye dikkat etmek gerek; güçlüyken gölgene sığınanlar düşerken baltayı alıp sana koşarlar.
3-Bizi yok etmeye çalışan baltanın sapı bizdendir. Her zaman dış düşmandan korkmayın. İç düşman daha tehlikelidir. Sizin gibi görünüp size hainlik edecek insanlara dikkat edin. Dişi kıran pirince en çok benzeyen beyaz taştır.
4-'Ulu çamlar fırtınalı diyarlarda yetişir.' İnsanı geliştiren mükemmelleştiren zorluklardır. Büyük adamlar büyük engellerle karşılaşıp onu aştıkları için büyük adam olurlar. Büyük devletler büyük badireleri atlatarak büyük devlet olurlar. Uçurtma  rüzgar engelini aşmak için yükseğe çıkar. Engelleri fırsat bilmelisiniz.
5-Bir ağacın kökü ne kadar derinse, boyu o kadar yükseğe çıkar. Kökleri zayıf olan büyüklüğü taşıyamaz. Onun için kökünüze sahip çıkmalısınız. Kökünü unutan ya da yok sayan bir ağaç ayakta kalabilir mi? Bir ağaç tüm gücünü kökten alır. Sizin de tarihiniz olmazsa nasıl geleceğiniz olacak? Tarihinizi yok sayar ya da unutursanız nasıl geleceği inşa edebilirsiniz?
6-Ağaç yapraklarıyla gürler. Bir insan da ailesiyle, sosyal çevresiyle güzel olur; onlarla tamamlanır. Onlarla varlığını hissettirir. Onun için sosyal ilişkileriniz önemlidir.
7-Hiçbir ağaç 'acaba bahar gelecek mi, çiçek açacak mıyım?' diye düşünmez. Kök, gövde ve dallar görevini sessizce ve sabırlıca yaparlar. Siz de baharın gelmesini bekliyorsanız görevinizi şamata yapmadan sessizce, hakkıyla ve sabırla yapmalısınız.
8-Meyveli ağacı taşlarlar. Bilgili, becerikli, başarılı insanlara haset eden çok olur. Bir işe yaramayan, niteliksiz, silik insanlar kimsenin umurunda olmazlar. Onun için başarılı insanlar atılacak taşlara mukavemet edemezlerse başarılarını sürdüremezler.
9-Her ağaç kendi toprağında büyür. Ağaç ancak uygun toprağı bulması halinde gelişmesini sürdürür. İnsan yetenekleri de öyledir; ağaç tohumu gibidir. Uygun zemin bulursa gelişir, yoksa çürür gider.
10-Beşikten mezara kadar ağaca muhtaçsınız. Çocukken beşikte, ölünce tabutta bizimle berabersiniz. Bize hep 'odun' gözüyle bakmayın. Biraz da 'ibret' gözüyle bakın. Sözü şöyle bitireyim, insanların kulağına küpe olsun. 'Her şey bir ağacı sevmekle başlar.' Bundan sonra bir ağacın yanından geçerken, durun ve şarkımızı dinleyin."
Adam, ağaca tekrar baktı, “Aslında odun olan bu ağaç değil, benmişim meğerse...” diye geçirdi içinden. (Alıntı)