Kozlu Seyfetler Köyü’nden Ayhan Gökgöz, babasının tapulu arsasına toprak döktürmüş!
Hem de temiz, sarı toprak!
İnşaat artığı, hafriyat atığı, asfalt kazıntısı filan değil!
Efendim birilerinin kızılca kıyameti kopmuş!
Şehir merkezinde, mahallenin ortasında, evlerin arasında inşaat atığı, hafriyat, moloz, taş toprak dökümüne izin veren devlet, bu vatandaşın kapısına gitmiş!
Tapusunu istemiş!
Anasınınkine dökene izin var!
Babasınınkine dökene izin yok mu?
Bir de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hasan Öztürk’ü para yemekle itham etmişler ki!
Ortalık karışsın!
Devlet harekete geçsin diye!
Adam herkesi tehdit ediyor!
“Allah’ın Devreklisi, Allah’ın Kozlulusu 5 milyona daire satacak, bizim hafriyat sahamıza bir kamyon hafriyat dökmeyecek. Göreceğiz bakalım” diyor!
Zonguldaklı Ayhan Gökgöz, kendisini arayıp tehdit eden Akın Kavi’ye cevabı yapıştırmış!
Hızını alamamış, sosyal medyasından da meydan okumuş:
“Kimseye ithamda bulunma, siyasi kimlik kullanma. Ben tapulu yerime toprak dolduruyorum. Akın Kavi sen anca 2 kadeh viski içip racon kesmesini biliyorsun. Bu memleket ya sana dar gelecek, ya bana diyorsun ya. Bu memlekette analar ne evlatlar doğurmuş onu bilmiyorsun. Resmi uzaktan çekmişsin. Gel benim tapulu yerime, ben sana istediğin gibi poz veririm emin ol.
Ben yıllardır atıl olan tapulu arazimi, tarım sera arazisi yapmak için toprak dolduruyorum. Ne çöp, ne inşaat molozu attırıyorum. Senin gibi kimseyi tehdit etmiyorum. Bu işin ticaretini yapmıyorum.”
Ne olacak şimdi!
Sosyal medya hesabında “Memleketi Vakfıkebir, Trabzon” yazan biri, Zonguldaklıları tehdit edecek!
Devletimiz bu duruma göz yumacak?
Öyle mi?
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, muhasebe defterini tuttuğu hemşehrisine hafriyat sahası kıyağı geçti!
O da kentteki müteahhitleri, hafriyatçıları, bahçesine toprak döken Zonguldaklıları tehdit ediyor!
Zonguldak İl Özel İdaresi, çok acil hafriyat döküm sahalarını hizmete almalı!
Hem de bazıları gibi kimi kamyon başına 3 bin 500 liraya değil; çok daha ucuza bu işi yapmalı!
Zonguldak insanı bu tehditten kurtulmalı!
Buradan Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu’na sesleniyorum!
Sayın Valim!
Zonguldak’ta Zonguldak insanı tehdit ediliyor!
Lütfen müdahale eder misiniz?
Kendi toprağımızda, kendi toprağımızı bahçemize dökemeyecek miyiz?
İlla Tahsin Erdem’in hemşehrisinin bahçesine, kamyon başı 3 bin 500 lira vererek dökmek zorunda mıyız?
Zonguldak insanı bu tehdit ve baskıdan kurtulmalı!
Neyse, hafriyat alanı için elindeki medya gücünü kullanan şahıs devleti harekete geçirmiş!
Zonguldak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hasan Öztürk, olay mahalline ekip göndermiş!
Müdürlük personeli, “Şahsa ait arazide düzeltme çalışması yapılması amacı ile arazisine hafriyat toprağı döktürdüğü tespit edilmiştir” şeklinde bir tutanak tutmuş!
Yani çevre açısından bir sıkıntı yok!
Kendi tapulu malı olduğu için kimsenin itiraz hakkı yok!
Neler olacak, bekleyip göreceğiz!

Devleti tehdit ediyorlar!

Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, Akın Kavi’nin annesinin bahçesini hafriyat alanı ilan etti!
Akın Kavi, hem Zonguldak Belediyesi, hem de elindeki medya gücü ile herkese saldırıyor!
Yasa dışı hafriyat döktüğü halde aylarca kendisine göz yuman Zonguldak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hasan Öztürk’e bile saldırıyor!
Çünkü Akın Kavi’nin annesinin bahçesi hafriyat döküm alanı olamaz!
Mahalle sakinleri bu durumdan şikayetçi!
Toprak dışında atık dökülüyor!
Bu durum tespit edilirse, hafriyat döküm sahası iptal edilir!
Devlet, elindeki medya gücünü, hafriyat alanı için baskı aracı olarak Akın Kavi’ye uzun süre izin veremez!
Televizyon çalışanları, hafriyat kamyonlarının peşine düşmüş!
Çekim yapıyorlar, arıyorlar!
Tehdit ediyorlar!
Baskı yapıyorlar!
Tahsin Erdem bu duruma göz yumsa bile, Devlet; buna izin vermez!

Çam peşinde koşan zavallı!

Bizim niteliksiz dolandırıcı son dönemde yine bilindik numaralara başladı!
Yeni bir şey yok!
Hep aynı yalanlar, hep aynı numaralar!
Şu ara da, vadide çam peşine düşmüş!
Biz uyaralım!
Çamda budak olur!
Gözüne batar!
Sonra ‘özgür basın susturulamaz’ diye nara atar!
Bazen ‘çük’ peşinde koşan bu zavallı, şu sıralar ‘çek’ peşinde koşuyormuş!
‘Çük’ deyince kafanız karışmasın!
Biz ‘çük’ü, çok ünlü kişi manasında kullanıyoruz!
Kazanan çek mi olacak?
Çük mü?
Yakında göreceğiz!