Rüzgar ılık ılık esiyor.
Bazen hızlanıyor.
Tozu dumana katıyor.
Yeri başka, göğü başka okşuyor.
Çiçeği başka, böceği başka seviyor.
Yapraklar bu rüzgârla açıyor.
Yeni doğan oğlaklar başka, kuzular başka zıplıyor.
Hayvanlar dışarı çıkıyor.
Harmanı boş bulan tosunlar kıç atıyor.
Ufak danalar bile yerinde duramıyor.
Kimi vuruşuyor.
Kimi yalandan peşrev çekiyor.
Hayvanların sahibi olayı izliyor.
Hepsi elinden geleni yapıyor.
Kimi hatasını anlıyor.
Hamlamış durumda sağa-sola bakıyor.
Kimisi kendisini anlayan var mı diye bakıyor.
Kimisi gününü gün ediyor.
Gün böyle bitiyor.
Yaramazı da, uslusu da akşam aynı ahıra giriyor.
Sahibi bu durumu biliyor.
Sadece onlara izin veriyor.
Sonunda öyle ya da böyle sahip müdahale ediyor.
Başlara ip bağlanıyor.
Gençler ahıra çekip, yerine bağlıyor.
Yemlerini sularını veriyor.
Ne başıboş bırakıyor.
Ne de aç bırakıyor.
Hayvanlar sadece kendini kandırıyor.
Özgürlüğü sonsuzluk sanıyor.
Değerli vakitlerini boşuna öldürüyor.
[*] [*] [*] [*]
Bu yazı kime?
Ha sana
Ha Hasana
Ha bana..
Ha başkana
Hatasını anlamayana
Meydanları boş sanana
Bu yazı esasında gözüyle görüp, aklıyla okuyana
Okuyup anlayana
Gökyüzü masmavi.
Bulutlar pamuk şekeri gibi tatlı.
Dağlar yeşile bürünmüş.
Armut ağaçları rengarenk çiçek açmış.
Deli balın hammaddesi avu (zakkum) çiçekleri bile iştah kabartıyor.
Arıları ağırlıyor.
Kuş sesleri, köpek havlamalarına karışıyor.
Dana böğürmeleri, tavuk seslerini bastırıyor.
Sabah güneşi horozun uzun havasıyla çıkıyor yakın tepelerin üzerinden.
Arı vızıltıları rüzgarın salladığı yaprak hışırtılarına karışıyor.
Yakın derelerdeki su sesleri geceleri kurbağa seslerine fon yapıyor.
Toprak sonsuz açıyor bağrını.
Kazma ile eşele.
Kepçe ile karıştır.
At bağrına tohumları
Marul, ıspanak, fasulye, salatalık, domates, soğan, mısır, mancar, biber, kavun, karpuz, maydanoz, kereviz
Biz fırsat buldukça hepsinden azıcık ekeriz.
Ne ekersek, onu biçeriz.
Onun için ne istersen onu ek.
Fazlasıyla görmek istediğini mutlaka ek.
Vazgeçme
[*] [*] [*] [*]
Geldiğin yeri unutma.
Gideceğin yere bak.
Arada hatırlat kendini.
Unutmasın seni toprak.
Gün doğar, gün batar
Akşam olur, geçer zamana bak
Yeryüzünde rahat rahat gezme
Seni de alır bağrına toprak.
Dünya dolu malın olsa
Yarısı babadan kalsa
İçinde azıcık haram varsa
Unutma, haramı da ayıklar toprak
Kaç masum canı yakarsan yak.
Sevdiklerinin gözlerinin içine bir bak.
Senin yaptıkların, onlara da yapılacak.
Suçlu ya da masum herkesi kucaklayacak toprak.
[*] [*] [*] [*]
Dahası da var.
Geriye bıraktım.
Emrenin dediğine göre köşemin sonuna gelmişim.
Son söz; Pusula Yayın Grubuna
Herkese selam olsun.
Akköyden baktım.
Ereğli bulanık görünüyor.
Zonguldak hiç görünmüyor.
Mutluyum.
Ne Atillanın yazdığı iyi(!) insanlar var.
Ne de Ali Rızanın KÖTleri
[*] [*] [*] [*]
Çıktım dağın başına.
Rüzgara bıraktım saçlarımı
Beni sevmeyen Zonguldak
Alsın, bağrına bassın, sevsin yavşaklarını