Bartın'ın Amasra ilçesindeki Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Amasra Müessese Müdürlüğü'nde 41 madencinin hayatını kaybettiği kazanın bilirkişi raporu açıklandı.
Kazayla ilgili soruşturmada tutuklanmalar başladı. İlk etapta 8 kişi tutuklandı. Gözaltıların ve tutuklamaların devam edeceği belirtiliyor.
Bilirkişi ön raporunu okurken çok üzüldüm, tüylerim diken diken oldu.
Nasıl da ihmaller zinciri yaşanmış...
Birincisi; Amasra Müessese Müdürlüğü'ndeki ocaklar, TTK'nın en çok yatırım yapılan ocaklarından biriydi. En azından biz öyle biliyorduk. Kurum tarafından kamuoyuna yapılan açıklamalar da bu yöndeydi.
Havalandırma sistemine yatırım yapılmaması, yaşanan elim kazada en büyük ihmallerden biri olarak açıklandı.
Önce bilirkişi raporunu okuyalım:
"TTK'ye bağlı ATİM'de (Amasra Taşkömürü İşletme Müessesesi) maden havalandırmasının iyileştirilmesine dair hayata geçmeyen yatırım ve iyileştirme projeleri, kazanın meydana gelmesinde önemli rol oynamıştır. Yetersiz ve etkisiz havalandırma sistemi, olayın meydana gelmesindeki en temel unsurdur. Ocak içinde yeterli miktarda ve hızda hava dolaşımı sağlanamamış, bu nedenle yanıcı-patlayıcı gazları ve tozları insanların çalıştığı ve bulundukları yerlerde seyreltme ve hızla ortamdan uzaklaştırma görevi yerine getirilememiştir."
Şimdi diğer "skandal" ihmale gelelim...
Raporun "Denetleme" başlığında şu ifadelere yer verildi:
"Yeraltı taşkömürü madenciliği 'çok tehlikeli işler' sınıfında olduğu için gerek Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü Ruhsat Denetleme Dairesi Başkanlığı tarafından gerekse de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından rutin denetimlere tabi tutulmaktadır. Maden işletmesinde gerçekleştirilen denetim faaliyetleri sonucunda hazırlanan raporlarda havalandırma, metan drenajı, kömür tozu ile mücadele ve benzeri konularda tespit veya iyileştirmeye yönelik bir talep, öneri ya da yaptırım uygulanmamıştır. Denetleme mekanizmasının gereken etkinliği sağlayamadığı görülmekte olup, kazanın meydana gelmesinde etkisi vardır."
Ocaklardaki denetimlerin eksik yapıldığı ve önemli konuların göz ardı edildiği bu raporla da ortaya çıkmış oldu.
Burada sadece TTK yöneticilerinin suçu yok. Enerji Bakanlığı'ndaki denetim mekanizmasının da suçu var.
Denetleme mekanizması, eksikleri yazarak görevini tam yerine getirmedi.
Bizim de baştan beri dile getirdiğimiz buydu.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, kaza olmadan önce bu ocağa girmişti. Burada işçilerle bir araya geldi. Kaza olmadan 20 gün önce de Bakanlığın Teftiş Kurulu burada bir denetleme gerçekleştirmişti.
Oksijenli Ferdi Kurtarıcı (OFK) maskelerinin de kullanımı yetersiz olarak değerlendirildi.
Lafı fazla uzatmaya gerek yok.
İhmaller silsilesi, bu kazanın yaşanmasına ve 41 canın sevdiklerinden ve hayattan koparılmasına neden oldu.
Yazık...
Maden kazalarının "kader" olmadığı bir kez daha ortaya çıktı.
İşçi açıkları da patlamanın bir nedenidir.
Kazalara "kader" diyenler, hangi akla hizmet ederek bu ifadeyi kullanıyorlar?
Neymiş?
"Kader" değil "kul hatası"ymış!