Kral öldü!
Bir devir kapandı.
Batı Karadeniz’in çınarlarından biri, Devrektaş Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Zeki Hacıkulaoğlu, 95 yaşında aramızdan ayrıldı. Bölge; siyasetine, ticaretine, sosyal hayatına yön vermiş ender şahsiyetlerden birini daha toprağa verdi. Boyuyla, posuyla, karizmasıyla, sözüyle, sofrasıyla Zonguldak’ta yeri doldurulamayacak bir “Kral”ı kaybetti.
Mehmet Zeki Hacıkulaoğlu, resmî bir unvanı olmadan bölgenin ombudsmanıydı. Ombudsmanlık müessesesi Türkiye’de yokken, Batı Karadeniz’de sorunları çözmek için kapısı çalınan adam oydu. Siyaset erbapları, ticaret erbapları, esnafı, sanayicisi, derdi olan herkes sofrasına oturur, derdini anlatırdı. O da kavgasız, gürültüsüz, bağırıp çağırmadan meseleyi hallederdi. Aracılık eder, arabuluculuk yapar, gerektiğinde yumruğu masaya vurur ama kimseyi kırmadan, kimseyi ezmeden işi bitirirdi.
“Sofrasından geçmeyen, kapısını çalmayan yoktu” denilse yeridir. Çünkü; o sadece bir iş adamı değildi; aynı zamanda bir müesseseydi. Güvenin, ciddiyetin, sözünün eri olmanın adıydı. Karadeniz’in sert dalgalarında gemisini dimdik ayakta tutan, yelkenlerini rüzgâra göre değil, ilkeye göre ayarlayan nadir kaptanlardan biriydi.
Şimdi “Kral öldü, yaşasın yeni kral” bile diyemiyoruz.
Çünkü krallık da Mehmet Zeki Hacıkulaoğlu ile birlikte sona erdi. O türden adamlar bir daha kolay kolay gelmiyor. Onun gibi hem saygı uyandıran hem korku salan, hem sevilip hem dinlenen, hem de gerektiğinde “dur” diyebilen figürler tarihe karışıyor.
Zonguldak’ta şunu herkes görsün:
Ancak Mehmet Zeki Hacıkulaoğlu kadar büyüyebilirsin. Daha fazlasına kalkışırsan, işin ters giderse, kral bile olsan eleştirilir, sorgulanır, hesap sorulursun. Çünkü, bu memlekette hâlâ “adam gibi adam” ölçüsü var. Ne kadar para kazanırsan kazan, ne kadar güç sahibi olursan ol; eğer o karizma, o ahlak, o duruş yoksa, unvanın kral olsa da tahtın sallantıdadır.
Mehmet Zeki Bey’in hayatından çıkarılacak çok ders var. Sözünün eri olmak,
Sofranı açık tutmak,
Sorun çözerken insani kalmak,
Gücünü ezmek için değil, birleştirmek için kullanmak…
Bunlar eskide kaldı diye düşünülebilir. Ama aslında bunlar bitmedikçe bu memleket de bitmez.
Kral öldü.
Uzun yıllar yaşadı, iz bıraktı, saygı gördü.
Şimdi geride bıraktığı boşluk konuşuluyor.
Başımız sağ olsun.
Ailesine, sevenlerine, başsağlığı diliyoruz.
Senden daha uzun, senden daha güzel
İçinden çay geçen ilçede yaşarken, ilçeyi süper ligde temsil etme hakkı elde eden kadın ne hikmetse bal ligine düşmüş!
Çok hırslı bir kadın!
Erkeğinin saçını, başını yoluyor, hatta saç protezine fazla asılarak kafa derisini yüzüyor!
Bununla da kalmıyor!
Kadın çok hırslı!
Kocası, boyanırken eski eşine bir araba bırakmış!
Bu çılgın kadın, kocasının eski eşine ait araca durduk yerde park halinde iken bile isteye arkadan çarpmış!
Gitmiş üstüne not bırakmış!
“Arabanıza çarptım! İletişim için arayınız!”
Numarasını yazmış!
Altına adını küçük harflerle, soyadını büyük harflerle yazmış!
