Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem,
Seçildiği günden bu yana,
İcraatleri ile değil,
Ailesi ile gündem olmaya devam ediyor.
Bir çok iddia var biliyorsunuz.
Seçildiği ilk günlerde,
First Lady ile yaylaya gitmişti.
Bu aşk videosu,
Belediyenin sosyal medya hesaplarından paylaşıldı.
Kişisel bir mesele,
Kurumsal hesaptan paylaşılır mı?
Öte yandan,
Oğlunun birini,
CHP Merkez İlçe Yönetimine verdi.
Bu çok mesele değil.
Ama,
Belediyeye işe alımlarda,
Turnusol kağıdı olarak,
Çocuklarının beyanına baktı.
Haliyle,
Sosyal medya ekibine,
Karı kocayı işe aldı.
TikTok’ta ise,
Tahsin Erdem adına,
Hayran sayfası açarak,
Yine Bülent ve Rahşan Ecevit’e atıf yapılarak,
First Layd’imiz ile editler paylaşılıyor.
Son iddia ise,
Belediyede,
Personel arasında yaşanan kavgaya,
Emirhan Erdem’in karışarak,
Personele azar çektiği yönünde.
Geçen dedim!
Zonguldak halkı,
Erdem ailesine bir saltanat bahşetmiş.
Babadan oğula geçiyor işte!
Başkanımızın eşine duyduğu aşk,
Şehzadelerinin yönetime müdahaleleri falan.
Muhteşem Yüzyıl: Aşk-ı Derun dizisiniz hatırlar mısınız?
Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan ile şehzadelerin hikayesi.
Zonguldak’ta yeni bir dizi çekiliyor.
Muhteşem beş yıl: Aşk-I Erdem…
*    *    *    *    *    *    *    *    *
Efendim bazen ne yaparsanız yapın,
Fıtrat değişmiyor.
Ben bunu bildiğim için,
Muhalefet ettiğim isimler oluyor.
Mesela,
Ereğli’den Sertan Kuzu!
Siyaseten çizdiği manevra,
Gerçekten güven vermiyor.
Hangi partinin seçmeninden oy alsa,
Bir süre sonra,
O seçmenin iradesini anında satıyor.
Çünkü;
Ne seçmenini,
Ne kentini düşünüyor.
Sadece kendisini düşünüyor.
Kısa vadede,
Değiştirdiği partiler şöyle;
MHP, İYİ , CHP , İYİ , MHP…
MHP’ye son katılışında,
Kendisine güvenilmemesi gerektiğini söylemiştim.
Dönemin il başkanı Mustafa Öztürk ise,
Zafer nidaları atıyordu.
Kendisine de bizzat söylemiştim.
Sertan Kuzu,
MHP’den yine istifa etti.
Peşine hemen Zafer Partisi’ni ziyaret etti.
Muhtemelen,
Zafer’e geçecek.
O dönem,
Ereğli Ülkücülerini,
Sertan Kuzu için karşılarına almışlardı.
O zaman bana kızanlar,
Şimdi ne demek istediğimi anlamıştır umarım.
Sayın Kuzu her gittiği partiye önce Tarkan’ın şarkısını söyleyerek gidiyor.
Ama asla bir ‘Önkuzu’ olamadı.
Tarkan’ın şarkısı şöyle;
Bak! Kırıldı kolum kanadım
Olmadı, tutunamadım
Zor! Yokluğun çok zor
Alışamadım
*
Vur, vur bu akılsız başı
Duvarlara
Taşlara vur sevabına
Sonra affet, gel bas bağrına
Süzüldüm, eridim
Sensiz olamadım
*
İşte kuzu kuzu geldim
Dilediğince kapandım dizlerine
Bu kez gururumu ateşe verdim
Yaktım da geldim
*
İster at, ister öp beni
Ama önce dinle bak gözlerime
İnan, bu defa
Anladım durumu (bil), tövbeler ettim
*
Ooofff ooofff
Acı biberler sür dilime dudaklarıma
İşte kuzu kuzu geldim
Dilediğince kapandım dizlerine
Bu kez gururumu ateşe verdim
Yaktım da geldim
**    *    *    *    *    *    *    *    *
Bir şiir ile günü sonlandıralım.
*
Herkesin aksine altından başlardık kadehlerin,
Deniz üstüne bir kağıt uçurduk sanki.
Kağıdımız nemlenmedi hiç,
Öptü Zonguldak liman içinde bir maviliği.
Ve uçtu denize değerek martı kanatlarında.
Bir çizim vardı manzaramızda.
Kadeh tutuşları kesinlikle fırçan olmalı.
Veya bu ağzımızın tatları…
Fırça darbelerinde biraz beyaz ve mavi vurguları.
*
Dikiş nakışıydı boynundakiler.
Dantel dantel örtülmüş sanki omuzları.
Biri eline çivi almış,
Bedenine öyle çizmiş sanki.
Ve baktıkça şarap akıyor her  çivi vuruşunda.
Her darbede kan ve şarap resimleri…
*
Bir ruh deviriyorum Sayın Tanrım.
Arz ederim! 
Böyle sınamayın beni.
Ben bu mevsimlerin rüzgarı değilim.
Eserikli sarhoşluğum kandırıyor beni.