Zonguldak tarihinin en ünlü nitelikli dolandırıcısı ve zimmetçisi Yasin Hamzaçebi, aldığı hapis cezaları nedeniyle firarda!
Ama nihayet yerini tespit ettik.
İstanbul-Kartal-Kavaklı’da takılıyor!
Hem de bir siyasetçinin kullandığı evde!
"Siyasetçinin evi" diyemiyoruz!
Çünkü ev, o siyasetçinin üzerine olmayabilir!
Mal kaçırmak için başka birinin üzerine de yapmış olabilir!
Biz, böyle deyince, siz siyasetçinin kim olduğunu anlamış olabilirsiniz!
Yasin, bayağı zayıflamış!
Tanınmamak için kilo vermiş!
Evin her tarafına kamera yerleştirmiş!
İşyerlerini kameralarla donatmış!
BBG Evi yarışmasına katılmış biri gibi yaşıyor!
Ama bu kadar tatil yeter!
Artık yakalanmalı!
Biraz da Beycuma'da yaşamalı!
Yasin, Beycuma’yı ve Beycumalıları çok sever!
Öyle değil mi?
Aman bre deryalar!
Bugün size "Muskacı Mustafa"dan söz etmek istiyorum...
"Karısı ile beraber olabilsin" diye muska yapılan Mustafa’dan!
Ağabeyinin, nefesi kuvvetli bir hocaya yazdırdığı muska ile 40’ıncı günde halvete giren Mustafa’dan!
Mustafa inanmıyorsa, abisine sorsun!
Hatta istiyorsa, yeniden muska yazdırsın!
Şu kasadan para alırken yakaladıkları çocuğu dövüp, ağabeyiyle birlikte çocuğun babasını dağa kaldırma olayı, ne maceraydı değil mi?
Tabancayı yağlamanız!
Mermileri saklamanız!
Hükmün açıklanması geri bırakılmasa, yanmıştınız!
Bugün bambaşka bir hayatınız olurdu!
Sonra birden statünüz değişti, değil mi?
Ah Mustafa ah!
Yazıyı, bir Rumeli Türküsü’nün sözleriyle bitirelim.
Siz, isterseniz müzik açıp öyle dinleyin.
“Aman bre deryalar
Kanlıca deryalar
Biz nişanlıyız
Deryalar
Biz nişanlıyız
İkimiz de bir boydayız
Biz delikanlıyız
İkimiz de bir boydayız
Biz delikanlıyız”
Pusula bağımlılığı...
Dünün en güzel olayı, yurt dışı kaynaklı internet saldırısı sonrası sitemizin yeniden yurt dışı uçuşlarına açılmasıydı.
Almanya’dan Yücel Acar adlı okurumuz, şöyle bir mesaj attı:
“Valla, sizin sayfanızı o kadar benimsemişiz ki, 3-5 gün giremeyince, sanki hayatımdan bir şey eksikmiş gibi hissettim. Sizin sayenizde, gurbette de olsak, şehrimizde yaşıyormuşuz gibi hissediyoruz. Tekrar teşekkür ederim, Almanya’daki Zonguldaklılar adına…”
Bir gazeteci, bir yayın sahibi olarak, bu sade mesaj bizi öylesine mutlu etti ki...
Sadece Yücel Bey değil..
Çok sayıda okurumuzdan, siteye giremediklerini gösteren ekran görüntüleriyle attıkları mesajlar, sorumluluğumuzu bir kat daha artırdı.
Pusula’nın, takipçileri üzerinde nasıl bir bağımlılık yarattığını görmek, benim için dünün, günün en önemli olayıydı.
Geçenlerde Zonguldak dışında yaşayan siyasetçi bir dostum, IPhone marka telefonunun pazartesi günleri bir haftalık raporunu gösterip, Pusula’da bir haftada ne kadar zaman geçirdiğini gösterdi.
Sosyal medya hesaplarından sonra Pusula’yı görmek, bizi çok mutlu etti.
Gerçi, bizi sevmeyenler, Pusula’da daha çok zaman geçiriyor!
Bu da ayrı bir mutluluk...