Elimizde iki haber var.

Önce haberlere bakalım.

Birinci haber geçtiğimiz haftadan;

Çevre örgütleri, çiftçilerin tarım alanı açmak için orman yakmasının orangutanların neslinin tükenme tehlikesiyle karşı karşıya getirdiğini açıkladı.

[*][*][*]

Cakarta hükümeti Aceh’de 60,000 hektarlık bir alanı orangutanlara ayırmıştı. Endonezyalı çevresi Graham Usher, ağaçlık, sazlık ve bataklık alandan geriye sadece 12,000 hektar kaldığını söyledi.

Nedeni, köylülerin ağaçları yakarak, büyük tarım şirketlerinin ise sazlıkları kurutup yağı için “palm” bitkisi dikmeleri.

[*][*][*]

Uydu fotoğrafları, kendilerine ayrılan parkta yaşayan birkaç yüz orangutanın, yangınlardan ötürü, park dışına yiyecek aramaya başladıklarını gösteriyor.

Yerli ve yabancı çevre örgütlerine göre gerekli önlemler alınmazsa yılsonuna kadar parkta canlı tek bir orangutan kalmayacak. Amerika, geçen yıl, çevre koruma çabalarını artırmaya teşvik etmek için Endonezya’nın 30 milyon dolarlık bir borcunu silmişti.

[*][*][*]

Malezya ve Endonezya dillerinde "orman adamı" anlamına gelen "orang hutan" Borneo ve Sumatra´nın sık ve bataklık ormanlarının ağaç tepelerinde yaşayan bir maymun.

Palm ise tropik bölgelerde yetişen bir bitki. Gıda ve gıda dışı ürünlerde kullanılan yağın yüzde 90’a yakını Endonezya ve Malezya’da üretiliyor.

Orangutanlar nesli tükenme, Endonezya ise dünyanın en büyük palm üreticisi olma yolunda ilerliyor.

[*][*][*]

AFP Haber Ajansı tarafından Cakarta’dan geçtiğimiz yıl bildirdiği ikinci habere göre Endonezya, orangutanları ölüme gönderiyor olabilir.

Doğayı korumaya çalışan “Conservationalist” örgütünün yaptığı açıklamaya göre Borneo Adası’nda tutulan binden fazla orangutan vahşi doğaya tekrar bırakılmak üzere Muara Wahau bölgesine gönderilmekte.

[*][*][*]

Orangutanlar, yasa dışı ağaç kesme ve izinsiz avlanma nedeniyle kötü bir ün yapmış olan bir bölgeye, diğer adıyla “ölüm tarlası”na salınacaklar.

Endonezya hükümeti aldığı bir kararla, Doğu Kalimantan bölgesindeki Muara Wahau Ormanı’nın 86 bin hektara yakın alanını, önümüzdeki 4 yıl boyunca 1.200 maymunun rehabilitasyon için ayırmıştı.

Ancak Orangutan Koruma Merkezi (COP)’nin yaptığı açıklamaya göre, bölgede yasadışı ağaç kesme ve izinsiz avlanmanın yaygın olarak hüküm sürmesi engellenemezse, nesli tükenmekte olan memelilerin hayatları ciddi tehlike altında olacak.

[*][*][*]

COP başkanı, Hardi Baktiantoro’nun yaptığı açıklamada, “Gerekli yasa etkili hale getirilmediği ve güvenlikleri garanti edilmediği sürece bu hayvanları ormana salmak ölüme göndermek demektir.” dedi.

Muara Wahau Ormanı’ndaki flora ve faunanın yok olmasından bölge halkının sorumlu olduğunu da sözlerine ekledi.

[*][*][*]

2010 yılının son üç ayı içinde COP, yerlilerin yakalayıp tanesini 280 dolara satmaya çalıştıkları 4 adet orangutanın hayatını kurtardılar.

Baktiantoro, “Orman Bakanlığı, orman polisini orangutanları yasa dışı avlanmadan korumak için görevlendirmeli ve yasa dışı ağaç kesmeyi de çevreyi korumak amacıyla engellemeli.” diye açıkladı.

[*][*][*]

Orman Bakanlığı Koruma Şefi Darori, COP’nin açıklamaları dikkate alınarak bir soruşturma başlatılacağını dile getirdi. “Konuyla ilgileneceğiz. Eğer öne sürülenler doğru ise orangutanları başka bir ormanlık alanına taşıyacağız.” diye ekledi.

Uzmanlar, vahşi doğada 50 bin ile 60 bin arasında orangutan kaldığını belirtti.

Bu orangutanların yüzde 80’i Endonezya’da, geri kalanı ise Malezya’da bulunuyor.

Ancak, yasadışı avlanma ve yaşam alanlarının tahrip edilmesi sonucunda orangutanların nesli tükenmeye yüz tutuyor.

[*][*][*]

Haberler böyle

Şimdi diyeceksiniz ki; “Nereden çıktı bu orangutanlar”

Memleketin sorunlarını yazıp ne yapalım.

Nasıl olsa anlayan yok.

Bu kentin o kadar çok sorunu var ki.

Pek çoğu çok basit çabalarla çözümlenebilecek işler.

Ama olmuyor.

Çünkü bu kentte zaten en büyük sorun yönetenler, seçilenler, atananlar.

Duvarlara söylesek daha iyi.

Duvarlara yazsak daha iyi.

Bu sebeple Endonezya’nın sorunlarına değinmek istedim.

Sevgili orangutanların sorunu da bizim sorunumuz sayılır!

Tüm orangutanlara Zonguldak’tan selam.

Kalbimiz onlarla birlikte!