Kentte aslında önemli değişimler oluyor
Olacak gibi
Olmak istiyor
Ama biraz sancılı işliyor gibi
Statükocu bir yapı var bu kentte
Hem şikayet eden, hem de mevcudu korumaya çalışan
Oysa gelişmiş kentlerde önce statüko yıkılıyor.
Doğru ve doğru yerden yıktığınızda kentler büyüyor.
Gelişiyor.
Yenileniyor
Cazip hale geliyor.
Yıllardır bu kentte bizleri bıktıran tartışmalar var.
Yıllardır şikayet edenler, iş risk almaya geldiğinde yan çiziyor.
İsimlere girmeyelim, ama siyasetin her kesiminden çok sayıda isim sayabiliriz.
Vali Ali Kabanın çabaları ve girişimiyle bazı değişimler mümkün.
İyi niyetli olarak başlatılan çalışmalar var.
Yıkılan binalar var.
Yeni kentsel tasarımlar gündemde.
Ama statüko direniyor.
Hem şikayet ediyorlar, hem direniyorlar.
Böyle bir dünyanın olmadığını anlayamadılar.
Belki işlerine gelmiyor.
Belki kıskanıyorlar.
Belki kişisel hesaplarına ters düşüyor.
Ama bu kentte son günlerde bazı şeyler ilk kez konuşuluyor.
Konuşulabiliyor.
Ve bunun en büyük nedeni ise, Vali Ali Kaban
Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemirin aklı bu işlere gerçekten çalışsa, yandan yandan sıvışmak yerine Kabanın varlığını ve çabasını fırsata çevirir
Konu detaylarına girmeyelim.
Ama tartışılan yerlere yeni bir ekleme yapalım.
Acılık Sanayi Sitesi
Zaman zaman kaldırılması gündemde
Ama lafta
Bu işe cesaret edebilecek bir belediye başkanı yok.
Oraya yapılması yanlıştı.
Hadi diyelim ki, yapıldığı yıllarda kaldırdı.
Ama artık kentin gelişmesinde önemli bir engel
Burası kent adına çok iyi değerlendirilebilir.
Acılık Sanayi Sitesi Başkanı Mehmet Yamanın harika düşünceleri var.
Başkan Yaman, iyi niyetli olarak yaklaşıyor.
Bu koca alanın kentin sosyokültürel ve ekonomik yaşamına daha fazla dahil edilmesi adına boşaltabileceklerini söylüyor.
Bu çok önemli
Yani, Kimse bizi buradan çıkaramaz falan mantığında değil.
Geleceği düşünüyor.
Burasının kent ticareti adına merkezlerden biri olabileceğini belirtiyor.
Sanayi sitesinin kalkmasıyla o bölgede yaşanacak sirkülasyonu hesaplıyor.
Acaba kaç kişi bunları düşünüyor?
Bunlara kafa yoruyor?
Yaman, hak sahiplerinin haklarının korunması şartıyla tüm işyerlerinin boşaltılabileceğini söylüyor.
Yerine neler yapılabilir?
Neler yapılmaz ki?
Neler, neler?
Mehmet Yaman böyle derken, birilerinin Yamanın bu çağrısına destek vermesi gerekir.
En başta araması gereken isim, aslında kentin Belediye Başkanı Muharrem Akdemir
Ama galiba bu iş de Vali Ali Kabanda bitiyor.
Sayın Kaban, hazır bu işlere başlamışken, Yamanı da bir dinlese, hiç fena olmaz.
Kente, ticarete, yaşama heyecan gelir.
Kalleş kömür!
İki minik evladı ne olduğunu anlamaya çalışıyordu.
Bu kalabalık, gözyaşı ve telaşın nedeni neydi sahi?
Evden çıkan baba, dönüp dönüp pencereye bakar, gözden kayboluncaya kadar el sallanırdı bizde
Tüm vedalar, gidip-gelmek üzerineydi.
Tüm ayrılıklar, bir akşama veya sabaha kavuşmak üzereydi.
Analar-babalar tedirgin olsa da, çocuklar bilmedi bunu.
Hiçbir kuvvet onlara bunu inandıramazdı.
Hasan çoktan gitmişti
Kömürle buluşmuştu Hasan
Kömür gibi tutuşmuştu Hasan.
Yine bir kömür kütürdeyecek ve sobada Hasanın kalbi rastgelip atıverecekti sıcak odada
Kömürü tanımak istemeyecekti o çocuklar
Kömürü görmek istemeyecek
İçinde kömür olan hiçbir masalı, hikayeyi okumak istemeyecek
Hiçbir filmi izlemek istemeyecek.
Ne zaman karşılaşsalar içinde kömür olan şeylerle, nefretle bakacaklardı
Hasan, bugüne kadar zamansız giden binlerce Ahmet, binlerce Mehmetten biriydi
Kapkara kömür
Adı kalleş kömür
Babaların kokusunu evlatlarından ayıran kömür
İyi ki varsın
Soru şöyle:
Bugün kaç kişiye iyi ki varsın diyebildiniz?
Bu soruya yanıt arıyorsunuz
Yanıtlar veriyorsunuz
İşte bu sorunun yanıtı olan bir alıntı yazı
İçinde kendimizi fazlasıyla bulduğumuz bir yazı:
Bıraktığı derinlik de, devamında iyi damlalarını ardından getirmek de gecikmeyecek ve İyi kiler denizini oluşturacaktır.
Bu deniz berraktır.
Ayaklara batacak çakıldan ıraktır.
Ne kadar derine giderseniz gidin denizin dibi aynı mavilikte olacaktır.
Bu deniz suskundur.
Sizi fırtınalarında savurmaz.
Başka denizlerdeki fırtınaların önceden habercisidir.
Onu izlerken dalıp gidersiniz hayallere, ama şu anki gerçeklerle...
Bu deniz filizdir.
Yeşilinin taze kokusu, yeni doğuşların müjdesidir.
Emekle beslenir, meyveleri çeşit çeşit, renk renktir.
Bu deniz paylaşımdır.
Lokman ağzındayken, kursağı boş olanları düşünmektir.
Bu deniz sevgidir. Her harfinin hakkını vererek söylemek, değerini bilerek yaşamaktır.
Sözde değil, özde sevmektir...
Bugün kaç kişiye İyi ki varsın dediniz?
Hayatlarımıza zaman eklenirken, zamanlarımıza hayat eklemeyi unutmayalım...