"Üzülmez Kültür Vadisi", Zonguldak eski Valisi Ali Kaban döneminde başladı.
"Ahmet Çınar, Erdoğan Bektaş" derken, sanırım Zonguldak Valisi Mustafa Tutulmaz döneminde bu iş bitecek.
"Üzülmez Kültür Vadisi Lavuar ve Atölye Binaları Koruma ve Yeniden İşlevlendirme Projesi" inşaatı hızla ilerliyor.
Bir aksilik olmadan bitse...
Bu işler çok güzel...
Ama ben ısrarla, Zonguldak kent merkezinde sağlıklı tuvaletler olmasını istiyorum.
Zonguldak’a dışarıdan gelen bir misafir, temiz tuvalet bulamıyor!
Bu işi de Zonguldak Belediye Başkanı Dr. Ömer Selim Alan, "Lavuar Alanı Projesi"yle çözmeli...
Ama o zaman da “Ömer Selim Alan değil, TOKİ yaptı” diyecekler!
Yahu, biri bize tuvalet yapsın!
Ama biri, Zonguldak’a tuvalet yapsın!
Muammer Avcı, kendi aracına neden binmiyor?
Zonguldak Belediye Başkanı Dr. Ömer Selim Alan, Kozlu Belediye Başkanı Ali Bektaş ve Kilimli Belediye Başkanı Kamil Altun’un, lüks bir araçla deprem bölgesine gezmeye gittikleri yazıldı! Bu üç Belediye Başkanı, o bölgede günlerce kaldılar. Araçlarının da lüks bir araç olmadığı ortaya çıktı.
AK Parti Zonguldak İl Başkanı Muammer Avcı, deprem bölgesine, bugünkü piyasa değeri 10 milyon lira olan, ikinci el piyasası ise 5 milyon lira olan lüks bir araçla gitmiş! Bir yöneticisinin aracıyla! Kendi arabasına kıyamamış, demek ki!
Haber, “AK Partililer, lüks araçlarla deprem bölgesine gitti” diye yapılsa, kamuoyundan daha büyük destek görürdü!
Ama 10 milyon liralık araçla gideni yazmayıp, 1 milyonluk araçla gideni yazarsanız, 9 kusurlu hareketten birini yapmış olursunuz!
Sahi, AK Parti Zonguldak İl Başkanı Muammer Avcı, şehir dışı etkinliklerinde neden kendi aracını kullanmıyor?
Neden hep yönetimindeki isimlerin araçlarını kullanıyor?
Bunu bir yöneticiye sordum...
"Başkanımız, israfın haram olduğunu bildiği için, kendi aracıyla gitmiyor! Hep birlikte gidiyoruz! Böylece kendi aracına yakıt almamış oluyor. Cebinden para çıkmıyor! Araç kiminse, yakıtı o alıyor” dedi!
Yanıt, beni tatmin etti!
Sonra AK Parti Zonguldak İl Başkanı Muammer Avcı ve kardeşi Mustafa Kemal Avcı, araçlarını TTK’ya ait Zonguldak Limanı’nın gümrüklü sahasına park ediyorlar!
Güvenlik görevlileri ne yapsın!
Emir, demiri kesti!
Ey TTK Genel Müdürü Kazım Eroğlu...
Muammer Avcı ve kardeşi Mustafa Kemal Avcı’nın ne özelliği var da, gümrüklü sahaya araç park edebiliyorlar?
Yanıt verir misiniz?
Bülent Ecevit Üniversitesi’ne şantaj yapılıyor!
Bizi şantajla suçlayan medya yöneticisine soruyorum?
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden iki hekimi bir kafede görüşmeye çağırdın mı?
Bu hekimler kafeye gelseler, onlara ne diyecektin?
Onlardan ne isteyecektin?
Telefonundaki ses kayıtlarını mı dinletecektin?
İzinsiz ses kaydı yapmak suç değil mi?
Bunu yapan eski dostun hapis yattı!
Eğer kendine güveniyorsan, o ses kaydını cumhuriyet savcılarına teslim edeceksin!
Elinde ses kaydı olduğunu üniversite yönetimine söyleyip para istemeyeceksin!
Bu taleplerin yerine gelmeyince, üniversite hakkında abuk-sabuk haberler yapmayacaksın!
Hadi devam et bakalım!
Bir soruşturma daha geliyor!
Bir de Belediye Başkanı konusu var!
"Falanca, filanca, fişmanca ile konuş, bana para versinler" dediğin Belediye Başkanı!
Belediye Başkanı oralı olmayınca, yayınlar başladı!
Belki bir soruşturma da oradan gelir!
Belli mi olur?
Belki de belli olur!
İlle de 'Pınar' olsun!
Zonguldak’ta son dönemde bir medya kuruluşu, bir siyasetçinin koruma kalkanına dönüşmüş!
Sanki bu medya kuruluşu, bu siyasetçinin kapısına bağlanmış!
Oradan geçen herkese havlıyor!
Özellikle de bize...
Bize yakın hissettiklerine...
Kapısına bağlı olduğu siyasetçiye karşı olduğunu düşündüklerine...
Bu köpek, salamı-sosisi çok seviyor!
Ama ille de "Pınar olsun" diyor!