Dün telefonum ısrarla çalıyor.

Birincide bakamadım.

İkincide yetişemedim.

Tam ben arayacaktım bir daha çaldı.

Ankara’dan Ali Uzun arıyor.

Dünkü “Ulaşılmaz milletvekilleri” başlıklı yorumumuzu okumuş.

“Senin yazını teyit eden bir olay yaşıyoruz şu anda. Onun için aradım” dedi.

Sabahın altısında “Ali Bey, Ben Hacı Maksut. Ben Ankara’dayın. Sen neresin” diye telefon gelmiş.

Ali Bey, ne Hacı’yı tanıyor ne Maksut’u.

Meğer Hacı Maksut Aysan, Çaycuma Çopurlar Köyü’nden.

Sağlık sorunu için Ankara’ya gitmiş.

Sabah altı da otobüsten inince Ali Uzun’u aramış.

O da açmış telefonunu konuşmuş.

Sonra hastanede buluşmuşlar.

Telefonu kapattım.

Dedim ki kendi kendime:

“Ben dört gün önce milletvekilini aradım. Hala dönmesini bekliyorum. Gerisini sen düşün ey Zonguldak.”

Adımızı değiştirmesinler!

1971 doğumluyum.

19 Haziran’da 41 yaşında olacağım.

Bizim çocukluğumuzda saat istediğimizde “Pişmemiş yumurtayı üç gün cebinde kırmadan gezdirirsen saat alırız” derlerdi.

Bir saat, bir gün değil, üç gün.

Şimdi çocuklar saat istiyor, telefon istiyor, biraz büyüyünce araba isteyecekler.

Dün internet sitelerini geziyorum.

Ak Partili bir milletvekili, ilkokul mezunlarına ehliyet için kanun teklifi vermiş.

Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Milletvekili, Belediye Başkanı, Belediye Meclis Üyesi ve İl Genel Meclisi Üyesi ararken yüksek tahsil arıyor.
Partili Milletvekili ehliyet için ilkokul diplomasına iniyor.

Milletvekili cahil olsa can almaz ama cahil bir sürücü can alır.

Bunu mu anlatalım size?

Bu kanunun toplumdan çok, sürücü kurslarına faydası olacak.

Karşı çıkmak ne haddimize.

“Üniversitemizin adını değiştirmeyin” dedik.

Değiştirirler.

Bizim Başbakanımız biraz inatçı.

Kızarsa bizim adımızı da değiştirir.

O yüzden susalım!

Dr. Yücel Alagöz…

Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi Doktorlarından Yücel Alagöz’ü dün tanıdım.

Adını daha önce çok sık duyuyordum.

Bir işimiz vardı.

Hastane polikliniği kapısının önü ana-baba günü.

İçerde sıramızı beklerken hastalarla olan ilişkisini gözlemeye çalışıyorum.

Bir doktor bu kadar mı sakin olur.

Hastasıyla bu kadar mı ilgili olur.

Anlatıyor, anlatıyor.

Oysa nasıldı bizim bildiğimiz doktorlar:

“Neyin var?”

Sonra ilaç yaz…

Doktor Yücel Alagöz’e başarılar diliyoruz.

Ve kendisini çok daha yerlerde görmek istiyoruz.

Tebrikler Hocam…

Günün Sözü:

Hacetini yanlış yere yapan, domala domala taş arar.

Türk Atasözü