Gelin alma işi ondan sorulur.

Bayanların önderidir.

Daha önceden aile tarafından belirlenir.

Düğünün ikinci günü başlar aktif görevi…

Söz kesilirken konuşulan ağırlıkları çantasına doldurur.

Gerçi günümüzde bu ağırlıklar (içecek ve erkeç) düğün başlamadan gönderiliyor.

Hediyeler hazırlanır.

Gelinin yakınları, bu hediyelerle düğüne davet edilir.

Kazak, gömlek, pantolon, takım vs…

Hediye paketleri çantalara özenle yerleştirilir.

Düğün “tırıl”ı (önderi) davul-zurna ekibini hazırlar.

Düğünün büyüklüğüne göre davul-zurnadan oluşan ikili birkaç takım olabilir.

Düğünün şanındandır.

Araçlar hazırlanır.

Gelincileri götürecek araç büyük olmalıdır.

Hediye çantaları, araca yerleştirilir.

Özellikle al yazma takan gelinciler, sayılar tek olmak üzere tek sıra yola koyulur.

Davul-zurna eşliğinde araca binerler.

Gelinci ekibi ne kadar kalabalık olursa, o kadar şanı olur.

Gelin evinin yakınlarında araçtan inerler.

Önlerinde tırıl.

Varsa düğün sahiplerinden olanlar…

Baş gelinci ve ardı sıra tek sıra dizilen gelinciler, davul-zurna eşliğinde gelin evine varırlar.

Kapıda karşılanırlar.

Eve girince, geleneklere göre gösterilen odada bir-kaç tur atıp öylece aynı sırada müsait yerlere otururlar.

Ardından muhabbet…

Hediyeler verilir.

Gelin evi sakinleri, bu hediyelerle yarın akşam yapılacak olan düğüne davet edilir.

Gelin evinin aile büyüğü de, damat ailesini benzer hediyelerle düğüne davet eder.

Yemekler yenir.

Kur’an okunur.

Dua edilir.

Gelinciler biraz oyun oynatılır.

Tırıl, baş gelinci ve gelin ailesinin büyükleri bir araya gelerek, ayaküstü düğünün düzenli yürümesi için yapılabilecek işleri birbirlerine sorarlar.

Varsa eksiklikler giderilir.

Düğünün daha güzel olması için gayret edilir.

Ve dönülür düğün evine…

Ancak “kız evi”nde gelinci bırakılmaz.

Kaç kişi kına götürdüyse…

O kadarı geri döner.

Yoksa uğursuzluk getirileceğine inanılır.

Biz de “düğün evi” diye damat evi anılır.

Diğeri, “kız evi”dir.

Akşama kına var.

Bir tarafta koyu düğün gecesi...

Eğlencenin tavan yaptığı gece…

Kına gecesinde damat ve arkadaşları…

Kayınvalide ve baş gelinci hazır bulunur.

Kına yakılacağı zaman gelin elini açmaz.

Kayınvalide elinin içine altın bırakır.

Kına öyle yakılır.

Baş gelinci burada kayınvalideye eşlik eder.

Daha önce düğün tecrübesi yoksa, onu bilgilendirir.

Asıl görev ertesi gündür.

Gelin alma saatine yakın tüm hazırlıklar yapılır.

Börekler kızartılır, tepsi tepsi…

Tavuklar haşlanıp tavada kızartılır.

Lokmalar ve içecekler çantalara yerleştirilir.

Bütünler, yarımlar…

İki porsiyonlar, tam porsiyonlar…

Bunlardan baş gelinci sorumludur.

Tırıl ile birlikte bu hazırlığı yaparlar.

Güvey donatması yapılır.

Ardından gelin alayı araçlara biner.

Gelinciler yine al yazmalı…

Tek arabaya biner.

Tek sıra yürürken, aralarına da kimseyi almazlar.

Hediye çantası, gelin arabasının ön tarafına yerleştirilir.

Gelin alındıktan sonra yol kesenlere bunlar verilir.

Artarsa, akşam düğün bitiminde hep beraber yenilir.

Gelin çıkarmaya varınca…

Yine evin yakınında araçlardan inilir.

Davul-zurna eşliğinde gelin evine gidilir.

Kapıda kurulan karşılama masalarına tavuk, börek ve içecek bırakılır.

Gelin evinin kapısı bahşişle açtırılır.

Gelinin beline kuşak (günümüzde kurdele) bağlanılır.

Sağdıç gelinin bacılığından bahşiş karşılığı baş yastığını alır.

Ve gelinin ağabeyi gelini damada teslim eder.

Şimdiler de resmi nikah, düğün öncesinde kıyılıyor.

Dini nikah ise, gelin evden çıkmadan kıyılır.

Tüm bunlara tırıl yardımcı olur, ancak baş gelincinin görevidir.

Unuttuğumuz bölümler olabilir.

Zamanla ekleriz.

Bir geleneğimizi, gelecek nesillere böyle bırakabiliriz.