Bugünü bekleyemeyip dünden internete atmıştım bu yazıyı&[#]8230;
&[#]8220;Bugün eğitim öğretim yılının ilk günü&[#]8230; Aileler çocuklarını okullarına götürdü. Bazı okullarda sınıf yok, sıra yok, öğretmen yok, idareci yok, hizmetli yok, kantin yok, kitap yok. Ama daha ilk gün velilerden &[#]8216;katkı&[#]8217; istendi. Veliler isyanda, &[#]8216;Almadan vermek, Allah&[#]8217;a mahsus değil mi?&[#]8217; Depolar iki hafta içinde sınıf olacak, iki hafta içinde öğretmen gelecek, iki ay sonra kantin açılacak, hizmetli bulunacak, kitaplar eski okullarda aranacak. Kıyafetler sipariş edildi, gelecek. Şimdi anlıyorsunuz değil mi, sınavlarda Zonguldak&[#]8217;ın neden başarısız olduğunu. Bartın ve Karabük&[#]8217;ün Zonguldak&[#]8217;ı nasıl geçtiğini&[#]8230;&[#]8221;
Bu kısacık yazı, dün internette o kadar çok okundu ki.
Demek ki, halkın hislerine tercüman olmuşuz.
Bakalım bu sorunu çözmekle sorumlu olanlar, kendilerine bir pay çıkaracaklar mı?
Bu anket ortalığı karıştırır&[#]8230;
Elimizde tamamlanmış bir anket var.
Sonuçlar çok ilginç.
Öncelikle kararsızlar yüzde 20&[#]8217;ler seviyesinde.
İlk iki parti arasındaki fark ise, öyle büyük bir fark değil.
Sonuç, çıkartılacak adaya ve gösterilecek performansa göre değişebilecek şekilde.
Eski başkanın oyu üst düzeyde.
Ama henüz bir partisi yok.
Birinci partiden aday olursa, zaten sıkıntı yok.
İkinci partiden aday olursa da, kazanma şansı var.
Ama üçüncü partiden aday olursa, durum güçleşebilir.
Eski başkanın hangi partiden aday olacağı da, bu ankette açık ve net biçimde çıkıyor ortaya.
Mevcut başkan durumu toparlayabilir mi?
Bir yıllık bir süreçte bu mümkün olabilir.
Ama korkunç bir çalışma lazım&[#]8230;
Kıssadan Hisse: Çivi çıkar, izi kalır&[#]8230;
Kötü karakterli bir genç varmış. Bir gün babası ona çivilerle dolu bir torba vermiş. "Arkadaşlarınla tartışıp, kavga ettiğin her zaman bu tahtaya bir çivi çak" demiş.
Genç, ilk gün tahtaya 37 çivi çakmış. Sonraki haftalarda kendi kendini kontrol etmeye çalışmış ve geçen her gün daha az çivi çakmış. Nihayet bir gün gelmiş ki, hiç çivi çakmamış. Babasına gidip söylemiş. Babası onu yeniden tahtanın önüne götürmüş. Gence, "Bugünden başlayarak tartışmayıp kavga etmediğin her gün için tahtadan bir çivi çıkar sök" demiş.
Günler geçmiş. Bir gün gelmiş ki, her çivi çıkarılmış. Babası ona, "Aferin, iyi davrandın, ama bu tahtaya dikkatli bak. Çok delik var. Artık geçmişteki gibi güzel olmayacak. Arkadaşlarla tartışılıp kavga edildiği zaman kötü kelimeler söylenilir. Her kötü kelime bir yara (delik) bırakır. Arkadaşına bin defa kendisini affettiğini söyleyebilirsin, ama bu delik aynen kalacak, kapanmayacak. Bir arkadaş ender bulunan bir mücevher gibidir. Seni güldürür, yüreklendirir, ihtiyaç duyduğunda sana yardımcı olur, seni dinler ve sana yüreğini açar" demiş.
Günün Fıkrası: Rüyalar Ülkesi Kralı&[#]8230;
Bir gün öğretmen sınıfta uyuyakalmıştı. Uyanınca, hatasını örtmek için küçük bir yalan uydurur, &[#]8220;Rüzgârlar ülkesinin Kralı ile randevum vardı&[#]8221; der.
Ertesi günü bir öğrenci uyuyunca, öğretmen sopa ile uyandırarak, &[#]8220;Sınıfta uyumaya nasıl cesaret edersin&[#]8221; diye sorunca, öğrenci, &[#]8220;Benim de rüyalar ülkesi Kralı ile randevum vardı&[#]8221; der.
Öğretmen, &[#]8220;Pekâlâ, kral ne söyledi?&[#]8221; diye sorunca. Öğrenci de, &[#]8220;Kral, &[#]8216;ben sizin öğretmeninizi dün hiç görmedim&[#]8217; dedi&[#]8221; diye cevaplamış.
Günün Sözü:
Okuyup-yazanla okumayıp-yazmayan arasındaki ayrılık, ölülerle-diriler arasındaki ayrılık kadardır.
Aristoteles