Adam; hapçının, otçunun teki... Geçenlerde evire çevire dövdüler.

Ayağa kalkar kalkmaz, sosyal medyada millete &[#]8220;adam&[#]8221;lık dersi veriyor, racon kesiyor.

Kadın var; genelevdeki kadınlardan daha çok çalışıyor (kazanıyor mu, bilmiyorum) sosyal medyada millete ahlak dersi veriyor.

Adam var; devlete milyonlarca liralık vergi borcu takmış, sosyal medyada en büyük vatansever kesiliyor.

Kadın var; çalıştığı yere değil, kendine abone yapıyor, ama sosyal medyada, sağda-solda etik dersi veriyor.

Adam var; sokakta &[#]8220;delikanlıyım&[#]8221; diye geziyor, bize borcunu ödememiş. Ama sosyal medyada ardan, edepten, adamlıktan dem vuruyor.

Solcusu, emek sömürüyor.

Ahlaksızı, etik dersleri verir.

Hırsızı, vatansever kesilir.

Fahişesi namus abidesi&[#]8230;

Nasıl bir şehir kardeşim burası?

Hala anlayabilmiş değilim.

Bazen diyorum ki; gazete yerine kadın satsaydık bu kentte&[#]8230; İtibarlı bir gazeteci olurduk.

Bazen diyorum ki; vergimizi, sigortamızı düzenli ödemek yerine, kendimiz yeseydik, itibarlı bir tüccar olurduk.

Bazen diyorum ki; binlerce lira borca girip ev alacağımıza&[#]8230;

Neyse, söyletmeyin bana işte&[#]8230;

Bu şehirde &[#]8220;adam&[#]8221;lığın tarifi değişmiş. Mesela, bize kızan &[#]8220;etek&[#]8221; giydiriyor. Bize &[#]8220;etek&[#]8221; giydirenlere bakıyorum. Gazipaşa Caddesi&[#]8217;nde etek giyip gezen kadınlar, bu adamlardan bin kere daha delikanlı, bin kere daha adam.

Nerede kaldı sizin adamlığınız? Nedir bunun ölçüsü? Gücü yeten yetene... Kimin çok sesi çıkıyorsa, o adam.

Öyle mi?

Önce &[#]8216;cemaat&[#]8217; dedi, sonra&[#]8230;

Güya okumuş. Diploması var duvarda. Ama başka işler yapıyor Zonguldak&[#]8217;ta.

İletişim özürlü olduğu için insanlarla arasına &[#]8220;aracı&[#]8221; koyuyor. Gazetecilere ricacı olduruyor. &[#]8220;Benim haberimi yapıversin&[#]8221; diye&[#]8230;

Mesleğinde başarısız. Zonguldak&[#]8217;ta iki eseri (!) var, ikisi de rezalet. Salonda insanlar birbirini göremiyor.

İşinde başarısız. Allah kolaylık versin. Her şeyi bir bankaya bağlamış.

Bu durumdayken, yani kendine hayrı yokken, kentine aday adayı olmaya kalkmış.

Aday olabilmek için cemaate yanaşmış.

Onları kafalamak için, &[#]8220;Size arsa vereyim, yurt yapın&[#]8221; demiş.

Sonra 17 Aralık Cemaat-Hükümet kavgası patlayınca, dönmüş öbür tarafa.

&[#]8220;Size ne vereyim?&[#]8221; demiş.

Ama parti yöneticileri, bu gudubet suratlıyı tanıdıkları için yüz vermemişler.

Yani, bozulan işlerini düzeltmek için belediye başkanı olunur mu?

Olamadı tabii. Seçimde gitti, başka partiye çalıştı. O parti seçimi kazandı.

Şimdi partiyle ilgili fikir beyan ediyor. Ama parti raporu tutmuş, genel merkeze göndermiş. Artık partide hiçbir yere gelmesi mümkün değil.

Ama o küçük kafasının içindeki nohut kadar beyniyle faturayı başka yerlere çıkartmaya çalışıyormuş. Sosyal medyada aslan kesiliyormuş. Öyle diyorlar.

Biz de dinliyor, eğleniyoruz&[#]8230;

Çalıştığı kuruma mal satan bürokrat&[#]8230;

Zonguldak&[#]8217;ta bir kamu kurumunda görev yapan müdür, çalıştığı kuruma bayisi olduğu ürünleri pazarlıyormuş.

Elbette bu işi kendi üzerinden yapmıyor. Bir yakını üzerinden yapıyormuş.

Ama sattığı malın deposu oturduğu apartmanın altında...

Hiç utanma, sıkılma, korkma yok.

Galiba bizden başka bu durumdan rahatsız olan da yok.

Çünkü durum yeni değilmiş.

Allah daha çok versin, gözümüz yok, ama&[#]8230;

Biraz daha özen, biraz daha dikkat&[#]8230;

Valilik, Genel Sekreterlik merak ederse, müdürün ismini veririz.

Yazıp da başımıza iş almayalım!