Geçtiğimiz perşembe akşamı hayatımın en zor gecelerinden birini yaşadım.
Annem, evde aniden rahatsızlandı.
Daha önce zaman zaman astım krizleri geçirmişti.
Bu nedenle ilk anda yine benzer bir durum olduğunu düşündüm.
Ancak bu kez farklıydı.
Ambulans gelene kadar durumu daha da kötüleşti.
Atatürk Devlet Hastanesi Acil Servisi'ne ulaştığımızda kırmızı alana alındı.
Ardından sadece birkaç dakika içerisinde Anjiyo Ünitesi'ne çıkarıldı.
Doktorlar, “Anjiyo yapılacak” dedi.
O an öğrendik ki, annem ciddi ve riskli bir kalp krizi geçiriyordu.
Meslek hayatımız boyunca sayısız kalp krizinden ölüm haberi yazdık.
Birilerinin yaşadığı acıları, endişeleri ve kayıpları haberleştirdik.
Fakat insanın başına gelmeden bazı duyguları gerçekten anlaması mümkün olmuyormuş.
Anjiyo Ünitesi'nin kapısında beklerken, aklımdan onlarca düşünce geçti.
“Ya bir komplikasyon gelişirse?”
“Ya yeterince müdahale edilemezse?”
“Ya stent bulunamazsa?”
“Ya başka bir hastaneye sevk edilirse?”
Daha önce yazdığımız sağlık haberlerinde yer alan tüm olumsuz senaryolar bir anda gözümün önünden geçti.
Belki de ilk kez annemi kaybetme korkusuyla bu kadar yakından yüzleştim.
Ancak korkularımızın yerini kısa süre sonra umut ve güven aldı.
Annem, güçlü kadındır.
Ancak hastane ekibi de çok iyi be...
Bu süreçte; İl Sağlık Müdürü Mustafa Özkan Gün'e,
Atatürk Devlet Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Hasan Tosun'a gösterdikleri ilgi nedeniyle teşekkür ediyorum.
Annemi ambulansa alarak hastaneye hazırlayan ATT Bahar Kılıç ve 112 Acil Sağlık ekibine de ayrıca minnettarım.
Anjiyo Ünitesi'nde ilk müdahaleyi başarıyla gerçekleştiren, Koroner Yoğun Bakım Servisi'nde ve servis sürecinde tedavisini yakından takip eden Kardiyoloji Uzmanı Dr. Umut Altaş ve ekibi ise, bu hikayenin kahramanları oldular.
Koroner Yoğun Bakım Servisi'nde görev yapan hemşireler, sağlık personelleri, hasta bakıcılar ve Kardiyoloji Servisi çalışanları da işlerini yalnızca profesyonellikle değil, aynı zamanda büyük bir merhametle yaptılar.
Çünkü sağlık hizmetinde başarı kadar insanlık da önemlidir.
Bu süreçte gördük ki, ikisi de vardı.
Annemin tedavisi sırasında ne stent eksikliği yaşandı...
Ne de yoğun bakım konusunda herhangi bir sorunla karşılaşıldı.
Bu vesileyle yeni hastanenin Yoğun Bakım Servisi'ni de görme fırsatımız oldu.
Her hastanın ayrı odada takip edildiği, hastaların birbirini görmediği, son derece temiz ve düzenli bir ortam oluşturulmuş.
Hastaların kapıları açık tutuluyor ve sağlık personeli tarafından sürekli kontrol altında bulunuyorlar.
Kısacası, hastalar emin ellerde.
Eleştirmek gerektiğinde eleştiriyoruz.
Eksikleri gördüğümüzde yazıyoruz.
Ama başarılı olanı, emek verenleri ve hakkı teslim edilmesi gerekenleri de yazmak gerekiyor.
Annem bugün aramızdaysa; zamanında yapılan müdahalenin, özverili çalışmanın ve sağlık çalışanlarının fedakarlığının payı çok büyük.
Annemi bize geri verdiler.
Emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum..
"Allah razı olsun" diyorum.