Yani “Bak kocanı aldım. Onun soyadını artık ben taşıyorum! Sana da arkadan vuruyorum!”
Bir kadın, kocasının eski karısının park halindeki aracına arkadan neden vurur?
Bu hırslı ve hızlı kadın, kocasının tüm malvarlığını tek tek üstüne geçiriyor!
Bir süre sonra kocasına da arkadan vuracak!
Tası, tarağı toplayıp kaçacak!
Kocasının elinde bir tek saç protezi kalacak!
Memleket hasreti ile yanacak!
Bu kadına bir uyarımız olacak!
Gençliğine çok fazla güvenme!
O ilçede senden daha uzun, senden daha güzel, süper ligde değil, şampiyonlar liginde mücadele eden kadın vardı!
O da amatöre düştü!
Sen bir keriz buldun!
Yolmana bak!
Ama şunu unutma!
Sen içinden çay geçen ilçenin kadınısın!
Senin de mutlaka içinden geçecek biri çıkar!
Hazırlıklı ol!
Kaymakamlık personeli!
Bugün köşemizin konusu bir Kaymakamlık personeli!
Yaptıklarını madde madde yazalım!
1- İşkur personellerini Instagram üzerinden tanısın veya tanımasın takibe alıyor,
2- Akşama kadar kafasına göre çalışanları Kaymakamlığa yanına çağırıp odayı kapatıyor.
3- Evli olduğu halde kafede İşkur çalışanları ve üniversite öğrencileri ile buluşuyor.
4-Hafta sonu normalde İşkur personeli çalıştırılabiliyor. Ama genelde hafta sonu kurumda hiç kimse olmadığı halde kızları kuruma çağırıyor.
5- Bir ara bunun uygunsuz videosu sosyal medyadan yayılmıştı! Yapay zeka ile yapıldığını iddia ediyordu.
6- Önceki Kaymakamlar uyardı, ama hiç değişmedi.
7- İşkur personelleri aslında şikayet etmek istiyorlar ama korkuyorlar.
8-Eşinden boşanan ailesi ile sorunlu olan herkes bunu soruyor Kaymakamlık’ta.
9. Sanki Kaymakamlık çalışanı değil avukatlık bürosu ve arzuhalci gibi!
10. Eşiyle sorunu olan kadınların sorununu çözüyor!
11. Mevcut Kaymakama durum iletildi! Ama Kaymakam şikâyetçilerden resmi belge istiyor!
Akşam Akın, sabah Mustafa!
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, akşamları Elmas TV çalışanı Akın Kavi ile alkol alıyor!
Sabahları ise Özgür Halkın Sesi sahibi Mustafa Özdemir ile şehir stadyumunda yürüyüş yapıyor!
Tahsin Erdem ile Mustafa Özdemir’i şehir stadyumunda yürüyüş yaparken görenler şaşırıyor!
İkilinin spor yerine kulis yaptığını iddia eden görgü tanıkları, “Mustafa Özdemir, Tahsin Erdem’e sürekli bir şeyler anlatıyor. Çok hafif tempolu yürüyorlar. Anladığımız kadarıyla Mustafa Özdemir, Tahsin Erdem’e gün içinde yapacağı işleri anlatıyor.
Tahsin Erdem ise ‘Harika, harika, evet aynen öyle’ şeklinde yanıtlar veriyor! Ve kahkaha atıyor!
Tahsin Erdem’in kahkahaları boş tribünlerde patlıyor!”
Mesai ücretleri
Zonguldak’ta bir belediyede belli kişilere sürekli mesai yazıldığı iddiası gündeme geliyor!
Belediyede yazılan mesailer sonra toplanıp bir havuzda mı toplanıyor?
Eskiden böyle bir uygulama vardı!
Yerli ve milli bir Belediye Başkanı, kendine yakın isimlerin üzerine mesai yazdırırdı!
Toplanan mesailer özel işlerinde kullanılırdı!
Acaba şimdi yine böyle bir durum mu var?
Yoksa Belediye Başkanı’nın işsiz, güçsüz, çapsız çocukları için bütçe mi hazırlanıyor?
İnsanın aklına her şey geliyor!