Zonguldak Valiliği, mahkemeye başvurup, Merkez ilçede 15 liraya satılan ekmeğin fiyatını 10 liraya indirmeli.
Zonguldak Belediyesi, fırıncılardan ekmek alacakmış, 10 liraya halka satacakmış!
Demek ki, Zonguldak Belediyesi’ne ekmeği 10 liradan satan fırıncı kar ediyor!
Ama halka 15 liraya satarak, fahiş bir kar elde ediyor!
Bize ulaşan bilgilere göre, Zonguldak Belediyesi’nin ekmeğini, Ali Papila’nın sahibi-ortağı olduğu Ay Fırın üretecekmiş!
Ali Papila, 10 liraya ürettiği ekmekten zarar etmiyorsa, halka neden 15 liraya satıyor?
Zonguldak Valiliği, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Zonguldak Defterdarlığı bu işe bir bakmalı!
CHP’li Ali Papila, 10 liraya sattığı ekmekten kar edebiliyorsa, ekmeği neden 15 liraya satıyor, sorulmalı!
Zonguldak halkı sahipsiz değildir.
Pusula, halkın ekmeğiyle oynayanların ekmeğiyle oynamaya devam edecek.

Koltukta ölmek istiyor!

Zonguldak’ta başlarına gelen ya da gelecek olan her şeyi bizden bilen bir grup var!
Bir de bizi tehdit gösterip, işini yürütmeye çalışan bir grup var!
Biz, hiçbir grubun içinde değiliz.
Biz, önce işimizi yapıyoruz...
Sonra ilimize bakıyoruz.
Biz, Zonguldak grubunun içindeyiz.
Geçenlerde Yazı İşleri Müdürümüz Öznur Güneş yazdı...
Karaelmas Gazeteciler Derneği Başkanı Mustafa Emen, sağda-solda bizimle ilgili konuşuyormuş!
Derneği ele geçirmek istediğimizi anlatıyormuş!
O dernek bizim elimizdeyken bile ele geçirmeyi düşünmedik!
Bu dernek, Pusula’ya destek değil, her zaman maddi-manevi yük olmuştur!
Olur, yine katlanırız.
Ama yalana katlanamayız.
Mustafa Emen, son dakika benim oy kullanmasını rica ettiğim eski bir üye sayesinde başkan oldu!
Ama nankör olduğu için çabuk unuttu!
Onu ben değil, kendi yönetimindeki arkadaşları bile istemiyor!
Bana da sordular...
"Değiştirin" dedim.
Zonguldak’ta bir gazeteci örgütünün başı üç ay fındık bahçesinde kalır mı?
Yaşı ilerlediği için hasta oluyor!
Üç ay da hastanede yatıyor!
Başkan 6 ay yok!
Ben oldum olası böyle koltuklara oturmaktan uzak durdum.
Atilla Öksüz’ü de o koltuğa zorla oturtmuş, zorla kaldırmıştık!
Bu koltuk işi, bir hastalık galiba!
Mustafa Emen’in, bırakın "Gazeteciler Derneği Başkanı" olmasını, gazeteciliği bile tartışılır!
Başkanlık döneminde derneğin itibarı yerlerde süründü!
Bir kez daha "başkan" olsun, dernek batacak!
Ama o, bu kimliği kullanmayı seviyor!
Çünkü "başkanlık" kimliği, onu protokole oturtuyor!
Bu da Mustafa Emen’in hoşuna gidiyor!
Zonguldak’ta caddeye çık, sallasan başkana değiyor!
Bu "başkanlık", öyle matah bir şey de değil!
Mustafa Emen olmuş, olmamış!
Bizim için fark etmez.
Biz, işimize bakarız.
Bugünlere dernek ile gelmedik...
Dernek ile gitmeyiz.

Zonguldak dışlandı!

CHP İl Başkanı Devrim Dural, Zonguldak Belediyesi'ne işe giren ve geçtiğimiz günlerde tefeci operasyonunda gözaltına alınan şahısla ilgili soruya, "Günün sonunda herhangi bir cezai müeyyide ile karşılaşırsa, Zonguldak Belediyesi bir kamu kurumu niteliğinde olması dolayısıyla üzerine düşen sorumluluğu burada yerine getirecektir" demiş!
CHP İl Başkanı Devrim Dural’a soralım...
Zonguldak Belediyesi, tefecilik yaptığı iddia edilen ve bu nedenle gözaltına alınan birinden başka işe alacak gariban bulamamış mı?
Sevgili Devrim Dural...
İşe girenlere bakıldığında, Zonguldaklıların dışlandığını fark ettiniz mi?
Bunu da konuşalım, değil mi?

Devlet, tuşa bastı!

Öyle tahmin ediyorum ki, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, "Cumhurbaşkanı Adayı" olamayacak!
Daha doğrusu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun "Cumhurbaşkanı" olmaması için tuşlara tek tek basılıyor!
Bu tuşlara sadece siyaset değil, "devlet" de basıyor!
Devlet, Ekrem İmamoğlu’nu "tehlikeli" buluyor!
"Dış kaynaklı" görüyor!
"Yerli ve milli" görmüyor!
PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşülüyor!
Ama Ekrem İmamoğlu ile görüşülmüyor!
Önümüzdeki dönem müthiş hareketli geçecek!

Yasemenler dile geldi!

Emel Sayın’ın yıllarca dillere pelesenk olan "Yasemenler dile geldi" adlı bir eseri vardı...
“Yasemenler dile geldi, bülbül uçtu, güle geldi
Bahçeler hep yeşillendi, yine cananım gelmedi
Bilmem, bilmem, neden bilmem
Ah, gitti cananım, gelmedi
Yasemenler dizi dizi, kimse bilmez halimizi
Kavuşmadan öldürecek, bu sevda her ikimizi”
Bulun, dinleyin!
Mutlaka seveceksiniz!