Yeni yıl kapıda.
Sanki sürpriz gibi...
Aslında öyle değil.
Takvim yaprakları bir bir düştü...
Haftalar ayları kovaladı.
2023 geldi çattı.
Sürpriz mi?
Elbette hayır.
Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir.
[*][*][*]
Ne demişlerdi?
3600 ek gösterge.
Oldu mu?
Oldu.
Hepsi bu kadar.
Ne kadar az kişi faydalanacaksa...
Öyle ayarladılar.
Sırada ne var?
EYT...
Emeklilikte Yaşa Takılanlar.
O nasıl olacak?
Önce...
'Bir de bunlar çıktı'
Sonra...
'Gündemimizde yok'
Daha sonra...
'Çalışma başladı'
En sonunda...
'Her şey hazır.
Aralık ayında açıklanacak.'
Aralık geldi.
Sayın bakan açıklıyor.
Sürekli çoğalıyormuş.
Allah Allah...
Nasıl oldu?
1999 öncesi işe giren ancak devletin bilmediği kimseler mi varmış?
[*][*][*]
Neyse...
Aralık ayının yarısını geride bıraktık.
Şimdi ne diyorlar?
'Ocak ayında meclise gelecek'
Biz ne diyoruz?
Tıpkı 3600 ek gösterge gibi.
Öyle bir madde koyacaklar.
En az kişi faydalanacak.
Emeklilik hakkı olacak.
Ancak...
Yaşa Basanlar kalacak.
Pardon...
Yaşa Takılanlar kalacak.
[*][*][*]
Ne yapacaklar?
Önce bir araştırma.
Son rakam 1 milyon 800 bin...
Anket yapacaklar.
Her halükarda hükümeti destekleyenler.
Bir kenara ayrılacak.
Geri ne kaldı?
Onu çıkaracaklar.
Onların ne kadarı EYT'nin akışına göre oyunun rengini değiştirecek?
Ona bakacaklar.
Sonra EYT şekil alacak.
Kısacası...
Hayaller emeklilik.
Gerçekler yaşa takılmak.
[*][*][*]
Milletin aklıyla oynanıyor.
Yetmiyor.
Duygularıyla oynanıyor.
En kötüsü...
Umutlarıyla oynanıyor.
İnsanların umutları kırılıyor.
Yazık...
Çok yazık.