Genç çiftçilere 30 bin lira hibe desteği…
Sadece bu cümle bile akıl sahibi insanları heyecanlandırır.
“30 bin lira hibe” demek;
“7 kurbanlık tosun” demek…
“4 damızlık düve, ileri de inek ve yıllık 4 dana” demek…
Sütünü, yoğurdunu, peynirini saymıyorum bile…
“40 adet küçükbaş hayvan” demek…
“Keçi-koyun” demek…
“İki sene sonrasına sürü sahibi olmuşsun” demek…
“40 arı kovanı” demek…
“Şeker, şerbet, bal” demek…
“500 tavuk” demek…

“Günlük 500 yumurta”
demek…
“Seracılık” demek…
“Meyvecilik-sebzecilik” demek…
Kısacası “köyünde kendi işinin başında, eşinin yanında, çocuklarının başında geçinmek” demek…

“Çocuklarının nasıl büyüdüğünü her gün görmek”
demek…
“Rahat bir geçim” demek…
“El işinde ezilmemek” demek…
“Köye dönmek” demek…


[*] [*] [*] [*]

Bu konuda Ereğli Kaymakamı Sayın Nazım Madenoğlu heyecanlı…
Gıda, Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürü Sayın İmdat Aydın çabalıyor.
Proje için hazırlıklar yapan Sayın Hatice Derya Aksu çok çalışıyor.
Bir toplantı organize edildi.
Meslekte yirminci yılını doldurmuş, 35 yaş şiirini geçip kırkına merdiven dayamış biri olarak ilk defa böyle heyecanlı, uyumlu ve çalışan bir ekip gördüm.
“Herhalde böylesi 40 yılda bir görünür. (Ya da gelir)” dedikleri bu olsa gerek.
Kaçıncı kaymakam, kaçıncı müdür, kaçıncı mühendis, bilmiyorum.
Bildiğim konu şu; böyle uyumlu ve çalışkan ekibi görmedim.

[*] [*] [*] [*]


Bu konuda biz de kendi çapımızda girişimlerde bulunduk.
Projeyi duyar duymaz Akköy’de aklımıza gelen gençleri aradık.
İlgi gösterdiler.
Muhtarımız Nuh Karakız da toplantıdaydı.
Biz Akköy tarihinde ilkleri başarmanın hep onurunu ve gururunu yaşadık.
Pazartesi de öyle bir gündü.
Tarım ile ilgili bir toplantı vardı.
Muhtarımız ve bizim davet ettiğimiz gençler oradaydı.
İmkanı olmayıp gelmeyenlerin yerine de biz takip ettik.
Ali Doğan, Tacettin Dönmez, Bülent Ceyhan, Cemal Doğan, Aydoğan Doğan ile birlikte katıldık toplantıya…
Ümit Dönmez, Erdoğan Doğan, Yılmaz Doğan, Ali Doğan, Orhan Doğan ve Cemal Kamer’i de unutmadık.
Öğrendiklerimizi aktardık.
Karakavuz Muhtarı Temel İlik ve yakın komşularımızı da ilgili görünce, onlar adına da sevindik.
Toplantıda beğenmediğimiz şartlar vardı.
Beğendiğimiz şartlar daha çoktu.
Hep birlikte hibe için başvuracağız.
Akköy’de yaşam mücadelesi veren gençlerimizin rahat bir yaşam sürebilmesi için mücadele vereceğiz.
Şimdilik sayımız 12…
Hedefimiz bunu 15-20 yapabilmek.
Bu yazdıklarım Merkez Mahallesi için geçerli.
“Verilen bilgileri muhtarımız İbrahimci Mahallesi’ne de iletirse, bu sayı daha da yukarılara çıkar” diye umuyorum.
Gayret bizden…
Destek devletten…
Gerisi Allah’tan…
Hadi hayırlısı bakalım.



Hayali bile güzel…



Düşünüyorum…
Akköy’de 10 aile, 40’ardan 400 küçükbaş hayvan almış.
Tıpkı eski günlerdeki gibi insanlar şafak vakti koyun-keçi zillerinin sesiyle uyanıyor.
Kış mevsimlerinde ayaklarımızda yün çoraplarımız, çöpürden dizliklerimiz, yünden yorganlarımız.
Fırın gibi olurduk.
Ya da 15 aileye, 4 adet düveden 60 damızlık düve…
Düşünsenize, köyde 60 adet inek... Tek-tük olanlarla bu sayı 100’ü geçer.
Her gün süt arabası, sütleri almaya gelir.
Herkesin cebine sıcak para girer.
Ya da arıcılık…
Ortalık vızır vızır... Herkesin ağzından bal damlıyor.
Meyvecilik ve sebzecilikte de aynı.
Ereğli’yi, hatta Zonguldak’ı taze sebze-meyve ile biz besleyelim.
Her taraf Akköy koksun.
Dahası var.
Köşem dar.
Bu da benim hayalim.
Hibeye evrak ve başvuru istiyorlar.
İşi de zora sokmuyorlar.
Hayalde evrak bile istemiyorlar.
Hadi hayırlısı bakalım.