Hepimiz bu eğitim çarkının dişlerinin arasından geçtik.



Bildik bileli yeni eğitim sistemleri tartışıldı bu ülkede.



Bir siyasi iktidar gitti.



Bir siyasi iktidar geldi.



Bir bakan gitti, diğeri geldi.



Her hükümet, her bakan kendi yöntemini uygulamaya çalıştı.



Yıllar içinde yöntemler o kadar değişti.



Ki bildiğimiz en büyük değişiklik, okullarda dayağın, avuçlara uygulanan cetvel, kafaya fırlatılan tebeşir teorisinin sona ermiş olması.



Gelenler gidenler hep yeni bir eğitim sistemiyle geleceğin güvencesi sayılan çocukları daha iyi yetiştireceklerini iddia ettiler.



Ancak görünen o ki, dayağı sona erdirme dışında pek iyi haltlar etmediler.



Dün yeni eğitim-öğretim dönemi başladı.



Temelinde siyasi hesaplaşma, hınç ve korku olan yeni uygulamalarla başladı.



Çocuklar yine altyapısı hazırlanmamış yeni sistemlere kurban edildi.



“Önce Eğitim” sloganı bu anlamda çok daha fazla önem kazanıyor.



Ancak bu işin öncesi de sonrası da delik deşik olmuş durumda.



Hep söylüyoruz.



Bir kez daha söyleyelim.



Zonguldak dün eğitime tam bin 300 öğretmen açığı ile başladı.



Sistemleri geliştirip uygulanmasını isteyenler, öğretmenlerden adeta cambazlık yapmasını istiyor.



O okul müdürlerinin birçoğu derdini anlatmaktan aciz.



Ama adı üzerinde “müdür”.



Keşke bir yere “müdür” olmak kendiliğinden sorunu çözebilse.



Biz ne müdürler gördük.



Teneke, teneke!



Sonra sağlıklı, sorumlu, çok yönlü ve özgüveni tam nesiller bekliyoruz.



Hem o çocuklara yazık, hem öğretmenlere…



Hem analarına yazık, hem babalarına…



İş yine ailelerde bitiyor.



Çocuklarını takip etmenin ilgi ve destek göstermenin ötesinde velilerin başka görevleri de var.



Okula kaloriferci bulacaklar.



Okula kömür alacaklar.



Okula hizmetli bulup parasını ödeyecekler.



Okul kantinlerinin hijyenik olmayan şartlarını takip edip çocuklarını sürekli uyaracaklar.



Tuvaletlerin akmayan muslukları ve olmayan sabunlarıyla da onlar ilgilenmek zorunda.



Okula zorunlu olmasa da, seve seve kayıt parası verecekler.



İşte eğitim sistemimiz.



Kişilerin siyasi egolarından ötürü rayına oturamamış, sistem olamamış kör-topal ilerliyor.



Çağdaş Türkiye’nin çağdaş gençleri böyle ilkellikler içinde yetişecek.



Sonra ilimde, bilimde, sanatta, edebiyatta, sinemada, sporda, adamlıkta dünya ülkeleriyle yarışmaya falan çalışacağız.



Vah!



Vah!



Vah!



Evet, eğitim şart!



Bu ülkede her türlü israf hovardalığına karşın eğitime yeterince kaynak aktaramayanlara şart.



Kendi egolarını tatmin etmek için milyonlarca öğrenciyi ve anne-babayı maskara dönüştüren Eğitim Bakanlarına şart.



Okulları, öğrencileri kendi siyasi kamplarına dahil etme savaşına tutuşmaktan eğitimin sorunlarına çözüm arayamayan sendikacılara şart!



Çocukları papağana, olmuyorsa maymuna çevirenlere şart!



Yeni sisteme karşı çıkanları PKK’lı ilan eden Milli Eğitim Bakanı’na şart.



Dün okullarda yaşanan rezillikleri normal karşılayan idarecilere şart!





Mezarlık rantçıları!





Genç meslektaşımız Onur Altındağ’ın annesi, Sertaç Özdemir’in ise kayınvalidesi olan Cemile Hanım’ı toprağa verdik.



Allah’tan rahmet, geride bıraktıklarına sabır diliyoruz.



Onu genç yaşta kaybetmenin üzüntüsünü yaşarken, gittiğimiz mezarlıkta bizi üzen başka bir olay yaşandı.



Cemile Hanım’ın mezarı hiç olmayacak bir yerde, yaklaşık 60 derece eğimli bir taşlıktaydı.



Zonguldak engebeli.



Mezarlık zaten öyle…



Ancak bu kadarına pes doğrusu…



Gittiğimizde mezar yeri, zemin taş olduğu için martopikör ile kazılmaya çalışılıyordu.



Söz konusu olan toprağa verilecek kişinin bir gazetecinin annesi olması değil.



Söz konusu böyle yerlerin mezarlık olarak belirlenmesi...



Yeni mezarlığın bu kadar çabuk dolması şaşırttı bizi.



Sonra baktık ki, parsel parsel satın alınmış belediyeden.



Adam on kişilik yeri kapatmış.



Bir diğeri 15 kişilik yeri kapatmış.



Daha mütevazi olup 3-4 kişilik yeri kapatanlar var.



Başka iddialar da dolaşıyor, ama inanmak istemedik.



Mezarlıktan mezar yeri kapatıp sonrasında başkalarına satmaya çalışan uyanıklar olduğu konuşuluyor.



Mezarlık, mezarlıktan çıkmış durumda.



Zonguldak Belediyesi, bu sorunu acilen çözmek zorunda